WIPO Arbitration and Mediation Center

İDARİ HAKEM KARARI

Mutlusan Plastik Elektrik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi v. Inkaweb

Dava No. D2021-0938

1. Taraflar

Şikayet Eden, Türkiye’de yerleşik, Dış Patent, Türkiye tarafından temsil edilen, Mutlusan Plastik Elektrik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’dir.

Şikayet Edilen, Türkiye’de yerleşik Inkaweb’dir.

2. Alan Adı ve Tescil Eden Kuruluş

İhtilaflı alan adı <mutlusan.com> PDR Ltd. d/b/a PublicDomainRegistry.com (“Tescil Eden Kuruluş”) tarafından tescil edilmiştir.

3. Usuli İşlemler

Şikayet 29 Mart 2021 tarihinde WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezine (“Merkez”) Türkçe dilinde sunulmuştur. 29 Mart 2021 tarihinde Merkez ihtilaflı alan adı ile ilgili olarak Tescil Eden Kuruluş’a tescil teyidi talebini göndermiştir. 30 Mart 2021 tarihinde, Tescil Eden Kuruluş ihtilaflı alan adını tescil ettiren ve tescil ettirenin iletişim bilgileri ile, Şikayet’te belirtilen Şikayet Edilen ve Şikayet Edilen’in iletişim bilgilerinin farklı olduğunu belirtmiştir. Merkez, 1 Nisan 2021 tarihinde Tescil Eden Kuruluş tarafından sağlanan tescil ettiren bilgilerini ve iletişim bilgilerini Şikayet Eden’e sunmuş ve Şikayet’te değişiklik yapmaya davet etmiştir. 2 Nisan 2021 tarihinde, Şikayet Eden değiştirilmiş Şikayet sunmuştur.

Tescil Eden Kuruluş ayrıca Tescil Sözleşmesi’nin dilinin İngilizce olduğunu bildirmiştir. Merkez, 1 Nisan 2021 tarihinde Şikaye Eden’e; idari işlem dilinin Türkçe olmasını gösteren Taraflar arasında yapılmış sözleşmeye dayalı yeterli bir delili, Şikayet’in İngilizce tercümesini ya da Türkçe’nin idari işlem dili olmasına ilişkin bir talep sunması gerektiğini belirtmiştir. Şikayet Eden, 2 Nisan 2021 tarihinde, idari işlem dilinin Türkçe olmasını belirtilen bir talep sunmuştur. Şikayet Edilen’den idari işlem diline ilişkin bir ileti teslim alınmamıştır.

Merkez, Şikayet’in ve değiştirilmiş Şikayet’in, Alan Adı Uyuşmazlıkları Çözümü Politikası (“Politika” veya “UDRP”), Alan Adı Uyuşmazlık Çözümü Politikası için Yeknesak Kurallar (“Kurallar”) ve Alan Adı Uyuşmazlık Çözümü Politikası için Yeknesak Kurallara Ek Kurallar (“Ek Kurallar”)’da öngörülen şekil şartlarına uygun bir Şikayet olduğunu teyit etmiştir.

Kurallar’ın 2(a) ve 4(a) maddelerine göre, Merkez, Şikayet Edilen’e usulüne uygun şekilde, Şikayet’i bildirmiştir ve idari işlem süreci 12 Nisan 2021’de başlamıştır. Kurallar’in 5(a) maddesine göre, Cevap sunumu için son tarih 2 Mayıs 2021 olarak belirlenmiştir. 28 Nisan 2021 tarihinde Merkez, Şikayet Edilen’den Cevap için ek süre talebi teslim almıştır. Cevap sunumu için son tarih Kurallar paragraf 5(b) uyarınca 6 Mayıs 2021 tarihine uzatılmıştır. Şikayet Edilen tarafindan Merkez’e resmi Cevap 6 Mayıs 2021 tarihinde Türkçe dilinde sunulmuştur.

Merkez, 21 Mayıs 2021 tarihinde İdari Hakem olarak Emre Kerim Yardımcı’yı atamıştır. İdari Hakem, atamanın uygun olduğu kararına varmıştır. İdari Hakem Heyeti, Kurallar’in 7. maddesi uyarınca Kabul Bildirimi ve Tarafsızlık ve Bağımsızlık Beyanı’nı Merkez’e sunmuştur.

4. Vakıalar

Şikayet Eden,1983 yılında İstanbul'da kurulmuş elektrik, aydınlatma malzemeleri ve alt yapı sistemleri ürünleri üreten ve hizmet sağlayan Türk Kanunlarına göre kurulmuş bir şirkettir.

Şikayet Eden, MUTLUSAN ibaresini içeren birçok markayı Türk Patent ve Marka Kurumu ("TÜRKPATENT") nezdinde tescil ettirmiştir. 2 Kasım 1998 tarihinde başvurusu talep edilen ve 24 Ocak 2002 tarihinde tescili kabul edilen 98 015324 tescil no.lu MUTLUSAN PLASTİK markası bunlara örnek olarak gösterilebilir.

Şikayet Eden, 2017 senesinde markası tanınmış marka başvurusunda bulunmuş, tanınmış marka incelemesi halen, TÜRKPATENT nezdinde, T/03110 numarası altında devam etmektedir.

Şikayet Edilen’in Bursa’da faaliyet göstermekte olduğu, ihtilaflı alan adı kayıtlarına ilişkin sözleşmenin İngilizce dilinde olduğu ve ihtilaflı alan adının 1 Temmuz 2000 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Şikayet Edilen’in, hali hazırda ihtilaflı alan adına bağlı İnternet sitesini aktif olarak kullanmadığı ve yapım aşamasında olduğu tespit edilmiştir. Ancak, dosyada bulunan ihtilaflı alan adına bağlı İnternet sitesine ait ekran görüntülerinden, bu sitenin İnternet sitesi tasarımı ve yönetimi hizmetleri için kullanıldığı anlaşılmaktadır.

5. Tarafların İddiaları

A. Şikayet Eden

Şikayet Eden, Politika’nın 4(b)(i) maddesi uyarınca, ihtilaflı alan adının kendisine devrine karar verilmesini talep etmektedir. Şikayet Eden, Şikayet’i özellikle aşağıdaki hususlara dayandırmaktadır:

Şikayet Eden, ihtilaflı alan adının kendi markasıyla aynı olduğunu iddia etmektedir.

Şikayet Eden, Şikayet Edilen’in, ihtilaflı alan adı üzerinde herhangi bir hak veya meşru menfaati bulunmadığını öne sürmektedir.

Şikayet Eden, Şikayet Edilen’e ihtilaflı alan adına bağlı İnternet sitesi üzerindeki telefon numarasında ulaşmış ve ihtilaflı alan adının devrini talep etmiştir. Bunun üzerine, Şikayet Edilen ise ihtilaflı alan adını yüksek bir bedele satabileceğini telefon ile ifade etmiş ve sonrasında yapılan sözlü görüşme ve yazılı e-posta ile ihtilaflı alan adının satışı için 20,000 ABD doları talep ettiğini belirtmiştir.

Ayrıca, Şikayet Eden’in iddiasına göre; ihtilaflı alan adı, Şikayet Edilen tarafından kötü niyetle tescil ettirilmiştir ve kullanılmaktadır. Şikayet Eden, Şikayet Edilen’in Şikayet Eden’in markasını çok iyi bildiğini belirtmektedir. Ayrıca, Şikayet Eden, Şikayet Edilen’e ait İnternet sitesine erişim sağlandığında İnternet sitesinin ana sayfasında en az 2 yıldır “satılık” ilanı yer aldığını iddia etmektedir.

Ayrıca, Şikayet Eden, ihtilaflı alan adının hiçbir dönem aktif olarak kullanılmadığını ve ihtilaflı alan adının Şikayet Edilen tarafından yalnızca satış amaçlı ve kötüniyetle tescil edilmiş olduğunu iddia etmekte ve son olarak Şikayet Edilen’in ihtilafa konu alan adında bir gizlilik koruması hizmeti kullanmasının kötü niyeti destekleyici nitelikte olduğunu iddia etmektedir.

B. Şikayet Edilen

Şikayet Edilen, 1999 yılında Bursa’da bilgi işlem firması olarakyet kurulduğunu ve ihtilaflı alan adını Şika Eden’in ilk marka tescili olan 2002 senesinden önce 1 Temmuz 2000 tarihinde tescil ettirdiğini belirtmiştir ve ihtilaflı alan adını Bursa merkezli bir müşterisi olan “Mutlusan Model Kalıp Sanayı̇ Ve Tı̇caret Lı̇mı̇ted ŞIirketı̇” için tescil ettirdiğini ileri sürmüş ve müşterisi olan şirketin ticaret unvanını 1994’te tescil ettirdiğini ve TÜRKPATENT nezdinde kayıtlı durumda olan iki adet markası olduğunu ve bu markalardan 2013 tarihli olanın hala tescilli olduğunu belirtmiştir. Şikayet Edilen’in işbu müşterisini 2014 yılından sonra maddi zorluklar yaşadığını ve müşterisinin faturaları ödeyemediğinin ve 2016 yılında beri borç altında olduğunu TÜRKPATENT kayıtları ile tevsik ettiğini ileri sürmüştür.

Şikayet Edilen’in hizmet karşılığı gönderdiği faturalara ilişkin ödeme alamaması sonucunda müşterisi, ihtilaflı alan adı sahipliğini ve ihtilaflı alan adı ile ilgili tüm hakları Şikayet Edilen’e bırakmıştır.

Öte yandan, Şikayet Edilen ihtilaflı alan adı sahibinin değişmemiş olmasına rağmen, alan adının boş kalmasının ve sonrasında ihtilaflı alan adının satılık olduğu duyurusu ile karşılaşmış olmasının Şikayet Edilen’in artık yasal bir hak ya da meşru menfaati olmadığı kanaatine ulaştırmadığını iddia etmektedir.

Ayrıca, Şikayet Edilen, ihtilaflı alan adının, Şikayet Eden’e zarar vermek, müşterileri yanlış yönlendirmek ve ve bu şekilde haksız ticari kazanç elde etmek veya Şikayet Eden’in söz konusu ticari marka ya da hizmet markasına zarar verme amacı gütmeyecek şekilde kullandığını iddia etmektedir.

Şikayet Edilen, ayrıca “mutlusan” ibareli birçok şirket olduğunu ve bu şirketlerin markaları olduğunu ve 21 sene önce ihtilaflı alan adını ilk gelen ilk alır ilkesine göre aldıklarını belirtmiştir.

Son olarak, Şikayet Eden’in, hiçbir kötü niyet delili olmamasına rağmen, ihtilaflı alan adını ücretsiz ele geçirmek için Şikayet Edilen’den sözlü ve yazılı teklif isteyerek ve delil oluşturarak kötü niyetli kullanım yaptığını ispat etmeye çalışmasının “Tersine Alan Adı Korsanlığı” olarak nitelendirmek gerektiğini iddia etmiş Şikayet Eden’in taleplerinin kabul edilmemesi gerektiğini savunmuştur.

6. Değerlendirme ve Tespitler

6.1. İdari İşlem Dili

Kurallar’ın 11(a) maddesi uyarınca idari işlem dili, taraflar arasında anlaşma bulunmaması ya da tescil sözleşmesinde aksi yönde düzenlenme bulunmaması halinde, ve İdari Hakem’in dosyadaki bulgular doğrultusunda aksine karar verme yetkisi saklı tutularak, tescil sözleşmesinin diliyle aynı dil olacaktır.

Tescil Eden Kuruluş’tan alınan bilgiye göre, ihtilaflı alan adına ilişkin tescil sözleşmesinin dili İngilizce’dir.

Şikayet, Türkçe dilinde sunulmuştur ve Şikayet Eden, Şikayet Edilen’in Türk vatandaşı olduğu, Türkiye’de ikamet ettiği ve ihtilaflı alan adına bağlı İnternet sitesinin Türkçe dilinde olduğu, Şikayet öncesindeki karşılıklı görüşme ve yazışmaların Türkçe dilinde olması gerekçeleriyle, idari işlem dilinin Türkçe olması gerektiğini savunmuştur. Şikayet Edilen’in, idari işlem dili ile ilgili bir itirazı olmamış ve ayrıca cevap dilekçesini Türkçe dilinde hazırlamıştır.

Bu durumda İdari Hakem, idari işlem dilinin Türkçe olmasını, Kurallar’ın 11(a) maddesi uyarınca uygun bulmuştur.

6.2. Esasa İlişkin Hususlar

Şikayet dilekçesinde, Şikayet Eden, Politika’nın 4(a) maddesi uyarınca, aşağıdaki üç şartın gerçekleştiğini kümülatif olarak ortaya koymak zorundadır:

(i) ihtilaflı alan adının, Şikayet Eden’in üzerinde hak sahibi olduğu markayla aynı veya karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu;

(ii) ihtilaflı alan adıyla ilgili olarak, Şikayet Edilen’in hiçbir hakkı veya meşru menfaati bulunmadığını; ve

(iii) ihtilaflı alan adının kötü niyetle tescil edildiğini ve kullanıldığını.

Politika’nın 4(a) maddesine göre, bütün bu şartların yerine getirilmesi konusunda ispat yükü, Şikayet Eden’dedir.

A. Aynı veya Karıştırılma İhtimali Yaratacak Kadar Benzer

Politika madde 4(a)(i) uyarınca öncelikle belirlenmesi gereken husus Şikayet Eden’in ihtilaflı alan adı ile aynı veya karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu iddia ettiği markanın hak sahibi olup olmadığının tespit edilmesidir. Bu minvalde, Politika uyarınca ilk şartın yerine getirilmesi için Şikayet Eden’in tescilli markası olması veya tescilsiz olarak marka hakkı elde ettiğinin ispat edilmesi gerekmektedir.

Şikayet Eden’in MUTLUSAN markası ilk defa 2002 yılında Türkiye’de tescil edilmiş ve halen de tescilli durumdadır ve MUTLUSAN ibareli birçok tescilli marka da TÜRKPATENT nezdinde mevcuttur.

Öte yandan, İdari Hakem, ihtilaflı alan adı <mutlusan.com> ile MUTLUSAN markalarının birebir aynı olduğunun tartışmasız olduğu görüşündedir. İdari Hakem’in görüşüne göre, ihtilaflı alan adının “.com” genel Üst-Düzey Alan Adı (“gTLD”) uzantısıyla kullanımı, söz konusu alan adının MUTLUSAN markasıyla aynılığını ortadan kaldırmamaktadır.

Sonuç olarak İdari Hakem, ihtilaflı alan adının Şikayet Eden’in markasıyla birebir aynı olduğuna ve Politika’nın 4(a) maddesinde yer alan ilk şartın yerine getirildiğine kanaat getirmiştir.

B. Haklar ve Meşru Menfaatler

Politika’nın 4(c) maddesi uyarınca Şikayet Edilen, diğer şartlarla beraber, aşağıdaki hususlardan herhangi birini ileri sürerek, ihtilaflı alan adı üzerindeki hak ve meşru menfaatlerini ortaya koyabilir:

(i) Şikayet Edilen’in, herhangi bir ihtilaf bildirimi yapılmadan önce, iyi niyetli (bona fide) mal ve hizmet sunumu için ihtilaflı alan adı veya alan adına tekabül eden bir ibareyi kullanımı veya herhangi kanıtlanabilir kullanım hazırlığı veya;

(ii) Şikayet Edilen’inhiçbir marka ya da hizmet markası hakkı edinmemiş olmasına rağmen, söz konusu ihtilaflı alan adıyla tanınıyor hale gelmiş olması veya;

(iii) Şikayet Edilen’in, ihtilaflı alan adını, ticari olmayan ve meşru şekilde, müşterileri yanlış yönlendirmek ve bu şekilde haksız ticari kazanç elde etmek veya söz konusu ticari marka ya da hizmet markasına zarar verme amacı gütmeyecek şekilde kullanımı.

Kural olarak ispat yükü Şikayet Eden’dedir. Şikayet Eden, ihtilaflı alan adı üzerinde Şikayet Edilen’in hakkı ya da meşru menfaatinin olmadığını kanıtlamak zorundadır. Şikayet Eden’in, Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adı üzerinde hakkı ya da meşru menfaatinin olmadığını ilk bakışta (prima facie) haklılığını ortaya koyduğu takdirde Şikayet Edilen, yukarıda belirtilen hususlardan birini ileri sürmek suretiyle, ihtilaflı alan adı üzerindeki hak ya da meşru menfaatini ortaya koyabilir.

İdari Hakem, Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adı üzerinde bir hak ya da meşru bir menfaatinin bulunmadığı hususunun Şikayet Eden tarafından, ilk bakışta, yeterli şekilde ispatlandığı kararına varmıştır.
Diğer taraftan İdari Hakem, Şikayet Edilen tarafından Politika’nın 4(c) maddesinde belirtilen hususlar ile ihtilaflı alan adı üzerinde bir hak veya meşru menfaat belirten delillerin aşağıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda ortaya konduğu kanısındadır.

Şikayet Edilen, ihtilaflı alan adının 2000 yılından beri müşterisi için kullanıldığını, yazışmalar, faturalar ve marka tescilleri ile ispat etmiş, müşterisinin ticaret ünvanının “Mutlusan” ayırt edici ibaresi ile 1994 yılında tescil ettirdiğini ortaya koymuştur. Öte yandan, Şikayet Edilen, müşterisinin finansal olarak zor duruma düştüğünü de ikna edici deliller ile ispat etmiş ve ihtilaflı alan adını, müşterisinin ödenmemiş faturaları karşılığında devir aldığını ve bu sebeple satışa çıkardığını belirtmiştir.

Bu bağlamda, İdari Hakem, dosya içeriğine dayanarak ve özellikle yukarıda belirtilen deliller ve Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adını müsterisi için elinde bulundurduğu ve sonrasında satışa çıkardığı da göz önünde bulundurulduğunda, Şikayet Eden tarafından Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adı üzerinde hak veya meşru menfaatinin bulunmadığı hususunun kanıtlanamadığı kararına varmıştır.

İdari Hakem, emsal teşkil edecek UDRP kararları uyarınca, Şikayet Eden tarafından 4(a) maddesinde yer alan ikinci şartın yerine getirilmediği kanısına varmıştır.

C. Kötü Niyetli Tescil ve Kullanım

Politikanın 4(b) maddesi, alan adının kullanım ve tescilinin kötü niyetle olduğuna dair delil oluşturacağını belirttiği dört koşul saymaktadır:

(i) Alan adının, Şikayet Edilen tarafından, tescilli marka veya hizmet markası sahibi Şikayet Eden veya Şikayet Eden’in ticari rakibine, Şikayet Edilen’in alan adı için cebinden çıkan belgelenmiş bedelin üzerinde bir fiyata satış, kiralama veya herhangi bir şekilde devretme amacını gösteren durumlar varsa veya;

(ii) Böyle bir davranış biçimini benimsemiş olması koşuluyla Şikayet Edilen, bu alan adını ticaret veya hizmet markası sahibinin ilgili alan adını kullanmasını engellemek amacıyla tescil ettirmişse veya;

(iii) Şikayet Edilen alan adı tescilini esasen ticari rakiplerin ticari faaliyetlerine zarar vermek amacıyla yaptırmışsa veya;

(iv) Şikayet Edilen, alan adını kullanarak, ticari kazanç edinmek adına, Şikayet Eden’in markası ile kaynak, sponsorluk ilişkisi, ekonomik bağlantı ya da Şikayet Edilen’in web sitesine veya alanına ya da bu site veya alanda sunulan mal ve hizmetlere ilişkin destek anlamında karıştırılma ihtimali yaratarak İnternet kullanıcılarını kasten kendi web sitesi ya da bir diğer çevrimiçi alana çekmeyi amaçlıyorsa.

Şikayet Eden, ihtilaflı alan adının devrinin Şikayet Edilen’den istemesi üzerine Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adının devri için 20,000 ABD doları talep etmesinin kötü niyet teşkil ettiğini belirtmiştir.

Şikayet Eden, Politika’ nın 4(a)(iii) maddesi uyarınca ihtilaflı alan adının kötü niyetle tescil edildiğini ve kullanılmakta olduğunu göstermek zorundadır. Buna göre kötü niyetli tescilden bahsedebilmek için tescilin kötü niyetli olarak yapılması, yani alan adı sahibinin alan adını tescil ettirmek istediği anda kötü niyetli olması ve ayrıca kullanımın da kötü niyet ihtiva etmesi gerekmektedir. Bu noktada, alan adının kötü niyetli olarak kullanılıp kullanılmadığı, tespiti nispeten daha kolay yapılabilecek bir husus iken; alan adı sahibin tescil tarihinde kötü niyetli olarak bu tescili yapıp yapmadığı hususu çoğu zaman tespiti zor bir husustur.

İşbu uyuşmazlık bakımından incelendiğinde, İdari Hakem, Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adı tescil edilirken kötü niyetli olduğu sonucu çıkarılamayacağı sonucuna varılmıştır. Ayrıca İdari Hakem, ihtilaflı alan adının kullanım şeklinin, Şikayet Edilen’in Şikayet Eden ile 21 sene boyunca hiçbir şekilde irtibata geçmemiş olmasının ve Şikayet Eden’in markasından haksız yere faydalanma çabasının olmamasının ihtilaflı alan adının kötü niyetle kullanıldığı sonucunu çıkarmayı zorlaştırdığı kanısındadır.

Şikayet Eden tarafından bunun aksini kanıtlayacak nitelikte herhangi bir delil de sunulmamıştır. Kaldı ki ihtilaflı alan adı 2000 senesinde tescil edilmiştir. Söz konusu dava, ihtilaflı alan adının tescilinden, 21 sene sonra başlatılmıştır. Bu itibarla, Şikayet Eden tarafından, ihtilaflı alan adının tescilinin kötü niyetle yapıldığına dair ikna edici ve kuvvetli deliller sunulmuş olması gerekmektedir.

İdari Hakem, tescil ve kullanıma ilişkin tüm hususları değerlendirdikten sonra, Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adını kötü niyetle tescil ettirmediği ve kötü niyetle kullanmadığı sonucuna varmıştır.

Birçok UDRP kararında da belirtildiği gibi Politika’nın asıl amacı “cybersquatting” durumlarını engellemektir ve buna uygun olarak bir hızlandırılmış uyuşmazlık çözüm sistemini benimsemiştir. Yine birçok UDRP kararında belirtildiği gibi İdari Hakem, işbu davadakine benzer kapsamılı uyuşmazlıkları çözmek için yeterli yetkiler ile donatılmamıştır. Bu itibarla, İdari Hakem, işbu uyuşmazlığın yerel mahkemeler nezdinde çözülmesinin daha doğru ve isabetli olacağı kanısındadır (Levantur, S.A. v. Media Insight, WIPO Case No. D2009-0608.

Yukarıdaki değerlendirmeler kapsamında, İdari Hakem, Şikayet dilekçesinde ileri sürülen hususların Politika’nın 4. maddesinde öngörülen şartları karşılamamış olduğu sonucuna varmıştır.

D. Tersine Alan Adı Korsanlığı

İdari Hakem, Şikayet Edilen’in tersine alan adı korsanlığı iddialarını yetirince ikna edici bulmamıştır.

7. Karar

Yukarıda belirtilen sebepler çerçevesinde İdari Hakem, Şikayet'in reddine karar vermiştir.

Emre Kerim Yardımcı
Tek İdari Hakem
Tarih: 14 Haziran 2021