WIPO Arbitration and Mediation Center

İDARİ HAKEM KARARI

İpek Kıraç v. Serkan Sarı

Dava No. D2013-1196

1. Taraflar

Şikâyet Eden, Türkiye’de yerleşik Istanbul Patent & Trademark Consultancy Ltd. tarafından temsil edilen İpek Kıraç’dır.

Şikâyet Edilen, Türkiye’de yerleşik Serkan Sarı’dır.

2. Alan Adı ve Tescil Eden Kuruluş

İhtilaflı alan adları <ipekkirac.com>, <ipekkirac.net> and <ipekkirac.org> IHS Telekom, Inc. (“Tescil Eden Kuruluş”) tarafından tescil edilmiştir.

3. Usuli İşlemler

Şikâyet 3 Temmuz 2013 tarihinde WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezine (“Merkez”) sunulmuştur. 4 Temmuz 2013 tarihinde Merkez ihtilaflı alan adları ile ilgili olarak Tescil Eden Kuruluş’a tescil teyidi talebini göndermiştir. 4 Temmuz 2013 tarihinde, Tescil Eden Kuruluş ihtilaflı alan adlarını tescil ettiren ve tescil ettirenin iletişim bilgileri ile, Şikâyet’te belirtilen Şikâyet Edilen ve Şikâyet Edilen’in iletişim bilgileri ayni olduğunu berlirtmiştir.

Merkez, 12 Temmuz 2013 tarihinde taraflara tahkimin lisanına ilişkin e-posta göndermiştir. 16 Temmuz 2013 tarihinde Şikayet Eden tahkimin lisanına ilişkin görüşlerini sunmuştur. Bu konuya ilişkin Şikayet Edilen’den herhangi bir cevap gelmemiştir. 12 Temmuz 2013 tarihinde Merkez’in Şikayet dilekçesinin idari olarak noksan olmasına ilişkin göndermiş olduğu iletişimin karşılığında, Şikayet Eden 17 Temmuz 2013 tarihinde Şikayet dilekçesini değiştirmiştir.

Merkez, Şikâyet’in değiştirilmesi ile, Şikâyet’in, Alan Adı Uyuşmazlıkları Çözümü Politikası (“Politika” veya “UDRP”), Alan Adı Uyuşmazlık Çözümü Politikası için Yeknesak Kurallar (“Kurallar”) ve Alan Adı Uyuşmazlık Çözümü Politikası için Yeknesak Kurallara Ek Kurallar (“Ek Kurallar”)’da öngörülen şekil şartlarına uygun bir Şikâyet olduğunu teyit etmiştir.

Kurallar’ın 2(a) ve 4(a) maddelerine göre, Merkez, Şikâyet Edilen’e usulüne uygun şekilde Şikâyet’i bildirmiştir ve idari işlem süreci 18 Temmuz 2013’de başlamıştır. Kurallar’in 5(a) maddesine göre, Cevap sunumu için son tarih 7 Ağustos 2013 olarak belirlenmiştir. Şikayet Eden 22 Temmuz 2013 tarihinde Şikayet Edilen’in Şikayet Eden’e göndermiş olduğu e-postanı Merkez’in dikkatine Ilave Belge olarak sunmuştur. Şikayet Edilen bir resmi cevap sunmamıştır. Buna göre Merkez 8 Ağustos 2013’de Şikayet Edilen’in temerrüde düştüğünü bildirmiştir.

Merkez, 13 Ağustos 2013 tarihinde tek Hakem olarak Selma Ünlü’nü atamıştır. Hakem, atamanın uygun olduğu kararına varmıştır. Hakem, Kurallar’in 7 maddesi uyarınca Kabul Bildirimi ve Tarafsızlık ve Bağımsızlık Beyanı’nı Merkez’e sunmuştur.

Hakem, ihtilaflı alan adlarının tescil sözleşmelerini incelemiş olup, alan adlarına ilişkin uyuşmazlık konusunda tahkim lisanının Türkçe olmasına karar vermiştir.

4. Vakıalar

Hakem dosya üzerindeki incelemesi neticesinde aşağıdakileri tespit etmiştir:

1) Şikâyet Eden’in ismi ihtilaflı alan adlarının içinde aynı şekilde geçmektedir.

2) Şikayet Eden toplum tarafından ismiyle tanınmış, Türkiye’de ve yurt dışında iş ilişkilerinde bulunan bir bireydir.

3) İhtilaflı alan adları, sırasıyla <ipekkirac.com>, <ipekkirac.net> and <ipekkirac.org> 3 Mart 2013 tarihinde tescil edilmiştirler.

4) Ihtilaflı alan adları altındaki internet sitesinde söz konusu alan adlarının Şikayet Eden’e tahsis edilmek üzere satın alındığını belirten bir not bulunmaktadır.

5) Şikayet Edilen Şikayet Eden ile 8 Mart 2013 tarihli bir email ile iletişime geçmiştir.

6) İhtilaflı alan adları sahibi, Şikayet Edilen, Türkiye’de ikamet etmektedir.

5. Tarafların İddiaları

A. Şikâyet Eden

Şikâyet Eden, aşağıdaki sebeplere dayanarak, ihtilaflı alan adlarının Şikâyet Eden’e devredilmesi yönünde bir karar verilmesini talep etmektedir.

(i) İhtilaflı alan adları, Şikâyet Eden’in üzerinde hak sahibi olduğu bir marka ya da hizmet markası ile aynı veya karıştırılma ihtimali yaratacak şekilde benzerdir;

(ii) Şikâyet Edilen’in, ihtilaflı alan adlarıyla ilgili olarak hiçbir hakkı veya meşru menfaati bulunmamaktadır, ve;

(iii) İhtilaflı alan adları, kötü niyetli bir şekilde tescil edilmiş ve kullanılmaktadırlar.

(i) Ayniyet Yahut Karıştırılma İhtimali Yaratacak Şekilde Benzerlik

Şikâyet Eden, ihtilaflı alan adlarının Türkiye’de iyi bilinen Suna ve İnan Kiraç’ın kızı olan İpek Kiraç’ın adı ve soyadından meydana geldiğini belirtmiştir.

Şikayet Eden’in isminin Türkiye’de veya yabancı bir ülkede markasal anlamda tescile bağlanmadığını ancak buna rağmen kişi isimlerinin tescilsiz olsalar bile, ticari hayatta kullanılmaları ve bilinmelerine ilişkin olarak korunacağını belirtmişlerdir.

Şikayet Eden tescilsiz isimlerin de korunacağına ilişkin olarak WIPO Overview of WIPO Panel Views on Selected UDRP Questions, Second Edition (“WIPO Overview 2.0”) atıfta bulunarak, tescilsiz dahi olsa Şikayet Eden’in ismi olan İpek Kiraç’ın marka olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve Politika’nın da uygulanabilir olduğunu iddia etmiştir.

Şikayet Eden aynı zamanda İsviçre ve İspanya Medeni Kanunların’da kişilerin isim haklarının korunmasına ilişkin kurallara atıfta bulunmuş olup, Şikayet Eden hem Şikayet Eden’in hem de Şikayet Edilen’in mukim olduğu Türkiye’de de geçerli olan ve isim haklarının korunamasına ilişkin kuralları düzenleyen Medeni Kanun ve 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye atıf yaparak, kişi isminin korunması gerektiğini iddia etmiştir.

Şikâyet Eden, kişisel adlar üzerinde marka hakkının varlığına ilişkin olarak Sibyl Avery Jackson v. Jan Teluch, WIPO Dava No. D2002-1180 davasına atıfta bulunarak tescilli olmayan kişi isimlerinin de korunmaya değer hakka sahip olduğunu desteklemiştir.

(ii) Haklar veya Meşru Menfaatler

Şikâyet Eden, dilekçesinde ihtilaflı alan adları sahibinin “İpek Kiraç” ibaresi için tescilli ya da başvurusu gerçekleştirilmiş bir marka başvurusu da bulunmadığını belirterek Şikâyet Edilen’in ibare üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığını ifade etmiştir.

Şikâyet Eden ayrıca kendisinin, karşı tarafa İpek Kıraç kişisel adı ve markasının kullanımı için herhangi bir hak ve lisans vermediğini belirtmiş ve ihtilaflı alan adlarının kullanımının “dürüst kullanım” kapsamında değerlendirmenin mümkün olmadığını savunmuştur. Ayrıca Şikayet Edilen’in İpek Kiraç ismi ile de bilinmediğini, bu şekilde iş yapmadığını da ifade etmiştir.

(iii) Kötü Niyetli Tescil ve Kullanım

Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adlarında yer alan internet sitelerinde “Bu alan adı; İpek KIRAÇ’a tahsis edilmek üzere, satın alınmıştır. İrtibata geçtiğinde kendisine teslim edilecektir” ifadesinin yer aldığını belirtmiştir. Ayrıca Şikayet Edilen’in 8 Mart 2013 tarihinde Şikayet Dilekçesine ek 5 olarak da konulmuş yazışmalar doğrultusunda, Şikayet Edilen’in Şikayet Eden’e iletmek için ihtilaflı alan adlarını aldığını ve gerektiğinde verebileceğinden bahsetmiştir.

Şikayet Eden, Ferrari S.p.A. v. American Entertainment Group, Inc., WIPO Dava No. D2004-0673 sayılı karara atıf yaparak, çıkar amacıyla Şikayet Edilen’in kötü niyetli hareket ettiğini ifade etmiştir. Zira Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adlarını tescil ettirdiği sırada Şikayet Eden’den haberdar olduğunu da ifade etmiştir.

Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adlarını tescil ettirken Şikayet Eden’den haberdar olduğunu aynı zamanda Şikayet Eden’in bilgilerini de ihtilaflı alan adlarında sergilemesinden anlaşılabileceğini ifade etmiştir. Şikayet Eden aynı zamanda Koçtas Yapi Marketleri Ticaret A.S. v. Yavuz Bayyigit / Omer Faruk Aksakalli, WIPO Dava No. D2011-1278 sayılı dosyaya atıfta bulunarak Şikayet Edilen’in İpek Kıraç’tan haberdar olmamasının olanaksız olduğunu ifade etmiştir.

Nitekim ihtilaflı alan adlarının hayal ürünü olarak Şikayet Edilen tarafından yaratılamayacağına ilişkin olarak da Şikayet Eden Telstra Corporation Limited v. Nuclear Marshmallows, WIPO Dava No. D2000-0003 kararına atıfta bulunmuştur.

B. Şikâyet Edilen

Belirtilen süre içinde Şikayet Edilen herhangi bir cevap sunmammıştır.

6. Değerlendirme ve Tespitler

Şikayet Eden Şikayet dilekçesini Merkez’e İngilizce dilinde sunmuştur. Merkez alan adları tescil sözleşmesini incelediğinde ise, kayıt sözleşmesinin Türkçe hazırladığını ve her iki tarafın da Türk diline hakim olduğunu görmüştür. Bu nedenle Kurallar’ın 11 no’lu maddesine göre, taraflar aksini kabul etmedikçe veya tescil kayıt sözleşmesi aksini belirtmedikçe, işlem dili tescil sözleşmesinin dili olacaktır. Tescil kayıt sözleşmesinde aksi belirtilmediği, Şikayet Eden’in Türkiye’de yerleşik olduğu ve faaliyet gösterdiği, ve istisnai bir durum bulunmadığı için, Hakem, tescil kayıt sözleşmesinin dilinin işlem dili olması gerektiği kanaatine varmıştır.

Şikayet’in esasına gelindiğinde, Kurallar’ın 15(a) maddesi uyarınca İdari Hakem, Cevap sunulmadığı durumlarda, Kararını Politika, Kurallar ve hukukun uygulanabilir tüm diğer kural ve prensipleri ile yapılan Şikayet kapsamında verecektir. Politika’nın 4(a) maddesi uyarınca Şikayet Eden, aşağıdaki üç hususun mevcudiyetini ortaya koymak zorundadır:

(i) İhtilaflı alan adlarının, Şikayet Eden’in üzerinde hak sahibi olduğu markayla aynı veya karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu; ve

(ii) İhtilaflı alan adlarıyla ilgili olarak Şikayet Edilen’in hiçbir hakkı veya meşru menfaati bulunmadığını; ve

(iii) İhtilaflı alan adlarının kötü niyetle tescil edildiğini ve kullanıldığını.

Politika’nın 4(a) maddesine göre, bütün bu şartların yerine getirilmesi konusunda ispat yükü Şikayet Eden’dedir.

A. Aynı veya Karıştırılma İhtimali Yaratacak Kadar Benzer

Bu madde altında Şikâyet Eden ilk olarak bir hizmet markasına sahip bulunduğunu ispatlamalı ve ihtlaflı alan adlarının, üzerinde hakkı bulunduğunu iddia ettiği marka ile aynı veya iltibas oluşturacak kadar bulunduğlarını göstermesi gerekmektedir.

Hakem, dosya üzerinde yapmış olduğu incelemede Şikâyet Eden’in işbu ihtilafa konu “İpek Kıraç” ismi üzerinde marka hakkı bulunduğuna yönünde bir bilgi veya belgeye rastlamamış, Türk Patent Enstitüsü (TPE) çevrimiçi işlemler veri tabanında yapmış olduğu araştırmada da Şikâyet Eden adına söz konusu isim için başvurusu yapılmış bir marka tespit edememiştir.

Ancak, bilindiği üzere pekçok ulusal mevzuatta kişi adlarının izinsiz kullanımı ile ilgili düzenlemeler mevcuttur. Buna paralel olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 26 maddesi uyarınca da “adı haksız olarak kullanılan kişi buna son verilmesini, haksız kullanan kusurlu ise ayrıca maddî zararının giderilmesini ve uğradığı haksızlığın niteliği gerektiriyorsa manevî tazminat ödenmesini isteyebilir.”

Yine işbu ihtilafın taraflarının mukim olduğu Türkiye’de 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/3 bendi uyarınca “tescilsiz bir markanın veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretin sahibinin itiraz etmesi üzerine, tescili istenen marka, aşağıdaki hallerde tescil edilmez:

a) Markanın tescili için yapılan başvuru tarihinden önce veya markanın tescili için yapılan başvuruda belirtilen rüçhan tarihinden önce bu işaret için hak elde edilmiş ise;

b) Belirtilen işaret, sahibine daha sonraki bir markanın kullanımını yasaklama hakkını veriyorsa”

Ayrıca aynı maddenin 5 bendi uyarınca da “tescil için başvurusu yapılmış markanın, başkasına ait kişi ismi, fotoğrafı, telif hakkı veya herhangi bir sınai mülkiyet hakkını kapsaması halinde, hak sahibinin itirazı üzerine tescil başvurusu reddedilir”.

Hakem bu noktada, Politikanın Şikâyet Eden’in özellikle “tescilli” bir ticaret ya da hizmet markasından kaynaklanan hak sahibi olmasını aramadığını, tescille elde edilmiş olmasını aramadan ticaret ve hizmet markasından kaynaklanan bir hakkı olmasını aradığını belirtmekte fayda görmektedir.

Hakem, yukarıdakilerden bahisle, Şikâyet Eden’in tescilli bir marka hakkına dayanmadığı ancak İpek Kıraç adının Türkiye’de tescilsiz bir marka haline geldiği kanaatindedir. Yukarıda açıklandığı üzere, Hakem, Şikâyet Eden’in ikamet ettiği ülke olan Türkiye’de yürürlükte olan kanun ve kararnameler doğrultusunda isminin izinsiz kullanımına son verme hakkına sahip olduğu ve bunun için tescilli bir hakka sahip olmak zorunda olmadığı kanaatindedir.

Ayrıca belirtmek gerekir ki Alan Adı Uyuşmazlık Çözümü Politikası için Yeknesak Kurallar madde 15(a) uyarınca Hakem, “Hukukun uygulanabilir olan kuralları ve prensiplerini” dayanak alarak karar verebilir. Hakem, uygulanabilir hukukun, tarafların mukim olduğu bölgeyi de kapsadığı kanaatindedir.

Tarafların yerleşik olduğu ülke olan Türkiye’de geçerli bulunan ve yukarıda bahsi geçen kanun maddeleri de gözönüne alarak Hakem Politika’nın 4(a) maddesindeki ilk şartın yerine gerildiği kanaatine ulaşmıştır.

Nitekim, benzer durumlarda verilen kararlar da bu durumu destekler niteliktedir. Bu noktada Hakem, “Şikâyet Eden’in Cem Yılmaz adı ile çok tanınmış bir komedyen olduğu ve bu nedenle “Cem Yılmaz” ibaresi üzerinde tescilsiz de olsa marka hakkının bulunduğu” şeklinde hüküm kurulan Cem Yilmaz v. Roman Club International, WIPO Dava No. D2000-1541 davasına atıfta bulunur.

Yine Yılmaz Özdil v. Akif Tufan, WIPO Dava No. D2012-0591 dosyasında da hakem Şikâyet Eden’in her ne kadar tescile dayanan bir marka hakkı olmasa dahi, bu isimle tanındığını göz önünde bulundurup yukarıda bahsi geçen kanun hükümlerini de dikkate alarak Politika’nın ilk şartının yerine getirildiği kanaatine ulaşmıştır.

Aynı şekilde Tommy Lee v. Netico, Inc., WIPO Dava No. D2005-0915 davasında da belirtildiği üzere kişisel isimler ticaret hayatında kullanılmadığı ve sunulan ürün ya da hizmetin kaynağını ayırt etmeye yarayan ikincil bir anlam edinmediği sürece korunmazlar. Hakem, bu dosyada sunulan deliller ışında Şikayet Eden’in isminin ticari hayatta sürekli olarak kullanıldığı ve sektöründe belirli bir bilinirliğe ve saygınlığa eriştiği kanaatine ulaşmıştır.

Hakem, ihtilaflı alan adlarının değerlendirilmesinde “.com”, “.net” veya “.org” gibi alan adı uzantılarının dikkate alınmadığını belirtmiştir.

Bu bilgiler ışığında, Şikâyet Eden’in her ne kadar tescile dayanan bir marka hakkı olmasa dahi, gelirinin bir bölümünü “İpek Kiraç” isim üzerinden elde ettiği ve bu isimle tanındığı göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede Hakem, Politika’nın 4(a) maddesinde belirtilen ilk gerekliliğin Şikayet Eden tarafından sağlandığını tespit etmiştir.

B. Haklar ve Meşru Menfaatler

Politika’nın 4(c) maddesi uyarınca Şikâyet Edilen, diğer şartlarla beraber, aşağıdaki hususlardan herhangi birini ileri sürerek, alan adları üzerindeki hak ve meşru menfaatlerini ortaya koyabilir:

(i) “Şikâyet Edilen’in, herhangi bir ihtilaf bildirimi yapılmadan önce, iyi niyetli (“bona fide”) mal ve hizmet sunumu için alan adları veya alan adlarına tekabül eden bir ibareyi kullanımı, veya herhangi kanıtlanabilir kullanım hazırlığı veya;

(ii) Şikâyet Edilen’in hiç marka ya da hizmet markası hakkı edinmemiş olmasına rağmen, söz konusu alan adlarıyla tanınıyor hale gelmiş olması veya;

(iii) Şikâyet Edilen’in, alan adlarını, ticari olmayan ve meşru şekilde, müşterileri yanlış yönlendirmek ve bu şekilde haksız ticari kazanç elde etmek veya söz konusu ticari marka ya da hizmet markasına zarar verme amacı gütmeyecek şekilde kullanımı.”

İspat yükü kural olarak, Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adları üzerinde hakkı ya da meşru menfaatinin bulunmadığının ilk bakışta kanıtlamak zorunda olan Şikayet Eden’de olmaktadır. Şikâyet Eden’in Şikâyet’inin ilk bakışta haklılığını ortaya koyması üzerine Şikâyet Edilen, belirtilen hususlardan birini ileri sürmek suretiyle, ihtilaflı alan adları üzerindeki hak ya da meşru menfaatini ortaya koyabilir.

Hakem Şikayet Edilen tarafından Politika’nın 4(c) maddesinde belirtilen hususlar ile ihtilaflı alan adları üzerinde bir hak veya meşru menfaat belirten herhangi bir durumu ortaya koyan herhangi bir delil sunulmadığını tespit etmiştir. Bu sebeple Hakem, Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adları üzerindeki haklarını veya meşru menfaatlerini gösterecek herhangi bir delil bulunmadığına karar vermiştir.

Ayrıca Hakem, dosya içeriğine dayanarak, Şikâyet Edilen’in “İpek Kıraç” ifadesini kullanmak için yetkisi ya da lisansı bulunmadığı, ihtilaflı alan adlarının Şikâyet Edilen’in tanınmış hale geldiği bir isime ilişkin olmadığlarnı ve Şikâyet Edilen’in ihtilaflı alan adlarını, mal ve hizmetlerin iyi niyetli (bona fide) sunumunda kullanıyor olduğunun kabul edilemeyeceği kararına varmıştır.

Bundan dolayı, Şikâyet Edilen’in Politika’nın 4(c) maddesinde yer alan haklar ve hukuki menfaatleri kanıtlanamamış olduğundan, Hakem Şikâyet Eden’in Politika’nın 4(a)(ii) maddesinde yer alan şartları yerine getirdiği kanısına varmıştır.

C. Kötü Niyetli Tescil ve Kullanım

Politika’nın 4(b) maddesi, bunların varlığının Hakem tarafından tespiti halinde alan adının kullanım ve tescilinin kötü niyetli olduğuna dair delil oluşturacağını belirttiği dört koşul saymaktadır:

(i) alan adının, Şikâyet Edilen tarafından, tescilli marka veya hizmet markası sahibi Şikâyet Eden veya Şikâyet Eden’in ticari rakibine, Şikâyet Edilen’in alan adı için cebinden çıkan belgelenmiş bedelin üzerinde bir fiyata satış, kiralama veya herhangi bir şekilde devretme amacını gösteren durumlar varsa veya

(ii) Böyle bir davranış biçimini benimsemiş olması koşuluyla Şikâyet Edilen, bu alan adını ticaret veya hizmet markası sahibinin ilgili alan adını kullanmasını engellemek amacıyla tescil ettirmişse veya

(iii) Şikâyet Edilen alan adı tescilini esasen ticari rakiplerin ticari faaliyetlerine zarar vermek amacıyla yaptırmışsa veya

(iv) Şikâyet Edilen, alan adını kullanarak, ticari kazanç edinmek adına, Şikâyet Eden’in markası ile kaynak, sponsorluk ilişkisi, ekonomik bağlantı ya da Şikâyet Edilen’in web sitesine veya alanına ya da bu site veya alanda sunulan mal ve hizmetlere ilişkin destek anlamında karıştırılma ihtimali yaratarak internet kullanıcılarını kasten kendi web sitesi ya da bir diğer çevrimiçi alana çekmeyi amaçlıyorsa.

Dosyada belirtilen bilgilerden Şikayet Edilen’in Türkiye’de mukim bir Türk vatandaşı olduğu anlaşılmaktadır. Şikayet Edilen’in aynı ülkede Şikayet Eden’in de parçası olduğu eylemlerden ve firmalardan haberdar olmadığı düşünülemez.

Zira Şikayet Edilen’in kendisinin göndermiş olduğu ve Şikayet Eden’in Şikayet dilekçesinde Ek 5 ile sunmuş olduğu internet yazışmalarından da anlaşıldığı üzere Şikayet Edilen Şikayet Eden kişinin kimliğinden ve ününden haberdar olduğu bu yüzden ihtilaflı alan adlarını aldığını ifade etmiştir.

Ayrıca, dosyaya sunulan delillerde de görüldüğü üzere ihtilaflı alan adları altında yer alan internet sitesinde söz konusu alan adlarının Şikayet Eden’e tahsis edilmek üzere satın alındığını açıkça belirten bir not bulunmaktadır. Sadece bu not dahi Şikayet Edilen’in Şikayet Eden’i tanıdığını ve söz konusu alan adını Şikayet Eden’e satmak amacıyla aldığını kanıtlamaktadır.

Tüm bu deliller ışığında, Hakem, söz konusu alan adının herhangi bir iyi niyetli kullanıma konu olmadığı ve

kötüniyetli olarak kullanıldığı kanaatine varmıştır.

Tüm bunların yanında her ne kadar Şikayet dilekçesine ek olarak sonrasında Şikayet Edilen Şikayet Eden ile irtibata geçildiği belirtilmiş ve Şikayet Edilen’in her bir ihtilaflı alan adı için 1000 ABŞ Dolar fiyat teklif ettiğini ifade etmişse de, yapılmış olan görüşmeye ilişkin herhangi bir ispatlayıcı belge sunulmadığı için Hakem, kötü niyetin varlığına ilişkin olarak yalnızca bu hususa dayanmamıştır.

Dosyaya sunulan ve yukarıda bahsi geçen diğer delillerin ışığında, Hakem, Şikayet Edilen’in ihtilaflı alan adlarını Şikayet Eden’in tescil esnasında kendisi tarafından bilinen itibarından faydalanarak, alan adları tescil masraflarını aşacak şekilde kazanç elde etmek maksadıyla tescil ettirdiği kanaatine varmıştır.

Sonuç olarak,

(i) Şikayet Edilen herhangi bir karşı argümanda bulunmamış ve kendisine tanınan sürede iddialara cevabını ve bunu destekler delillerini sunmamıştır.

(ii) Şikayet Eden’in ismi sektöründe bilinen ve belirli bir saygınlığı bulunan bir isimdir.

(iii) Şikayet Edilen ihtilaflı alan adlarını iyiniyetli olarak kullandığına dair herhangi bir delil sunmamış tam tersine ihtilaflı alan adlarını satışa çıkardığı anlaşılmıştır.

Tüm bu hususlar dikkate alındığında Hakem, Pitcher Partners Licensing Pty Ltd v. N/A, WIPO Dava No. D2008-0989 kararına atıfta bulunarak ihtilaflı alan adlarının tescil ve kullanımının kötü niyetli olduğu ve Şikâyet Eden’in Politika’nın 4(a) maddesindeki üçüncü unsuru yerine getirdiğine kanaat getirmiştir.

7. Karar

Yukarıda belirtilen sebepler çerçevesinde, Hakem, Politika’nın 4(i) ve Kurallar’ın 15’inci maddeleri uyarınca, ihtilaflı <ipekkirac.com>, <ipekkirac.net> and <ipekkirac.org> alan adlarını Şikâyet Eden’e devrine karar vermiştir.

Selma Ünlü
Tek İdari Hakem
Tarih: 12 Eylül 2013