8965
TÜRK CEZA KANUNU (1)
Kanun Numarası : 5237 Kabul Tarihi : 26/9/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 12/10/2004 Sayı :25611 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 43
BİRİNCİ KİTAP
Genel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Temel İlkeler, Tanımlar ve Uygulama Alanı
BİRİNCİ BÖLÜM
Temel İlkeler ve Tanımlar
Ceza Kanununun amacı
Madde 1- (1) Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu
sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemektir. Kanunda, bu amacın gerçekleştirilmesi için ceza
sorumluluğunun temel esasları ile suçlar, ceza ve güvenlik tedbirlerinin türleri düzenlenmiştir.
Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi
Madde 2- (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz.
Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler,
kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.
Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi
Madde 3- (1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.
(2) Ceza Kanununun uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya diğer
fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, milli veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden
ayrım yapılamaz ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz.
Kanunun bağlayıcılığı
Madde 4- (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz.
(2) (Mülga : 29/6/2005 – 5377/1 md.)
Özel kanunlarla ilişki
Madde 5- (1) Bu Kanunun genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da
uygulanır.
––––––––––––––––––––
(1) Bu Kanunun yürürlük ve uygulama şekli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununa çeşitli mevzuatta yapılan atıflarla ilgili olarak 4/11/2004
tarihli ve 5252 sayılı Kanuna bakınız.
8966
Tanımlar
Madde 6- (1) Ceza kanunlarının uygulanmasında;
a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir
surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler ve adlî, idarî ve askerî mahkemeler üye ve hakimleri ile
Cumhuriyet savcısı ve avukatlar,
e) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam
eden zaman süresi,
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik
maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan
yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli
şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle
birlikte veya tek başına suç işleyen kişi,
Anlaşılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Kanunun Uygulama Alanı
Zaman bakımından uygulama
Madde 7- (1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza
verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı
da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa
infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden kalkar.
(2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise,
failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/2 md.) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar
hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.
8967
(4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına
devam edilir.
Yer bakımından uygulama
Madde 8- (1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de
işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara
karşı,
İşlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi
Madde 9- (1) Türkiye'de işlediği suçtan dolayı yabancı ülkede hakkında hüküm verilmiş olan kimse, Türkiye'de
yeniden yargılanır.
Görev suçları
Madde 10- (1) Yabancı ülkede Türkiye namına memuriyet veya görev üstlenmiş olup da bundan dolayı bir suç
işleyen kimse, bu fiile ilişkin olarak yabancı ülkede hakkında mahkûmiyet hükmü verilmiş bulunsa bile, Türkiye'de yeniden
yargılanır.
Vatandaş tarafından işlenen suç
Madde 11- (1) Bir Türk vatandaşı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı bir
yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, bu
suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve Türkiye'de kovuşturulabilirliğin bulunması koşulu ile Türk
kanunlarına göre cezalandırılır.
(2) Suç, aşağı sınırı bir yıldan az hapis cezasını gerektirdiğinde yargılama yapılması zarar görenin veya yabancı
hükûmetin şikayetine bağlıdır. Bu durumda şikayet, vatandaşın Türkiye'ye girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.
Yabancı tarafından işlenen suç
Madde 12- (1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl
hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde,
Türk kanunlarına göre cezalandırılır. Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel
kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye'de bulunması halinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş
olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikayeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı halinde fail, Adalet Bakanının istemi ile yargılanır:
a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi.
8968
b) Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye'de yeniden yargılama yapılır.
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/56 md.) Birinci fıkra kapsamına giren hâllerde rüşvet ve nüfuz ticareti suçlarından dolayı yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlı değildir.
Diğer suçlar Madde 13- (1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk
kanunları uygulanır: a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar. b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde yer
alan suçlar. c) İşkence (madde 94, 95). d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181). e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma (madde 190). f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200),
mühürde sahtecilik (madde 202). g) Fuhuş (madde 227). h) (Mülga : 26/6/2009 – 5918/1 md.) i) Deniz, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu
araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları. (2) (Ek ikinci fıkra: 29/6/2005 – 5377/3 md.) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci,
Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye'de yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır
(3) Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de yargılama yapılır.(1)
Seçimlik cezalarda soruşturma Madde 14- (1) 11 ve 12 nci maddelerde belirtilen hallerde, soruşturma konusu suçun yer aldığı kanun maddesinde
hapis cezası ile adli para cezasından birinin uygulanması seçimlik sayılmış ise soruşturma veya kovuşturma açılmaz. Soruşturma koşulu olan cezanın hesaplanması Madde 15- (1) Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni
ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır. Cezadan mahsup Madde 16- (1) Nerede işlenmiş olursa olsun bir suçtan dolayı, yabancı ülkede gözaltında, gözlem altında,
tutuklulukta veya hükümlülükte geçen süre, aynı suçtan dolayı Türkiye'de verilecek cezadan mahsup edilir. Hak yoksunlukları Madde 17- (1) Yukarıdaki maddelerde açıklanan hallerde mahkeme, yabancı mahkemelerden verilen ve Türk hukuk
düzenine aykırı düşmeyen hükmün, Türk kanunlarına göre bir haktan yoksunluğu gerektirmesi halinde, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine Türk kanunlarındaki sonuçlarının geçerli olmasına karar verir.
________________________
(1) Bu fıkranın numarası (2) iken, maddeye 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle, birinci fıkradan sonra gelmek
üzere ikinci fıkra eklendiği için, (3) olarak teselsül ettirilmiştir.
8969
Geri verme(1)
Madde 18- (1) Yabancı bir ülkede işlenen veya işlendiği iddia edilen bir suç nedeniyle hakkında ceza soruşturması ya
da kovuşturması başlatılan veya mahkûmiyet kararı verilmiş olan bir yabancı, talep üzerine, soruşturma ya da kovuşturmanın
yapılabilmesi veya hükmedilen cezanın infazı amacıyla geri verilebilir. Ancak, geri verme talebine esas teşkil eden fiil;(1)
a) Türk kanunlarına göre suç değilse,
b) Düşünce suçu veya siyasi ya da askerî suç niteliğinde ise,
c) Türkiye Devletinin güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre
kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmişse,
d) Türkiye'nin yargılama yetkisine giren bir suç ise,
e) Zamanaşımına veya affa uğramış ise,
Geri verme talebi kabul edilmez.
(2) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere, vatandaş suç sebebiyle
yabancı bir ülkeye verilemez.
(3) Kişinin, talep eden devlete geri verilmesi halinde ırkı, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya
siyasi görüşleri nedeniyle soruşturulacağına ya da kovuşturulacağına veya cezalandırılacağına ya da işkence ve kötü
muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe sebepleri varsa, talep kabul edilmez.(1)
(4) Kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi, geri verme talebi hakkında bu madde ve Türkiye'nin taraf olduğu
ilgili uluslararası sözleşme hükümlerine göre karar verir. Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir.
(5) Mahkeme geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verirse, bu kararın yerine getirilip getirilmemesi
Bakanlar Kurulunun takdirine bağlıdır.
(6) Geri verilmesi istenen kişi hakkında koruma tedbirlerine başvurulmasına, Türkiye'nin taraf olduğu ilgili
uluslararası sözleşme hükümlerine göre karar verilebilir.
(7) Geri verme talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi halinde, ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu
hükümlerine göre tutuklama kararı verilebilir veya diğer koruma tedbirlerine başvurulabilir.(1)
(8) Geri verme halinde, kişi ancak geri verme kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabilir veya
mahkûm olduğu ceza infaz edilebilir.
Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması
Madde 19- (1) Türkiye'nin egemenlik alanı dışında işlenen suçlar dolayısıyla Türkiye'de yargılama yapılırken, Türk
kanununa göre verilecek olan ceza, suçun işlendiği ülke kanununda öngörülen cezanın üst sınırından fazla olamaz.
(2) Ancak suçun;
a) Türkiye'nin güvenliğine karşı veya zararına olarak,
b) Türk vatandaşına karşı ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisi zararına olarak,
İşlenmesi durumunda, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
____________
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 57 nci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasına “ceza” ibaresinden sonra gelmek üzere
“soruşturması ya da”, “talep üzerine,” ibaresinden sonra gelmek üzere “soruşturma ya da” ibaresi; üçüncü fıkrasına “nedeniyle”
ibaresinden sonra gelmek üzere “soruşturulacağına ya da” ibaresi eklenmiş ve yedinci fıkrasında yer alan “Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanunu” ibaresi “Ceza Muhakemesi Kanunu” şeklinde değiştirilmiştir.
8970
İKİNCİ KISIM
Ceza Sorumluluğunun Esasları
BİRİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği, Kast ve Taksir
Ceza sorumluluğunun şahsiliği
Madde 20- (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.
(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri
niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.
Kast
Madde 21- (1) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve
istenerek gerçekleştirilmesidir.
(2) Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası
kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis
cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte
birden yarısına kadar indirilir.
Taksir
Madde 22- (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır.
(2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen
neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.
(3) Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır; bu
halde taksirli suça ilişkin ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(4) Taksirle işlenen suçtan dolayı verilecek olan ceza failin kusuruna göre belirlenir.
(5) Birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası
kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir.
(6) Taksirli hareket sonucu neden olunan netice, münhasıran failin kişisel ve ailevi durumu bakımından, artık bir
cezanın hükmedilmesini gereksiz kılacak derecede mağdur olmasına yol açmışsa ceza verilmez; bilinçli taksir halinde
verilecek ceza yarıdan altıda bire kadar indirilebilir.
Netice sebebiyle ağırlaşmış suç
Madde 23- (1) Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde,
kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.
İKİNCİ BÖLÜM
Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler
Kanunun hükmü ve amirin emri
Madde 24- (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez.
(2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz.
8971
(3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu
olur.
(4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hallerde, yerine getirilmesinden
emri veren sorumlu olur.
Meşru savunma ve zorunluluk hali
Madde 25- (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı
muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen
fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
(2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak
olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin
ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez.
Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası
Madde 26- (1) Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez.
(2) Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde
işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez.
Sınırın aşılması
Madde 27- (1) Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması halinde, fiil taksirle
işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek
hükmolunur.
(2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza
verilmez.
Cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit
Madde 28- (1) Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya
tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hallerde cebir ve şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun
faili sayılır.
Haksız tahrik
Madde 29- (1) Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz
yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Hata
Madde 30- (1) Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket
etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.
(2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi,
bu hatasından yararlanır.
(3) Ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenlere ait koşulların gerçekleştiği hususunda kaçınılmaz bir hataya
düşen kişi, bu hatasından yararlanır.
(4) (Ek fıkra: 29/6/2005 – 5377/4 md.) İşlediği fiilin haksızlık oluşturduğu hususunda kaçınılmaz bir hataya düşen
kişi, cezalandırılmaz.
Yaş küçüklüğü
Madde 31- (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler
hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir.
8972
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış
olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince
gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme
yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan
onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer
cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz.
(3) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/5 md.) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını
doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört
yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların
üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz.
Akıl hastalığı
Madde 32- (1) Akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili
olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Ancak, bu kişiler hakkında
güvenlik tedbirine hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada yazılı derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği
azalmış olan kişiye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmibeş yıl, müebbet hapis cezası yerine yirmi yıl hapis
cezası verilir. Diğer hallerde verilecek ceza, altıda birden fazla olmamak üzere indirilebilir. Mahkûm olunan ceza, süresi aynı
olmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.
Sağır ve dilsizlik
Madde 33- (1) Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, onbeş
yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara
ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; onbeş yaşını
doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş olup da yirmibir yaşını
doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında da uygulanır.
Geçici nedenler, alkol veya uyuşturucu madde etkisinde olma
Madde 34- (1) Geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle, işlediği fiilin hukuki
anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış
olan kişiye ceza verilmez.
(2) İradi olarak alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisinde suç işleyen kişi hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Suça Teşebbüs
Suça teşebbüs
Madde 35- (1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde
olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur.
8973
(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.
Gönüllü vazgeçme
Madde 36- (1) Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya
neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu
takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Suça İştirak
Faillik
Madde 37- (1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu
olur.
(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği
olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.
Azmettirme
Madde 38- (1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, işlenen suçun cezası ile cezalandırılır.
(2) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde, azmettirenin cezası üçte
birden yarısına kadar artırılır. Çocukların suça azmettirilmesi halinde, bu fıkra hükmüne göre cezanın artırılabilmesi için
üstsoy ve altsoy ilişkisinin varlığı aranmaz.
(3) Azmettirenin belli olmaması halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortağı hakkında
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi
yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Diğer hallerde verilecek cezada, üçte bir oranında indirim yapılabilir.
Yardım etme
Madde 39- (1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye, işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını
gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis
cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısı indirilir. Ancak, bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.
(2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur:
a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda
bulunacağını vaat etmek.
b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak.
c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.
8974
Bağlılık kuralı
Madde 40- (1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak
eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre
cezalandırılır.
(2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler
ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur.
(3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.
İştirak hâlinde işlenen suçlarda gönüllü vazgeçme
Madde 41- (1) İştirak halinde işlenen suçlarda, sadece gönüllü vazgeçen suç ortağı, gönüllü vazgeçme hükümlerinden
yararlanır.
(2) Suçun;
a) Gönüllü vazgeçenin gösterdiği gayreti dışında başka bir sebeple işlenmemiş olması,
b) Gönüllü vazgeçenin bütün gayretine rağmen işlenmiş olması,
Hallerinde de gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Suçların İçtimaı
Bileşik suç
Madde 42- (1) Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik
suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.
Zincirleme suç
Madde 43- (1) Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla
işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir. Ancak bu ceza, dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Bir suçun temel şekli
ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/6 md.) Mağduru
belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.
(2) Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.
(3) Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz.(1)
Fikri içtima
Madde 44- (1) İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı
gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Yaptırımlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Cezalar
Cezalar
Madde 45- (1) Suç karşılığında uygulanan yaptırım olarak cezalar, hapis ve adlî para cezalarıdır.
____________________
(1) Bu fıkrada geçen "cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı" ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle
madde metninden çıkarılmıştır.
8975
Hapis cezaları
Madde 46- (1) Hapis cezaları şunlardır:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası.
b) Müebbet hapis cezası.
c) Süreli hapis cezası.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
Madde 47- (1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder, kanun ve tüzükte
belirtilen sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir.
Müebbet hapis cezası
Madde 48- (1) Müebbet hapis cezası, hükümlünün hayatı boyunca devam eder.
Süreli hapis cezası
Madde 49- (1) Süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz.
(2) Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır.
Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar
Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde
duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen
giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan
bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri
yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı
davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve
ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte
çalıştırılmaya,
Çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına
hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis
cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl
veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı halinde,
birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.
8976
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin
gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, hükmü veren mahkeme kısa
süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra
hükmü uygulanmaz. (1)
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü
veren mahkemece tedbir değiştirilir.
Hapis cezasının ertelenmesi
Madde 51- (1) İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası
ertelenebilir. Bu sürenin üst sınırı, fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş olan kişiler
bakımından üç yıldır. Ancak, erteleme kararının verilebilmesi için kişinin;
a) Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması,
b) Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda
mahkemede bir kanaatin oluşması,
Gerekir.
(2) Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya
tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz
kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan
derhal salıverilir.
(3) Cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu
sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.
(4) Denetim süresi içinde;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün, bu amaçla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi hükümlünün, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden
bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlülerin, bir meslek veya sanat edinmelerini sağlamak amacıyla, gerektiğinde
barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesine,
Mahkemece karar verilebilir.
(5) Mahkeme, denetim süresi içinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü
alışkanlıklardan kurtulmasını ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda hükümlüye öğütte bulunur;
eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya nezdinde çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları,
sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenleyerek hakime verir.
(6) Mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak, denetim süresinin herhangi bir
yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir.
––––––––––––––
(1) 26/2/2008 tarihli ve 5739 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan "yaptırımın" ibaresi "tedbirin" olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
8977
(7) Hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere, hakimin uyarısına rağmen,
uymamakta ısrar etmesi halinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verilir.
(8) Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi halli olarak geçirildiği takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
Adlî para cezası
Madde 52- (1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak
üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü
tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri
göz önünde bulundurularak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı
gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme
tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler halinde ödenmesine de karar verebilir.
Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan
kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Güvenlik Tedbirleri
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma (1)(2)
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya
Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün
memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…) (2) ,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu
altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
Yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
––––––––––––––––––
(1) Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “Kişi,
kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;…” bölümü, aynı fıkranın (b) bendinde yer alan
“…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden, yine aynı fıkrada yer alan “…hapis cezasına…” ibaresi ise (b) bendinde yer alan “Seçme
ve…” ibaresi yönünden iptal edilmiştir.
(2) Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “…ve
diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresi ile aynı maddenin ikinci fıkrası, birinci fıkranın (b) bendinde yer alan “Seçme ve seçilme
ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptal edilmiştir.
8978
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz. (1)
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi Madde 54- (1) İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun
işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.
(2) Birinci fıkra kapsamına giren eşyanın, ortadan kaldırılması, elden çıkarılması, tüketilmesi veya müsaderesinin başka bir surette imkansız kılınması halinde; bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilir.
(3) Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.
(4) Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya, müsadere edilir. (5) Bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı
ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verilir. (6) Birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine
hükmolunur. Kazanç müsaderesi Madde 55- (1) Suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan ya da suçun işlenmesi için sağlanan
maddi menfaatler ile bunların değerlendirilmesi veya dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan ekonomik kazançların müsaderesine karar verilir. Bu fıkra hükmüne göre müsadere kararı verilebilmesi için maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilememesi gerekir.
––––––––––––––––––
(1) Anayasa Mahkemesi’nin 8/10/2015 tarihli ve E.: 2014/140, K.: 2015/85 sayılı Kararı ile; bu fıkrada yer alan “Kısa süreli hapis cezası
ertelenmiş veya…” ibaresi, aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan “…seçilme ehliyetinden…” ibaresi yönünden iptal edilmiştir.
8979
(2) Müsadere konusu eşya veya maddi menfaatlere elkonulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği hallerde,
bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.
(3) (Ek: 26/6/2009 – 5918/2 md.) Bu madde kapsamına giren eşyanın müsadere edilebilmesi için, eşyayı sonradan
iktisap eden kişinin 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun iyiniyetin korunmasına ilişkin hükümlerinden
yararlanamıyor olması gerekir.
Çocuklara özgü güvenlik tedbirleri
Madde 56- (1) Çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin neler olduğu ve ne suretle uygulanacakları ilgili kanunda
gösterilir.
Akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirleri
Madde 57- (1) Fiili işlediği sırada akıl hastası olan kişi hakkında, koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine
hükmedilir. Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen akıl hastaları, yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi
altına alınırlar.
(2) Hakkında güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen
raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi üzerine mahkeme
veya hakim kararıyla serbest bırakılabilir.
(3) Sağlık kurulu raporunda, akıl hastalığının ve işlenen fiilin niteliğine göre, güvenlik bakımından kişinin tıbbi
kontrol ve takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise, bunun süre ve aralıkları belirtilir.
(4) Tıbbi kontrol ve takip, raporda gösterilen süre ve aralıklarla, Cumhuriyet savcılığınca bu kişilerin teknik donanımı
ve yetkili uzmanı olan sağlık kuruluşuna gönderilmeleri ile sağlanır.
(5) Tıbbi kontrol ve takipte, kişinin akıl hastalığı itibarıyla toplum açısından tehlikeliliğinin arttığı anlaşıldığında,
hazırlanan rapora dayanılarak, yeniden koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine hükmedilir. Bu durumda, bir ve
devamı fıkralarda belirlenen işlemler tekrarlanır.
(6) İşlediği fiille ilgili olarak hastalığı yüzünden davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişi hakkında
birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yerleştirildiği yüksek güvenlikli sağlık kuruluşunda düzenlenen kurul raporu üzerine,
mahkûm olduğu hapis cezası, süresi aynı kalmak koşuluyla, kısmen veya tamamen, mahkeme kararıyla akıl hastalarına özgü
güvenlik tedbiri olarak da uygulanabilir.
(7) Suç işleyen alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlısı kişilerin, güvenlik tedbiri olarak, alkol ya da
uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılarına özgü sağlık kuruluşunda tedavi altına alınmasına karar verilir. Bu kişilerin
tedavisi, alkol ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığından kurtulmalarına kadar devam eder. Bu kişiler,
yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca bu yönde düzenlenecek rapor üzerine mahkeme veya hakim kararıyla serbest
bırakılabilir.
Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular
Madde 58- (1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde,
tekerrür hükümleri uygulanır. Bunun için cezanın infaz edilmiş olması gerekmez.
(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten
itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.
8980
(3) Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası
öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
(4) Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Kasten
öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli
damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.
(5) Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri
uygulanmaz.
(6) Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında
cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
(7) Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra
denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
(8) Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen
şekilde yapılır.
(9) Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu
meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.
Sınır dışı edilme
Madde 59- (Değişik: 31/3/2005 – 5328/1 md.)
(1) İşlediği suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilen yabancı, koşullu salıverilmeden yararlandıktan ve her halde
cezasının infazı tamamlandıktan sonra, durumu, sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak değerlendirilmek üzere derhal İçişleri
Bakanlığına bildirilir.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri
Madde 60- (1) Bir kamu kurumunun verdiği izne dayalı olarak faaliyette bulunan özel hukuk tüzel kişisinin organ
veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıtlı
suçlardan mahkûmiyet halinde, iznin iptaline karar verilir.
(2) Müsadere hükümleri, yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanır.
(3) Yukarıdaki fıkralar hükümlerinin uygulanmasının işlenen fiile nazaran daha ağır sonuçlar ortaya çıkarabileceği
durumlarda, hakim bu tedbirlere hükmetmeyebilir.
(4) Bu madde hükümleri kanunun ayrıca belirttiği hallerde uygulanır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Cezanın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi
Cezanın belirlenmesi
MADDE 61. - (1) Hakim, somut olayda;
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
8981
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza
üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz
önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda;
temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl
hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza
belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre
hesap edilir. Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç
ceza, otuz yıldan fazla olamaz.
(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.) Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve
bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı
ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.
(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt
sınırı, o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.
(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.(1)(2)
Takdiri indirim nedenleri
Madde 62- (1) Fail yararına cezayı hafifletecek takdiri nedenlerin varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine,
müebbet hapis; müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların altıda birine kadarı indirilir. (3)
(2) Takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin
geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenleri kararda gösterilir.
Mahsup
Madde 63- (1) Hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsi hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle
geçirilmiş süreler, hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda, bir gün yüz Türk Lirası sayılmak
üzere, bu cezadan indirim yapılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Dava ve Cezanın Düşürülmesi
Sanığın veya hükümlünün ölümü
Madde 64- (1) Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve
maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama
giderlerine ilişkin olup ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.
––––––––––––––––––––
(1) Bu fıkranın numarası (7) iken, maddeye 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, altıncı fıkradan sonra gelmek üzere yedinci ve sekizinci
fıkra eklendiği için, (9) olarak teselsül ettirilmiştir.
(2)Bu fıkranın numarası (9) iken, maddeye 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, sekizinci fıkradan sonra gelmek üzere (9) numaralı fıkra
eklendiği için, (10) olarak teselsül ettirilmiştir.
(3)Bu fıkrada yer alan “beşte” ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle “altıda” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
8982
Af
Madde 65- (1) Genel af halinde, kamu davası düşer, hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.
(2) Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir veya infaz kurumunda çektirilecek süresi
kısaltılabilir ya da adlî para cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel affa rağmen etkisini devam ettirir.
Dava zamanaşımı
Madde 66- (1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl,
Geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin
yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle
kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren
nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz
önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8 md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece bu
husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs halinde kalan suçlarda son hareketin
yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği
günden itibaren işlemeye başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet veya on yıldan
fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Madde 67- (1) Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının, izin veya karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi
gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne veya
kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava
zamanaşımı durur.
8983
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
Halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla
nedenin bulunması halinde, zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar
uzar.
Ceza zamanaşımı
Madde 68- (1) Bu maddede yazılı cezalar aşağıdaki sürelerin geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin
yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin geçmesiyle
ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş
ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren
işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Ceza zamanaşımı ve hak yoksunlukları
Madde 69- (1) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya
kadar devam eder.
Müsaderede zamanaşımı
Madde 70- (1) Müsadereye ilişkin hüküm, kesinleşmeden itibaren yirmi yıl geçtikten sonra infaz edilmez.
Ceza zamanaşımının kesilmesi
Madde 71- (1) Mahkûmiyet hükmünün infazı için yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat
veya bu maksatla hükümlünün yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği
takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.
8984
Zamanaşımının hesabı ve uygulanması
Madde 72- (1) Dava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay,
otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
(2) Dava ve ceza zamanaşımı re'sen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve hükümlü vazgeçemezler.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar(1)
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde
şikayette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği
veya öğrendiği günden başlar.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin
vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği
sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
Madde 74- (1) Genel af, özel af ve şikayetten vazgeçme, müsadere olunan şeylerin veya ödenen adlî para cezasının
geri alınmasını gerektirmez.
(2) Kamu davasının düşmesi, malların geri alınması ve uğranılan zararın tazmini için açılan şahsi hak davasını
etkilemez.
(3) Cezanın düşmesi şahsi haklar, tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri etkilemez. Ancak, genel af
halinde yargılama giderleri de istenemez.
Önödeme
Madde 75- (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun
maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı üç ayı aşmayan suçların faili;
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için yirmi Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre
belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını,
–––––––––––––––––––––
(1) Bu başlıkta yer alan “, uzlaşma” ibaresi, 19/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 2 nci maddesiyle metinden çıkarılmıştır.
8985
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde
hakkında kamu davası açılmaz.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından
yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte
ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme işlemi yapılmadan dava açılması veya
dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra
uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı üç ayı aşmayan hapis cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin
uygulanabileceği hallerde ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak belirlenir.
(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması, kişisel hakkın istenmesine, malın geri
alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez.
İKİNCİ KİTAP
Özel Hükümler
BİRİNCİ KISIM
Uluslararası Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Soykırım ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Soykırım
Madde 76- (1) Bir planın icrası suretiyle, milli, etnik, ırki veya dini bir grubun tamamen veya kısmen yokedilmesi
maksadıyla, bu grupların üyelerine karşı aşağıdaki fiillerden birinin işlenmesi, soykırım suçunu oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kişilerin bedensel veya ruhsal bütünlüklerine ağır zarar verme.
c) Grubun, tamamen veya kısmen yokedilmesi sonucunu doğuracak koşullarda yaşamaya zorlanması.
d) Grup içinde doğumlara engel olmaya yönelik tedbirlerin alınması.
e) Gruba ait çocukların bir başka gruba zorla nakledilmesi.
(2) Soykırım suçu failine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. Ancak, soykırım kapsamında işlenen kasten
öldürme ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
İnsanlığa karşı suçlar
Madde 77- (1) Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefi, ırki veya dini saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plan
doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:
a) Kasten öldürme.
b) Kasten yaralama.
c) İşkence, eziyet veya köleleştirme.
d) Kişi hürriyetinden yoksun kılma.
8986
e) Bilimsel deneylere tabi kılma.
f) Cinsel saldırıda bulunma, çocukların cinsel istismarı.
g) Zorla hamile bırakma.
h) Zorla fuhşa sevketme.
(2) Birinci fıkranın (a) bendindeki fiilin işlenmesi halinde, fail hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına; diğer
bentlerde tanımlanan fiillerin işlenmesi halinde ise, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Ancak,
birinci fıkranın (a) ve (b) bentleri kapsamında işlenen kasten öldürme ve kasten yaralama suçları açısından, belirlenen
mağdur sayısınca gerçek içtima hükümleri uygulanır.
(3) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(4) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
Örgüt
Madde 78- (1) Yukarıdaki maddelerde yazılı suçları işlemek maksadıyla örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu örgütlere üye olanlara beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
(3) Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.
İKİNCİ BÖLÜM
Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti
Göçmen kaçakçılığı(1)
Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan
yollardan;
a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan,
b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan,
Kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 22/7/2010 -
6008/6 md.) Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) (Ek fıkra: 22/7/2010 - 6008/6 md.) Suçun, mağdurların;
a) Hayatı bakımından bir tehlike oluşturması,
b) Onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi,
hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. (1)
(3) Bu suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek cezalar yarı oranında artırılır. (1)
(4) Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur. (1)
İnsan ticareti
Madde 80- (1) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/3 md.) Zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete
tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu
kötüye kullanmak, kandırmak veya kişiler üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliklerinden yararlanarak rızalarını
elde etmek suretiyle kişileri ülkeye sokan, ülke dışına çıkaran, tedarik eden, kaçıran, bir yerden başka bir yere götüren veya
sevk eden ya da barındıran kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Birinci fıkrada belirtilen amaçlarla girişilen ve suçu oluşturan fiiller var olduğu takdirde, mağdurun rızası
geçersizdir.
––––––––––––––– (1) 22/7/2010 tarihli ve 6008 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle bu maddeye birinci fıkrasından sonra gelmek üzere yeni bir fıkra eklenmiş ve
diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir.
8987
(3) Onsekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir
yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hallerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine
başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verilir.
(4) Bu suçlardan dolayı tüzel kişiler hakkında da güvenlik tedbirine hükmolunur.
İKİNCİ KISIM
Kişilere Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Hayata Karşı Suçlar
Kasten öldürme
Madde 81- (1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Nitelikli haller
Madde 82- (1) Kasten öldürme suçunun;
a) Tasarlayarak,
b) Canavarca hisle veya eziyet çektirerek,
c) Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak
suretiyle,
d) Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş veya kardeşe karşı,
e) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Gebe olduğu bilinen kadına karşı,
g) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
h) Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla,(1)
i) (Ek:29/6/2005 - 5377/9 md.)Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle,
j) Kan gütme saikiyle,(2)
k) Töre saikiyle,(2)
İşlenmesi halinde, kişi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi
Madde 83- (1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm
neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa
eşdeğer olması gerekir.
(2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin;
a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir
yükümlülüğünün bulunması,
b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması,
Gerekir.
(3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer
hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.
______________________
(1) Bu bentte yer alan “kolaylaştırmak” ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle "ya
da yakalanmamak" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Maddeye, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle (h) bendinden sonra gelmek üzere (i) bendi eklendiğinden, diğer
bentler buna göre teselsül ettirilmiştir.
8988
İntihara yönlendirme(1)
Madde 84- (1) Başkasını intihara azmettiren, teşvik eden, başkasının intihar kararını kuvvetlendiren ya da başkasının
intiharına herhangi bir şekilde yardım eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İntiharın gerçekleşmesi durumunda, kişi dört yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Başkalarını intihara alenen teşvik eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga
ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/10 md.)
(4) İşlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan veya ortadan kaldırılan kişileri intihara sevk
edenlerle cebir veya tehdit kullanmak suretiyle kişileri intihara mecbur edenler, kasten öldürme suçundan sorumlu tutulurlar.
Taksirle öldürme
Madde 85- (1) Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla
kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişi iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)
İKİNCİ BÖLÜM
Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar
Kasten yaralama (3)
Madde 86- (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden
olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek fıkra: 31/3/2005 – 5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî
müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî
para cezasına hükmolunur.
(3) Kasten yaralama suçunun;
a) Üstsoya, altsoya, eşe veya kardeşe karşı,
b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Silahla,
İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
Madde 87- (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
––––––––––––––––––––––
(1) Bu maddenin başlığı “İntihar” iken, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle "İntihara yönlendirme" şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(2) Bu maddede yer alan “üç yıldan” ibareleri, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 3 üncü maddesiyle “iki yıldan” şeklinde
değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
(3) Bu maddeye, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 4 üncü maddesiyle ikinci fıkra eklenmiş, ikinci fıkrasındaki "iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur." ibaresi "şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır." şeklinde değiştirilmiş ve fıkra
numaraları buna göre teselsül ettirilmiştir.
8989
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren
hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz.(1)
(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren
hallerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az olamaz.(1)
(3) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/4 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması
halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar
artırılır.
(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz
yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onaltı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2)
Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi (3)
Madde 88- (1) Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebilir.
Bu hükmün uygulanmasında kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesine ilişkin koşullar göz önünde bulundurulur.
Taksirle yaralama
Madde 89- (1) Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden
olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Vücudunda kemik kırılmasına,
c) Konuşmasında sürekli zorluğa,
d) Yüzünde sabit ize,
e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, yarısı oranında artırılır.
(3) Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, birinci fıkraya göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(4) Fiilin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/5 md.) Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.
–––––––––––––––––––
(1) Bu fıkralarda geçen “ikinci” ibareleri, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle “üçüncü” olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
(2) Bu fıkrada yer alan “ikinci” ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle “üçüncü” şeklinde değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
(3) Bu madde başlığı “Daha az cezayı gerektiren haller” iken, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiş, sözkonusu maddenin birinci fıkrası metinden çıkarılmış, ikinci fıkra birinci fıkra olarak teselsül ettirilmiştir.
8990
İnsan üzerinde deney
Madde 90- (1) İnsan üzerinde bilimsel bir deney yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İnsan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için;
a) Deneyle ilgili olarak yetkili kurul veya makamlardan gerekli iznin alınmış olması,
b) Deneyin öncelikle insan dışı deney ortamında veya yeterli sayıda hayvan üzerinde yapılmış olması,
c) İnsan dışı deney ortamında veya hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin,
varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların insan üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
d) Deneyin, insan sağlığı üzerinde öngörülebilir zararlı ve kalıcı bir etki bırakmaması,
e) Deney sırasında kişiye insan onuruyla bağdaşmayacak ölçüde acı verici yöntemlerin uygulanmaması,
f) Deneyle varılmak istenen amacın, bunun kişiye yüklediği külfete ve kişinin sağlığı üzerindeki tehlikeye göre daha
ağır basması,
g) Deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması ve
herhangi bir menfaat teminine bağlı bulunmaması,
Gerekir.
(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/7 md.) Çocuklar üzerinde bilimsel deneyin ceza sorumluluğunu gerektirmemesi için
ikinci fıkrada aranan koşulların yanı sıra;
a) Yapılan deneyler sonucunda ulaşılan bilimsel verilerin, varılmak istenen hedefe ulaşmak açısından bunların
çocuklar üzerinde de yapılmasını gerekli kılması,
b) Rıza açıklama yeteneğine sahip çocuğun kendi rızasının yanı sıra ana ve babasının veya vasisinin yazılı
muvafakatinin de alınması,
c) Deneyle ilgili izin verecek yetkili kurullarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanının bulunması,
Gerekir.
(4) Hasta olan insan üzerinde rıza olmaksızın tedavi amaçlı denemede bulunan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Ancak, bilinen tıbbi müdahale yöntemlerinin uygulanmasının sonuç vermeyeceğinin anlaşılması üzerine, kişi
üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel yöntemlere uygun tedavi amaçlı deneme, ceza sorumluluğunu gerektirmez. Açıklanan
rızanın, denemenin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak yazılı olması ve tedavinin uzman
hekim tarafından bir hastane ortamında yapılması gerekir.
(5) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun yaralanması veya ölmesi halinde, kasten
yaralama veya kasten öldürme suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Organ veya doku ticareti
Madde 91- (1) Hukuken geçerli rızaya dayalı olmaksızın, kişiden organ alan kimse, beş yıldan dokuz yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Suçun konusunun doku olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Hukuka aykırı olarak, ölüden organ veya doku alan kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Organ veya doku satın alan, satan, satılmasına aracılık eden kişi hakkında, birinci fıkrada belirtilen cezalara
hükmolunur.
(4) Bir ve üçüncü fıkralarda tanımlanan suçların bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, sekiz yıldan
onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Hukuka aykırı yollarla elde edilmiş olan organ veya dokuyu saklayan, nakleden veya aşılayan kişi, iki yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
8991
(6) Belli bir çıkar karşılığında organ veya doku teminine yönelik olarak ilan veya reklam veren veya yayınlayan kişi,
bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(7) Bu maddede tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında
bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Birinci fıkrada tanımlanan suçun işlenmesi sonucunda mağdurun ölmesi halinde, kasten öldürme suçuna ilişkin
hükümler uygulanır.
Zorunluluk hali
Madde 92- (1) Organ veya dokularını satan kişinin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik koşullar göz önünde
bulundurularak, hakkında verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Etkin pişmanlık
Madde 93- (1) Organ veya dokularını satan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce durumu merciine
haber vererek suçluların yakalanmalarını kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suç haber alındıktan sonra, organ veya dokularını satan kişi, gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve diğer
suçluların yakalanmasına hizmet ve yardım ederse; hakkında verilecek cezanın, yardımın niteliğine göre, dörtte birden
yarısına kadarı indirilir.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
İşkence ve Eziyet
İşkence
Madde 94- (1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama
veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç
yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Avukata veya diğer kamu görevlisine karşı görevi dolayısıyla,
İşlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Fiilin cinsel yönden taciz şeklinde gerçekleşmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bu suçun işlenişine iştirak eden diğer kişiler de kamu görevlisi gibi cezalandırılır.
(5) Bu suçun ihmali davranışla işlenmesi halinde, verilecek cezada bu nedenle indirim yapılmaz.
(6) (Ek: 11/4/2013-6459/9 md.) Bu suçtan dolayı zamanaşımı işlemez.
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış işkence
Madde 95- (1) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,
b) Konuşmasında sürekli zorluğa,
c) Yüzünde sabit ize,
d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,
8992
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, yarı oranında artırılır.
(2) İşkence fiilleri, mağdurun;
a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,
b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,
c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,
d) Yüzünün sürekli değişikliğine,
e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,
Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır.
(3) İşkence fiillerinin vücutta kemik kırılmasına neden olması halinde, kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre
sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İşkence sonucunda ölüm meydana gelmişse, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Eziyet
Madde 96- (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin;
a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,
b) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe karşı,
İşlenmesi halinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Koruma, Gözetim, Yardım veya Bildirim Yükümlülüğünün İhlâli
Terk
Madde 97- (1) Yaşı veya hastalığı dolayısıyla kendini idare edemeyecek durumda olan ve bu nedenle koruma ve
gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir kimseyi kendi haline terk eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Terk dolayısıyla mağdur bir hastalığa yakalanmış, yaralanmış veya ölmüşse, neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç
hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
Madde 98- (1) Yaşı, hastalığı veya yaralanması dolayısıyla ya da başka herhangi bir nedenle kendini idare
edemeyecek durumda olan kimseye hal ve koşulların elverdiği ölçüde yardım etmeyen ya da durumu derhal ilgili makamlara
bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi dolayısıyla kişinin ölmesi durumunda, bir yıldan üç
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
8993
BEŞİNCİ BÖLÜM
Çocuk Düşürtme, Düşürme veya Kısırlaştırma
Çocuk düşürtme
Madde 99- (1) Rızası olmaksızın bir kadının çocuğunu düşürten kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Tıbbi zorunluluk bulunmadığı halde, rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftadan fazla olan bir kadının
çocuğunu düşürten kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu durumda, çocuğunun düşürtülmesine rıza
gösteren kadın hakkında bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) Birinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi altı
yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, onbeş yıldan yirmi yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İkinci fıkrada yazılı fiil kadının beden veya ruh sağlığı bakımından bir zarara uğramasına neden olmuşsa, kişi üç
yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; fiilin kadının ölümüne neden olması halinde, dört yıldan sekiz yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(5) Rızaya dayalı olsa bile, gebelik süresi on haftayı doldurmamış olan bir kadının çocuğunun yetkili olmayan bir kişi
tarafından düşürtülmesi halinde; iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan diğer
fiiller yetkili olmayan bir kişi tarafından işlendiği takdirde, bu fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılarak
hükmolunur.
(6) Kadının mağduru olduğu bir suç sonucu gebe kalması halinde, süresi yirmi haftadan fazla olmamak ve kadının
rızası olmak koşuluyla, gebeliği sona erdirene ceza verilmez. Ancak, bunun için gebeliğin uzman hekimler tarafından hastane
ortamında sona erdirilmesi gerekir.
Çocuk düşürme
Madde 100- (1) Gebelik süresi on haftadan fazla olan kadının çocuğunu isteyerek düşürmesi halinde, bir yıla kadar
hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Kısırlaştırma
Madde 101- (1) Bir erkek veya kadını rızası olmaksızın kısırlaştıran kimse, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Fiil, kısırlaştırma işlemi yapma yetkisi olmayan bir kimse tarafından yapılırsa, ceza üçte bir oranında artırılır.
(2) Rızaya dayalı olsa bile, kısırlaştırma fiilinin yetkili olmayan bir kişi tarafından işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
ALTINCI BÖLÜM
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar
Cinsel saldırı
Madde 102- (Değişik: 18/6/2014-6545/58 md.)
(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan
on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar
hapis cezası verilir.
(2) Fiilin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az
olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması
mağdurun şikâyetine bağlıdır.
8994
(3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana,
üvey kardeş, evlat edinen veya evlatlık tarafından, d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte, e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak
suretiyle, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilen cezalar yarı oranında artırılır. (4) Cinsel saldırı için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde,
ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. (5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına
hükmolunur. Çocukların cinsel istismarı Madde 103- (Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.) (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel
istismarın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden;
a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
anlaşılır. (2) Cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on altı
yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. (1)
(3) Suçun; a) Birden fazla kişi tarafından birlikte, b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak
suretiyle, c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana,
üvey kardeş veya evlat edinen tarafından, d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim
yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından, e) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. (4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki
çocuklara karşı silah kullanmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Reşit olmayanla cinsel ilişki Madde 104- (1) Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, onbeş yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi,
şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)
(2) (İptal: Ana.Mah.nin 23/11/2005 tarihli ve E: 2005/103, K: 2005/89 sayılı kararı ile; Yeniden düzenleme: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) (Ek: 18/6/2014-6545/60 md.) Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. ______________
(1) Bu fıkra; Anayasa Mahkemesi’nin 12/11/2015 tarihli ve E.: 2015/26, K.: 2015/100 sayılı Kararı ile iptal edilmiş olup,
Kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı 11/12/2015 tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi hüküm altına
alınmıştır.
(2) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan iki” ibaresi “iki yıldan beş”
şeklinde değiştirilmiştir.
8995
Cinsel taciz
Madde 105- (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikayeti üzerine, üç aydan iki
yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.(1)
(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;
a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim
yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
e) Teşhir suretiyle,
işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi
bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.
YEDİNCİ BÖLÜM
Hürriyete Karşı Suçlar
Tehdit
Madde 106- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir
saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı
itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine,
altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Tehdidin;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde,
ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.
Şantaj
Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi
kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir
yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya
saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci
fıkraya göre cezaya hükmolunur.
Cebir
Madde 108- (1) Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı
cebir kullanılması halinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Madde 109- (1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun
bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
______________
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 61 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “hükmolunur” ibaresi “, “fiilin çocuğa karşı işlenmesi
hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” şeklinde değiştirilmiştir.
8996
(3) Bu suçun;
a) Silahla,
b) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
d) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
e) Üstsoy, altsoy veya eşe karşı,
f) Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bu suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması halinde, ayrıca bin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.
(5) Suçun cinsel amaçla işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçun işlenmesi amacıyla veya sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Etkin pişmanlık
Madde 110- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan suçu işleyen kişi, bu suç nedeniyle soruşturmaya başlanmadan önce
mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın, onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakacak olursa cezanın üçte ikisine
kadarı indirilir.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Madde 111- (1) Tehdit, şantaj, cebir veya kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının işlenmesi sonucunda yararına
haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi (1)
Madde 112- (Değişik: 2/3/2014-6529/12 md.)
(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla;
a) Devletçe kurulan veya kamu makamlarının verdiği izne dayalı olarak yürütülen her türlü eğitim ve öğretim
faaliyetlerine,
b) Kişinin eğitim ve öğretim hakkını kullanmasına,
c) Öğrencilerin toplu olarak oturdukları binalara veya bunların eklentilerine girilmesine veya orada kalınmasına,
engel olunması hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi (2)
Madde 113- (Değişik: 2/3/2014-6529/13 md.)
(1) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla;
a) Bir kamu faaliyetinin yürütülmesine,
b) Kamu kurumlarında veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarında verilen ya da kamu makamlarının
verdiği izne dayalı olarak sunulan hizmetlerden yararlanılmasına,
engel olunması hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi
Madde 114- (1) Bir kimseye karşı;
a) Bir siyasi partiye üye olmaya veya olmamaya, siyasi partinin faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, siyasi
partiden veya siyasi parti yönetimindeki görevinden ayrılmaya,
b) Seçim yoluyla gelinen bir kamu görevine aday olmamaya veya seçildiği görevden ayrılmaya,
–––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Eğitim ve öğretimin engellenmesi” iken, 2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 12 nci maddesiyle
metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
(2) Bu madde başlığı “Kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi”
iken, 2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
8997
Zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir siyasi partinin faaliyetlerinin
engellenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme
Madde 115- (1) Cebir veya tehdit kullanarak, bir kimseyi dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya veya değiştirmeye zorlayan ya da bunları açıklamaktan, yaymaktan meneden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 2/3/2014-6529/14 md.) Dini inancın gereğinin yerine getirilmesinin veya dini ibadet veya ayinlerin
bireysel ya da toplu olarak yapılmasının, cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla engellenmesi
hâlinde, fail hakkında birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.
(3) (Ek: 2/3/2014-6529/14 md.) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir kimsenin
inanç, düşünce veya kanaatlerinden kaynaklanan yaşam tarzına ilişkin tercihlerine müdahale eden veya bunları değiştirmeye
zorlayan kişiye birinci fıkra hükmüne göre ceza verilir.
Konut dokunulmazlığının ihlali
Madde 116- (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten
sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikayeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın
girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı
aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(3) (Değişik: 31/3/2005 – 5328/8 md.) Evlilik birliğinde aile bireylerinden ya da konutun veya işyerinin birden fazla
kişi tarafından ortak kullanılması durumunda, bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.
Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir.
(4) Fiilin, cebir veya tehdit kullanılmak suretiyle ya da gece vakti işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
Madde 117- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal
eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı
hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile
bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az
olmamak üzere adlî para cezası verilir.
(3) Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir
yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden
başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden
olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi
Madde 118- (1) Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya
veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit
kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
8998
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi
halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Ortak hüküm
Madde 119- (1) Eğitim ve öğretimin engellenmesi, kamu kurumu veya kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşlarının faaliyetlerinin engellenmesi, siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, inanç, düşünce ve kanaat
hürriyetinin kullanılmasını engelleme, konut dokunulmazlığının ihlali ile iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarının;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(2) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Haksız arama
Madde 120- (1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası verilir.
Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi
Madde 121- (1) Kişinin belli bir hakkı kullanmak için yetkili kamu makamlarına verdiği dilekçenin hukuki bir neden
olmaksızın kabul edilmemesi halinde, fail hakkında altı aya kadar hapis cezasına hükmolunur.
Nefret ve ayırımcılık (1)
Madde 122- (Değişik: 2/3/2014-6529/15 md.)
(1) Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından
kaynaklanan nefret nedeniyle;
a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini,
b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını,
c) Bir kişinin işe alınmasını,
d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını,
engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma
Madde 123- (1) Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması
ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası verilir.
Haberleşmenin engellenmesi
Madde 124- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin hukuka aykırı olarak engellenmesi halinde, altı aydan iki yıla kadar
hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
(2) Kamu kurumları arasındaki haberleşmeyi hukuka aykırı olarak engelleyen kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(3) Her türlü basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı bir şekilde engellenmesi halinde, ikinci fıkra hükmüne
göre cezaya hükmolunur.
__________________
(1) Bu madde başlığı “Ayırımcılık” iken, 2/3/2014 tarihli ve 6529 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde
değiştirilmiştir.
8999
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Şerefe Karşı Suçlar
Hakaret
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat
eden (...) (1) veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek
işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada
belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya
çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret
edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi
Madde 126- (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı
geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem
ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.
İsnadın ispatı
Madde 127- (1) İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç
nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun
dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu
yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
(2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.
İddia ve savunma dokunulmazlığı
Madde 128- (1) Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar
kapsamında, kişilerle ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması halinde, ceza verilmez.
Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması
gerekir.
___________________
(1) Bu arada yer alan "ya da yakıştırmalarda bulunmak" ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 15 inci
maddesiyle madde metinden çıkarılmıştır.
9000
Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret
Madde 129- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar
indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri
hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Kişinin hatırasına hakaret
Madde 130- (1) Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde, altıda biri oranında artırılır.
(2) Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici
fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Soruşturma ve kovuşturma koşulu
Madde 131- (1) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hariç; hakaret suçunun soruşturulması ve
kovuşturulması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
(2) Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci
dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar
Haberleşmenin gizliliğini ihlal(1)
Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır.(1)
(2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.(1)
(3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden
kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa edilen bu verilerin basın
ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.(1)
(4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.)
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması(2)
Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle
dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(2)
(2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı
aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.(2)
(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde
edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
_________________
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 79 uncu maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis” ve “bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” ibaresi ise “verilecek
ceza bir kat artırılır” şeklinde; ikinci fıkrasında yer alan “bir yıldan üç yıla kadar hapis” ibaresi “iki yıldan beş yıla kadar hapis”
şeklinde; üçüncü fıkrasında yer alan “altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis” şeklinde
değiştirilmiş, fıkraya “rızası olmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “hukuka aykırı olarak” ibaresi eklenmiştir.
(2) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 80 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “iki aydan altı aya kadar hapis”
ibaresi “iki yıldan beş yıla kadar hapis” şeklinde; ikinci fıkrasında yer alan “altı aya kadar hapis” ibaresi “altı aydan iki yıla kadar
hapis” şeklinde değiştirilmiştir.
9001
Özel hayatın gizliliğini ihlal(1)
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.(1)
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Kişisel verilerin kaydedilmesi Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.(2)
(2) Kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin bilgileri kişisel veri olarak kaydeden kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3)
Nitelikli haller Madde 137- (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların; a) Kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle, b) Belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, İşlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Verileri yok etmeme Madde 138- (1) Kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü
olanlara görevlerini yerine getirmediklerinde bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir.(4)
(2) (Ek: 21/2/2014-6526/5 md.) Suçun konusunun Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre ortadan kaldırılması veya yok edilmesi gereken veri olması hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.
Şikayet Madde 139- (1) Kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok
etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması Madde 140- (1) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü
güvenlik tedbirlerine hükmolunur. ONUNCU BÖLÜM
Malvarlığına Karşı Suçlar Hırsızlık Madde 141- (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak
maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. (2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
_________________
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 81 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı aydan iki yıla kadar hapis veya
adlî para” ibaresi “bir yıldan üç yıla kadar hapis” ve “cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz” ibaresi ise “verilecek ceza bir kat
artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun 3 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan” ibaresi “bir yıldan” şeklinde
değiştirilmiştir.
(3) 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun 4 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “bir yıldan” ibaresi “iki yıldan” şeklinde
değiştirilmiştir.
(4) 21/2/2014 tarihli ve 6526 sayılı kanunun 5 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “altı aydan bir yıla kadar hapis” ibaresi “bir yıldan iki
yıla kadar hapis” şeklinde değiştirilmiştir.
9002
Nitelikli hırsızlık(1)
Madde 142- (1) Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına
veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
b) (Mülga: 18/6/2014-6545/62 md.)
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya
hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan
eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında,
f) (Mülga: 2/7/2012-6352/82 md.)
İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(1)
(2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini
engellemek suretiyle,(1)
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) (…) (1) büyük veya küçük baş hayvan hakkında,(1)
h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina
veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen
surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza
üçte biri oranına kadar artırılır.(1)
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde
işlenmesi halinde, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi halinde, ceza yarı oranında artırılır ve onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (2)
(4) (Ek: 6/12/2006 – 5560/6 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala
zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.
(5) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Hırsızlık suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu veya
havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre verilecek
ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
Suçun gece vakti işlenmesi
Madde 143- (1) Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(3)
Daha az cezayı gerektiren haller
Madde 144- (1) Hırsızlık suçunun;
a) Paydaş veya elbirliği ile malik olunan mal üzerinde,
b) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla,
İşlenmesi halinde, şikayet üzerine, fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Malın değerinin az olması
Madde 145- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/16 md.) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı
nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.
–––––––––––
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 62 nci maddesiyle bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “iki yıldan beş” ibaresi “üç yıldan yedi” şeklinde
değiştirilmiş, ikinci fıkrasının (d) bendine “kilit açmak” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya kilitlenmesini engellemek” ibaresi eklenmiş, (g) bendinde yer
alan “Barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan” ibaresi madde metninden çıkarılmış, aynı fıkrada yer alan “üç yıldan yedi” ibaresi “beş
yıldan on” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 82 nci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “ikinci fıkraya göre cezaya” ibaresi “beş yıldan oniki yıla kadar hapis
cezasına”, “onbeş yıla kadar hapis” ibaresi ise “ceza yarı oranında artırılır” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 63 üncü maddesiyle bu fıkrada yer alan “üçte birine kadar” ibaresi “yarı oranında” şeklinde değiştirilmiştir.
9003
Kullanma hırsızlığı
Madde 146- (1) Hırsızlık suçunun, malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi halinde,
şikayet üzerine, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. Ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması halinde bu
hüküm uygulanmaz.
Zorunluluk hâli
Madde 147- (1) Hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi halinde, olayın özelliğine göre,
verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Yağma
Madde 148- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir
saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir
kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan
bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle
bir senet haline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya
mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda
cebir sayılır.
Nitelikli yağma
Madde 149- (1) Yağma suçunun;
a) Silahla,
b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,
c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,
e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,
f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,
g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,
h) Gece vaktinde,
İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin
gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Daha az cezayı gerektiren hâl
Madde 150- (1) Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde,
ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar
indirilebilir.(1)
_______________________
(1) Bu fıkrada yer alan “indirilir” ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 17 nci maddesiyle “indirilebilir” şeklinde değiştirilmiş
ve metne işlenmiştir.
9004
Mala zarar verme
Madde 151- (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan,
kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.
(2) Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hale getiren veya değerinin azalmasına
neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.
Mala zarar vermenin nitelikli halleri(1)
Madde 152- (1) Mala zarar verme suçunun;
a) Kamu kurum ve kuruluşlarına ait, kamu hizmetine tahsis edilmiş veya kamunun yararlanmasına ayrılmış yer, bina,
tesis veya diğer eşya hakkında,
b) Yangına, sel ve taşkına, kazaya ve diğer felaketlere karşı korunmaya tahsis edilmiş her türlü eşya veya tesis
hakkında,
c) Devlet ormanı statüsündeki yerler hariç, nerede olursa olsun, her türlü dikili ağaç, fidan veya bağ çubuğu hakkında,
d) Sulamaya, içme sularının sağlanmasına veya afetlerden korumaya yarayan tesisler hakkında,
e) Grev veya lokavt hallerinde işverenlerin veya işçilerin veya işveren veya işçi sendika veya konfederasyonlarının
maliki olduğu veya kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
f) Siyasi partilerin, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve üst kuruluşlarının maliki olduğu veya
kullanımında olan bina, tesis veya eşya hakkında,
g) Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak,
İşlenmesi halinde, fail hakkında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.(1)
(2) Mala zarar verme suçunun;
a) Yakarak, yakıcı veya patlayıcı madde kullanarak,
b) Toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olmak suretiyle,
c) Radyasyona maruz bırakarak, nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanarak,
İşlenmesi halinde, verilecek ceza bir katına kadar artırılır.(1)
(3) (Ek: 18/6/2014-6545/65 md.) Mala zarar verme suçunun işlenmesi sonucunda haberleşme, enerji ya da demiryolu
veya havayolu ulaşımı alanında kamu hizmetinin geçici de olsa aksaması hâlinde, yukarıdaki fıkralar hükümlerine göre
verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme
Madde 153- (1) İbadethanelere, bunların eklentilerine, buralardaki eşyaya, mezarlara, bunların üzerindeki yapılara,
mezarlıklardaki tesislere, mezarlıkların korunmasına yönelik olarak yapılan yapılara yıkmak, bozmak veya kırmak suretiyle
zarar veren kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen yerleri ve yapıları kirleten kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Birinci ve ikinci fıkralardaki fiillerin, ilgili dini inanışı benimseyen toplum kesimini tahkir maksadıyla işlenmesi
halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
Hakkı olmayan yere tecavüz
Madde 154- (1) (Değişik: 25/2/2009-5841/1 md.) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya
eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin
bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar
hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
_______________
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 65 inci maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “altı” ibaresi “dört”, ikinci
fıkrasında yer alan “iki” ibaresi “bir” şeklinde değiştirilmiştir.
9005
(2) Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu
bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta
bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
(3) Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
Güveni kötüye kullanma
Madde 155- (1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine
devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan
veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)
(2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının
mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla
kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Bedelsiz senedi kullanma
Madde 156- (1) Bedelsiz kalmış bir senedi kullanan kimseye, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî
para cezası verilir.
Dolandırıcılık
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya
başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Nitelikli dolandırıcılık
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç
olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif
yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması
suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
İşlenmesi halinde, iki yıldan yedi yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle:
29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hâllerde hapis
cezasının alt sınırı üç yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
__________________
(1) Bu fıkrada geçen "Başkasına ait olup da," ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 18 inci
maddesiyle "muhafaza etmek veya" ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
9006
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin
gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Madde 159- (1) Dolandırıcılığın, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi halinde, şikayet
üzerine, altı aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.
Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf
Madde 160- (1) Kaybedilmiş olması nedeniyle malikinin zilyedliğinden çıkmış olan ya da hata sonucu ele geçirilen
eşya üzerinde, iade etmeksizin veya yetkili mercileri durumdan haberdar etmeksizin, malik gibi tasarrufta bulunan kişi,
şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Hileli iflâs
Madde 161- (1) Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya
sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için;
a) Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına
neden olunması,
b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin
gizlenmesi veya yok edilmesi,
c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına
neden olacak şekilde belge düzenlenmesi,
d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi,
Gerekir.
Taksirli iflas
Madde 162- (1) Tacir olmanın gerekli kıldığı dikkat ve özenin gösterilmemesi dolayısıyla iflasa sebebiyet veren kişi,
iflasa karar verilmiş olması halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Karşılıksız yararlanma
Madde 163- (1) Otomatlar aracılığı ile sunulan ve bedeli ödendiği takdirde yararlanılabilen bir hizmetten ödeme
yapmadan yararlanan kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Telefon hatları ile frekanslarından veya elektromanyetik dalgalarla yapılan şifreli veya şifresiz yayınlardan
sahibinin veya zilyedinin rızası olmadan yararlanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) (Ek: 2/7/2012-6352/83 md.) Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın
sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Şirket veya kooperatifler hakkında yanlış bilgi
Madde 164- (1) Bir şirket veya kooperatifin kurucu, ortak, idareci, müdür veya temsilcileri veya yönetim veya
denetim kurulu üyeleri veya tasfiye memuru sıfatını taşıyanlar, kamuya yaptıkları beyanlarda veya genel kurula sundukları
raporlarda veya önerilerde ilgililerin zarara uğramasına neden olabilecek nitelikte gerçeğe aykırı önemli bilgiler verecek veya
verdirtecek olurlarsa altı aydan üç yıla kadar hapis veya bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılırlar.
9007
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
Madde 165 - (Değişik: 26/6/2009 – 5918/3 md.)
(1) Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin,
satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
Bilgi vermeme
Madde 166- (1) Bir hukuki ilişkiye dayalı olarak elde ettiği eşyanın, esasında suç işlemek suretiyle veya suç işlemek
dolayısıyla elde edildiğini öğrenmesine rağmen, suçu takibe yetkili makamlara vakit geçirmeksizin bildirimde bulunmayan
kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebep
Madde 167- (1) Yağma ve nitelikli yağma hariç, bu bölümde yer alan suçların;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi halinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Bu suçların, haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden
birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına
olarak işlenmesi halinde; ilgili akraba hakkında şikayet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.
Etkin pişmanlık
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.)
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları
tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin
bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde,
verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.(1)
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek
cezanın yarısına kadarı indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına,
ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık
göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen
tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek
ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Madde 169- (1) Hırsızlık, güveni kötüye kullanma ve dolandırıcılık suçlarının işlenmesi suretiyle yararına haksız
menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ KISIM
Topluma Karşı Suçlar
BİRİNCİ BÖLÜM
Genel Tehlike Yaratan Suçlar
Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması
Madde 170- (1) Kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olacak biçimde ya da kişilerde korku,
kaygı veya panik yaratabilecek tarzda;
a) Yangın çıkaran,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına neden olan,
__________________
(1) 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 84 üncü maddesiye bu fıkrada yer alan “ve karşılıksız yararlanma” ibaresi madde metninden
çıkarılmıştır.
9008
c) Silahla ateş eden veya patlayıcı madde kullanan,
Kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yangın, bina çökmesi, toprak kayması, çığ düşmesi, sel veya taşkın tehlikesine neden olan kişi, üç aydan bir yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
Madde 171- (1) Taksirle;
a) Yangına,
b) Bina çökmesine, toprak kaymasına, çığ düşmesine, sel veya taşkına,
Neden olan kişi, fiilin başkalarının hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından tehlikeli olması halinde, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Radyasyon yayma
Madde 172- (1) Bir başkasını, sağlığını bozmak amacıyla ve bu amacı gerçekleştirmeye elverişli olacak surette,
radyasyona tabi tutan kişi, üç yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkradaki fiilin belirsiz sayıda kişilere karşı işlenmiş olması halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis
cezasına hükmolunur.
(3) Bir başkasının hayatı, sağlığı veya malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olacak biçimde radyasyon
yayan veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine etkide bulunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(4) Radyasyon yayılmasına veya atom çekirdeklerinin parçalanması sürecine, bir laboratuvar veya tesisin işletilmesi
sırasında gerekli dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak neden olan kişi, fiilin bir başkasının hayatı, sağlığı veya
malvarlığına önemli ölçüde zarar vermeye elverişli olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Atom enerjisi ile patlamaya sebebiyet verme
Madde 173- (1) Atom enerjisini serbest bırakarak bir patlamaya ve bu suretle bir başkasının hayatı, sağlığı veya
malvarlığı hakkında önemli ölçüde tehlikeye sebebiyet veren kişi, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiilin taksirle işlenmesi halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi
Madde 174- (1) Yetkili makamlardan gerekli izni almaksızın, patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu,
zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeyi imal, ithal veya ihraç eden, ülke
içinde bir yerden diğer bir yere nakleden, muhafaza eden, satan, satın alan veya işleyen kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis
ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Yetkili makamların izni olmaksızın, bu fıkra kapsamına giren
maddelerin imalinde, işlenmesinde veya kullanılmasında gerekli olan malzeme ve teçhizatı ihraç eden kişi de aynı ceza ile
cezalandırılır.
(2) Bu fiillerin suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(3) Önemsiz tür ve miktarda patlayıcı maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında, kullanılış amacı
gözetilerek, bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
9009
Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali
Madde 175- (1) Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünü, başkalarının hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde ihmal eden kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama
Madde 176- (1) İnşaat veya yıkım faaliyeti sırasında, insan hayatı veya beden bütünlüğü açısından gerekli olan
tedbirleri almayan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması
Madde 177- (1) Gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek
şekilde serbest bırakan veya bunların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.
İşaret ve engel koymama
Madde 178- (1) Herkesin gelip geçtiği yerlerde yapılmakta olan işlerden veya bırakılan eşyadan doğan tehlikeyi
önlemek için gerekli işaret veya engelleri koymayan, konulmuş olan işaret veya engelleri kaldıran ya da bunların yerini
değiştiren kişi, iki aydan altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Madde 179- (1) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşımının güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü
işareti değiştirerek, kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler vererek, geçiş, varış, kalkış
veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli
olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare
edemeyecek halde olmasına rağmen araç kullanan kişi yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma
Madde 180- (1) Deniz, hava veya demiryolu ulaşımında, kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı bakımından bir
tehlikeye taksirle neden olan kimseye üç aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
İKİNCİ BÖLÜM
Çevreye Karşı Suçlar
Çevrenin kasten kirletilmesi
Madde 181- (1) İlgili kanunlarla belirlenen teknik usullere aykırı olarak ve çevreye zarar verecek şekilde, atık veya
artıkları toprağa, suya veya havaya kasten veren kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
9010
(2) Atık veya artıkları izinsiz olarak ülkeye sokan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Atık veya artıkların toprakta, suda veya havada kalıcı özellik göstermesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre
verilecek ceza iki katı kadar artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan fiillerin, insan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya
çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine, hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek
niteliklere sahip olan atık veya artıklarla ilgili olarak işlenmesi halinde, beş yıldan az olmamak üzere hapis cezasına ve bin
güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddenin iki, üç ve dördüncü fıkrasındaki fiillerden dolayı tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
Çevrenin taksirle kirletilmesi
Madde 182- (1) Çevreye zarar verecek şekilde, atık veya artıkların toprağa, suya veya havaya verilmesine taksirle
neden olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu atık veya artıkların, toprakta, suda veya havada kalıcı etki bırakması
halinde, iki aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) İnsan veya hayvanlar açısından tedavisi zor hastalıkların ortaya çıkmasına, üreme yeteneğinin körelmesine,
hayvanların veya bitkilerin doğal özelliklerini değiştirmeye neden olabilecek niteliklere sahip olan atık veya artıkların
toprağa, suya veya havaya taksirle verilmesine neden olan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Gürültüye neden olma
Madde 183- (1) İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar
görmesine elverişli bir şekilde gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
İmar kirliliğine neden olma
Madde 184- (1) Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Yapı ruhsatiyesi olmadan başlatılan inşaatlar dolayısıyla kurulan şantiyelere elektrik, su veya telefon bağlantısı
yapılmasına müsaade eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Yapı kullanma izni alınmamış binalarda herhangi bir sınai faaliyetin icrasına müsaade eden kişi iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Üçüncü fıkra hariç, bu madde hükümleri ancak belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerlerde
uygulanır.
(5) Kişinin, ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale
getirmesi halinde, bir ve ikinci fıkra hükümleri gereğince kamu davası açılmaz, açılmış olan kamu davası düşer, mahkum
olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkar.
(6) (Ek: 29/6/2005 – 5377/21 md.) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, 12 Ekim 2004 tarihinden önce yapılmış
yapılarla ilgili olarak uygulanmaz.
9011
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar
Zehirli madde katma
Madde 185- (1) İçilecek sulara veya yenilecek veya içilecek veya kullanılacak veya tüketilecek her çeşit besin veya
şeylere zehir katarak veya başka suretlerle bunları bozarak kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşüren kimseye iki yıldan
onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen fiillerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak işlenmesi halinde, üç aydan bir
yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaçların ticareti
Madde 186- (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde bozulmuş, değiştirilmiş her tür yenilecek
veya içilecek şeyleri veya ilaçları satan, tedarik eden, bulunduran kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve binbeşyüz güne
kadar adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun, resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası kapsamında işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte bir oranında artırılır.
Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma
Madde 187- (1) Kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde ilaç üreten veya satan kimseye bir yıldan
beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası verilir.
(2) Bu suçun tabip veya eczacı tarafından ya da resmi izne dayalı olarak yürütülen bir meslek ve sanatın icrası
kapsamında işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti(2)
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden
kişi, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(2)
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu
ülkede yapılan yargılama sonucunda hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis
ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.(1)(2) (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Ancak, uyuşturucu veya
uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan
az olamaz.
_________________________
(1) Bu fıkralarda geçen "nakleden" ibaresinden önce gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, "sevk
eden," ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 66 ncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “on yıldan az olmamak üzere”
ibaresi “yirmi yıldan otuz yıla kadar” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “beş yıldan onbeş yıla kadar” ibaresi “on yıldan az
olmamak üzere” ve yedinci fıkrasında yer alan “dört” ibaresi “sekiz” şeklinde değiştirilmiştir.
9012
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11 md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin eroin,
kokain, morfin, sentetik kannabinoid ve türevleri veya bazmorfin olması,
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla
toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen
sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu
veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle:
29/6/2005 – 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden,
nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.(1)(2)
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe,
hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Madde 189- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde
işlenmesi halinde, tüzel kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma(3)
Madde 190- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren,
Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(3)
_________________________
(1) Bu fıkralarda geçen "nakleden" ibaresinden önce gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle, "sevk
eden," ibaresi eklenmiş ve metne işlenmiştir.
(2) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 66 ncı maddesiyle, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan “on yıldan az olmamak üzere”
ibaresi “yirmi yıldan otuz yıla kadar” şeklinde, üçüncü fıkrasında yer alan “beş yıldan onbeş yıla kadar” ibaresi “on yıldan az
olmamak üzere” ve yedinci fıkrasında yer alan “dört” ibaresi “sekiz” şeklinde değiştirilmiştir.
(3) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iki yıldan beş”
ibareleri “beş yıldan on” şeklinde değiştirilmiştir.
9012-1
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan on
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.(1)(2)
(3) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe,
hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.(1)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanmak (3)
Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya
uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun
davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre
Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri
verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi
veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir
soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
__________________________
(1) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 67 nci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “iki yıldan beş”
ibareleri “beş yıldan on” şeklinde değiştirilmiştir.
(2) 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, bu maddenin ikinci fıkrası üçüncü fıkra, üçüncü fıkrası ise ikinci fıkra
olarak değiştirilmiştir.
(3) Bu maddenin başlığı “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” iken, 18/6/2014
tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 68 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
9012-2
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği
iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal
etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması
hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının
ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri
uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi,
eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel
veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
9013
Etkin pişmanlık
Madde 192- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği
yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar
tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların
yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının
yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı
indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın
almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara başvurarak tedavi
ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.
Zehirli madde imal ve ticareti
Madde 193- (1) İçeriğinde zehir bulunan ve üretilmesi, bulundurulması veya satılması izne bağlı olan maddeyi izinsiz
olarak üreten, bulunduran, satan veya nakleden kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Sağlık için tehlikeli madde temini
Madde 194- (1) Sağlık için tehlike oluşturabilecek maddeleri çocuklara, akıl hastalarına veya uçucu madde
kullananlara veren veya tüketimine sunan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma
Madde 195- (1) Bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış veya bu hastalıklardan ölmüş kimsenin bulunduğu yerin
karantina altına alınmasına dair yetkili makamlarca alınan tedbirlere uymayan kişi, iki aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Usulsüz ölü gömülmesi
Madde 196- (1) Ölü gömülmesine ayrılan yerlerden başka yerlere ölü gömen veya gömdüren kişi, altı aya kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Kamu Güvenine Karşı Suçlar
Parada sahtecilik
Madde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye
sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
9014
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
Paraya eşit sayılan değerler
Madde 198- (1) Devlet tarafından ihraç edilip de hamiline yazılı bonolar, hisse senetleri, tahviller ve kuponlar, yetkili
kurumlar tarafından çıkarılmış olup da kanunen tedavül eden senetler, tahviller ve evrak ile milli ziynet altınları, para
hükmündedir.
Kıymetli damgada sahtecilik
Madde 199- (1) Kıymetli damgayı sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan
kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte olarak üretilmiş kıymetli damgayı bilerek kabul eden kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası
ile cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği kıymetli damgayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, bir aydan altı aya
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(4) Damgalı kağıtlar, damga ve posta pulları ve muayyen bir miktar vergi veya harcın ödendiğini belgelemek
amacıyla kullanılan pullar, kıymetli damga sayılır.
Para ve kıymetli damgaları yapmaya yarayan araçlar
Madde 200- (1) Paralarla kıymetli damgaların üretiminde kullanılan alet veya malzemeyi izinsiz olarak üreten,
ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve adlî para
cezası ile cezalandırılır.
Etkin pişmanlık
Madde 201- (1) Sahte olarak para veya kıymetli damga üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul
eden kişi, bu para veya kıymetli damgaları tedavüle koymadan ve resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer
suç ortaklarını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli damgaların üretildiği veya saklandığı yerleri merciine haber
verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli damgaların ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Sahte para veya kıymetli damga üretiminde kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan,
satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç
ortaklarını ve bu malzemenin üretildiği veya saklandığı yerleri ilgili makama haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının
yakalanmasını ve bu malzemenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
Mühürde sahtecilik
Madde 202- (1) Cumhurbaşkanlığı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından kullanılan
mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kamu kurum ve kuruluşlarınca veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca kullanılan onaylayıcı veya
belgeleyici mührü sahte olarak üreten veya kullanan kişi, bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Mühür bozma
Madde 203- (1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen
korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar
hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
9015
Resmi belgede sahtecilik
Madde 204- (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde
değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi
başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu
görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde,
verilecek ceza yarısı oranında artırılır.
Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Madde 205- (1) Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan
Madde 206- (1) Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç
aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Özel belgede sahtecilik
Madde 207- (1) Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde
değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir sahte özel belgeyi bu özelliğini bilerek kullanan kişi de yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
Özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
MADDE 208. - (1) Gerçek bir özel belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
Açığa imzanın kötüye kullanılması
Madde 209- (1) Belirli bir tarzda doldurulup kullanılmak üzere kendisine teslim olunan imzalı ve kısmen veya
tamamen boş bir kağıdı, verilme nedeninden farklı bir şekilde dolduran kişi, şikayet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) İmzalı ve kısmen veya tamamen boş bir kağıdı hukuka aykırı olarak ele geçirip veya elde bulundurup da hukuki
sonuç doğuracak şekilde dolduran kişi, belgede sahtecilik hükümlerine göre cezalandırılır.
Resmi belge hükmünde belgeler
Madde 210- (1) Özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil
eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Gerçeğe aykırı belge düzenleyen tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire veya diğer sağlık mesleği mensubu, üç
aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Düzenlenen belgenin kişiye haksız bir menfaat sağlaması ya da kamunun
veya kişilerin zararına bir sonuç doğurucu nitelik taşıması halinde, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre cezaya
hükmolunur.
9016
Daha az cezayı gerektiren hal Madde 211- (1) Bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla belgede
sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, verilecek ceza, yarısı oranında indirilir. İçtima Madde 212- (1) Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem
sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.
BEŞİNCİ BÖLÜM Kamu Barışına Karşı Suçlar
Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit Madde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cinsel
dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar artırılabilir. Suç işlemeye tahrik Madde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan
yirmidört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır. Suçu ve suçluyu övme (1)
Madde 215- (1) İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama Madde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini,
diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kanunlara uymamaya tahrik Madde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması
halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ortak hüküm Madde 218- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/25 md.) Yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların basın ve yayın
yoluyla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar artırılır. Ancak, haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. ––––––––––––––––
(1) 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle, bu maddede yer alan “kimse,” ibaresinden sonra gelmek üzere “bu
nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde,” ibaresi eklenmiştir.
9017
Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma
Madde 219- (1) İmam, hatip, vaiz, rahip, haham gibi dini reislerden biri vazifesini ifa sırasında alenen hükümet
idaresini ve Devlet kanunlarını ve hükümet icraatını takbih ve tezyif ederse bir aydan bir seneye kadar hapis ve adlî para
cezası ile cezalandırılır veya bunlardan birine hükmolunabilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada gösterilen kimselerden biri işbu sıfattan bilistifade hükümetin idaresini ve kanun ve nizam ve
emirleri ve dairelerden birine ait olan vazife ve salahiyeti takbih ve tezyife veya halkı kanunlara yahut hükümet emirlerini
icraya veya memuru memuriyetinin vazifesi icabına karşı itaatsizliğe tahrik ve teşvik edecek olursa üç aydan iki seneye kadar
hapse ve adlî para cezası ve müebbeden veya muvakkaten bilfiil o vazifeyi icradan ve onun menfaat ve aidatını almaktan
memnuiyetine hükmolunur.
(3) Kendi sıfatlarından istifade ederek kanuna göre kazanılmış olan haklara muhalif iş ve sözlerde bulunmaya, bir
kimseyi icbar ve ikna eden din reis ve memurları hakkında dahi baladaki fıkrada yazılı ceza tertip olunur.
(4) Bunlardan biri dini sıfatından istifade ederek, birinci fıkrada yazılı fiillerden başka bir cürüm işlerse altıda bir
miktarı çoğaltılmak şartıyla o cürüm için kanunda yazılı olan ceza ile mahkûm olur.
(5) Şu kadar ki kanun işbu sıfatı esasen nazarıitibara almış ise cezayı çoğaltmaya mahal yoktur.
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
Madde 220- (1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip
bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.
(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Örgütün silahlı olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.
(4) Örgütün faaliyeti çerçevesinde suç işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı da cezaya hükmolunur.
(5) Örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır.
(6) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye
olmak suçundan da cezalandırılır. Örgüte üye olmak suçundan dolayı verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.(Ek cümle:
11/4/2013-6459/11 md.) Bu fıkra hükmü sadece silahlı örgütler hakkında uygulanır.
(7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve
isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın
niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir.
(8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere
başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun
basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (1)
––––––––––––
(1) 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı Kanunun 11 inci maddesiyle, bu fıkrada yer alan “veya amacının” ibaresi “cebir, şiddet veya tehdit
içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde” şeklinde değiştirilmiştir.
9018
Etkin pişmanlık
Madde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı
doğrultusunda suç işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya
yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak
örgütten ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık
duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç
işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti
çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan
dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek
cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır.(1)
(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur.
Denetimli serbestlik tedbirinin süresi üç yıla kadar uzatılabilir.
(6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.
Şapka ve Türk harfleri
Madde 222- (Mülga: 2/3/2014-6529/16 md.)
ALTINCI BÖLÜM
Ulaşım Araçlarına veya Sabit Platformlara Karşı Suçlar
Ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması
Madde 223- (1) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla kara ulaşım aracının hareket
etmesini engelleyen, bu aracı hareket halinde iken durduran veya gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, bir yıldan
üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun konusunun deniz veya demiryolu ulaşım aracı olması halinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına
hükmolunur.
(3) Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla hava ulaşım aracının hareket etmesini
engelleyen veya bu aracı gitmekte olduğu yerden başka yere götüren kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(4) Bu suçların işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(5) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgedeki sabit platformların işgali
Madde 224- (1) Kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgede kurulmuş sabit bir platformu cebir veya tehdit
kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla ele geçiren, zapteden veya kontrolü altına alan kişi, beş yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
______________________
(1) Bu fıkrada geçen "örgüte üye olan" ibaresinden sonra gelmek üzere, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 26 ncı maddesiyle "ya
da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden" ibaresi eklenmiştir.
9019
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında kişilerin hürriyetinin tahdit edilmesi dolayısıyla ayrıca cezaya hükmolunur.
(3) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
YEDİNCİ BÖLÜM
Genel Ahlaka Karşı Suçlar
Hayasızca hareketler
Madde 225- (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Müstehcenlik
Madde 226- (1) a) Bir çocuğa müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri veren ya da bunların içeriğini
gösteren, okuyan, okutan veya dinleten,
b) Bunların içeriklerini çocukların girebileceği veya görebileceği yerlerde ya da alenen gösteren, görülebilecek
şekilde sergileyen, okuyan, okutan, söyleyen, söyleten,
c) Bu ürünleri, içeriğine vakıf olunabilecek şekilde satışa veya kiraya arz eden,
d) Bu ürünleri, bunların satışına mahsus alışveriş yerleri dışında, satışa arz eden, satan veya kiraya veren,
e) Bu ürünleri, sair mal veya hizmet satışları yanında veya dolayısıyla bedelsiz olarak veren veya dağıtan,
f) Bu ürünlerin reklamını yapan,
Kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık eden kişi
altı aydan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin üretiminde çocukları kullanan kişi, beş yıldan on yıla kadar
hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan,
nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel
davranışlara ilişkin yazı, ses veya görüntüleri içeren ürünleri üreten, ülkeye sokan, satışa arz eden, satan, nakleden,
depolayan, başkalarının kullanımına sunan veya bulunduran kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(5) Üç ve dördüncü fıkralardaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık
eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(6) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(7) Bu madde hükümleri, bilimsel eserlerle; üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla,
sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz.
9020
Fuhuş
Madde 227- (1) Çocuğu fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran, bu maksatla tedarik eden veya barındıran ya
da çocuğun fuhşuna aracılık eden kişi, dört yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
Bu suçun işlenişine yönelik hazırlık hareketleri de tamamlanmış suç gibi cezalandırılır.
(2) Bir kimseyi fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişi,
iki yıldan dört yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Fuhşa sürüklenen kişinin kazancından
yararlanılarak kısmen veya tamamen geçimin sağlanması, fuhşa teşvik sayılır.
(3) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
(4) Cebir veya tehdit kullanarak, hile ile ya da çaresizliğinden yararlanarak bir kimseyi fuhşa sevk eden veya fuhuş
yapmasını sağlayan kişi hakkında yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.
(5) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların eş, üstsoy, kayın üstsoy, kardeş, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici,
bakıcı, koruma ve gözetim yükümlülüğü bulunan diğer kişiler tarafından ya da kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı
nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(6) Bu suçların, suç işlemek amacıyla teşkil edilmiş örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(7) Bu suçlardan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(8) Fuhşa sürüklenen kişi, tedaviye veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir. (1)
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama
Madde 228- (1) Kumar oynanması için yer ve imkan sağlayan kişi, bir yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde, verilecek ceza bir katı oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(4) Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve kar ve zararın talihe bağlı olduğu
oyunlardır.
Dilencilik
Madde 229- (1) Çocukları, beden veya ruh bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri
dilencilikte araç olarak kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımları ya da eş tarafından işlenmesi halinde verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(3) Bu suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
–––––––––––––––––––––––
(1) Bu fıkrada yer alan “ tedavi veya terapiye tabi tutulur.” ibaresi, 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun 9 uncu maddesiyle "tedaviye
veya psikolojik terapiye tâbi tutulabilir." Şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
9021
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Aile Düzenine Karşı Suçlar
Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören
Madde 230- (1) Evli olmasına rağmen, başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası
ile cezalandırılır.
(2) Kendisi evli olmamakla birlikte, evli olduğunu bildiği bir kimse ile evlilik işlemi yaptıran kişi de yukarıdaki fıkra
hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Gerçek kimliğini saklamak suretiyle bir başkasıyla evlenme işlemi yaptıran kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçlardan dolayı zamanaşımı, evlenmenin iptali kararının kesinleştiği tarihten
itibaren işlemeye başlar.
(5) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.: 2015/51 sayılı Kararı ile.)
(6) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 27/5/2015 tarihli ve E.: 2014/36, K.: 2015/51 sayılı Kararı ile.)
Çocuğun soybağını değiştirme
Madde 231- (1) Bir çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, sağlık kurumundaki bir çocuğun başka bir çocukla karışmasına neden
olan kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kötü muamele
Madde 232- (1) Aynı konutta birlikte yaşadığı kişilerden birine karşı kötü muamelede bulunan kimse, iki aydan bir
yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İdaresi altında bulunan veya büyütmek, okutmak, bakmak, muhafaza etmek veya bir meslek veya sanat
öğretmekle yükümlü olduğu kişi üzerinde, sahibi bulunduğu terbiye hakkından doğan disiplin yetkisini kötüye kullanan
kişiye, bir yıla kadar hapis cezası verilir.
Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali
Madde 233- (1) Aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi,
şikayet üzerine, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli
olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Velayet hakları kaldırılmış olsa da, itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur
kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır
şekilde tehlikeye sokan ana veya baba, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması
Madde 234- (1) Velayet yetkisi elinden alınmış olan ana veya babanın ya da üçüncü derece dahil kan hısmının, onaltı
yaşını bitirmemiş bir çocuğu veli, vasi veya bakım ve gözetimi altında bulunan kimsenin yanından cebir veya tehdit
kullanmaksızın kaçırması veya alıkoyması halinde, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
9022
(2) Fiil cebir veya tehdit kullanılarak işlenmiş ya da çocuk henüz oniki yaşını bitirmemiş ise ceza bir katı oranında artırılır.
(3) (Ek: 6/12/2006 – 5560/10 md.) Kanunî temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuğu, rızasıyla da olsa, ailesini
veya yetkili makamları durumdan haberdar etmeksizin yanında tutan kişi, şikâyet üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Ekonomi, Sanayi ve Ticarete İlişkin Suçlar
İhaleye fesat karıştırma
Madde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya
satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır:
a) Hileli davranışlarla;
1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek,
2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak,
3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı
bırakmak,
4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak.
b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını
sağlamak.
c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip
olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek.
d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma
yapmaları.
(3) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) İhaleye fesat karıştırma suçunun;
a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama
veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya
hükmolunur.
b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde
belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre
cezalandırılırlar.
(5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle
kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal
veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması halinde de uygulanır.
Edimin ifasına fesat karıştırma
Madde 236- (1) Kamu kurum veya kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bunların iştirakiyle kurulmuş
şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler ya da kooperatiflere karşı taahhüt altına girilen
edimin ifasına fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
9023
(2) Aşağıdaki fiillerin hileli olarak yapılması halinde, edimin ifasına fesat karıştırılmış sayılır:
a) İhale kararında veya sözleşmede evsafı belirtilen maldan başka bir malın teslim veya kabul edilmesi.
b) İhale kararında veya sözleşmede belirtilen miktardan eksik malın teslim veya kabul edilmesi.
c) Edimin ihale kararında veya sözleşmede belirtilen sürede ifa edilmemesine rağmen, süresinde ifa edilmiş gibi kabul
edilmesi.
d) Yapım ihalelerinde eserin veya kullanılan malzemenin şartname veya sözleşmesinde belirlenen şartlara, miktar
veya niteliklere uygun olmamasına rağmen kabul edilmesi.
e) Hizmet niteliğindeki edimin, ihale kararında veya sözleşmede belirtilen şartlara göre verilmemesine veya eksik
verilmesine rağmen verilmiş gibi kabul edilmesi.
(3) Edimin ifasına fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç
hükmüne göre cezalandırılırlar.
Fiyatları etkileme
Madde 237- (1) İşçi ücretlerinin veya besin veya malların değerlerinin artıp eksilmesi sonucunu doğurabilecek bir
şekilde ve bu maksatla yalan haber veya havadis yayan veya sair hileli yollara başvuran kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis
ve adlî para cezası verilir.
(2) Fiil sonucu besin veya malların değerleri veya işçi ücretleri artıp eksildiği takdirde ceza üçte biri oranında artırılır.
(3) Fail, ruhsatlı simsar veya borsa tellalı ise ceza ayrıca sekizde bir oranında artırılır.
Kamuya gerekli şeylerin yokluğuna neden olma
Madde 238- (1) Taahhüt ettiği işi yerine getirmeyerek, kamu kurum ve kuruluşları veya kamu hizmeti veya genel bir
felaketin önlenmesi için zorunlu eşya veya besinlerin ortadan kalkmasına veya önemli ölçüde azalmasına neden olan kimseye
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
Ticarî sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması
Madde 239- (1) Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vakıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı
niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve
beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından
yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi halinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur.
(2) Birinci fıkra hükümleri, fenni keşif ve buluşları veya sınai uygulamaya ilişkin bilgiler hakkında da uygulanır.
(3) Bu sırlar, Türkiye'de oturmayan bir yabancıya veya onun memurlarına açıklandığı takdirde, faile verilecek ceza
üçte biri oranında artırılır. Bu halde şikayet koşulu aranmaz.
(4) Cebir veya tehdit kullanarak bir kimseyi bu madde kapsamına giren bilgi veya belgeleri açıklamaya mecbur kılan
kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Mal veya hizmet satımından kaçınma
Madde 240- (1) Belli bir mal veya hizmeti satmaktan kaçınarak kamu için acil bir ihtiyacın ortaya çıkmasına neden
olan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
9024
Tefecilik
Madde 241- (1) Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Madde 242- (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara
özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
ONUNCU BÖLÜM
Bilişim Alanında Suçlar
Bilişim sistemine girme
Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye
bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.
(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranına kadar indirilir.
(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme
Madde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka
bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde,
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar
sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.)
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin
veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar
sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul
eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına
yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
Zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin
etkin pişmanlık hükümleri uygulanır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Madde 246- (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara
özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
9025
DÖRDÜNCÜ KISIM
Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler
BİRİNCİ BÖLÜM
Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar
Zimmet
Madde 247- (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu
malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza
yarı oranına kadar indirilebilir.
Etkin pişmanlık
Madde 248- (1) Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın
tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.
(2) Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın
tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde,
verilecek cezanın üçte biri indirilir.
Daha az cezayı gerektiren hal
Madde 249- (1) Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden
yarıya kadar indirilir.
İrtikap
Madde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) (1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle
kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş
yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı
bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu
görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir.
(2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya
başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 2/7/2012-6352/86 md.) İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde
bulundurularak, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
9026
Denetim görevinin ihmali
Madde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi,
işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur.
(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine imkan sağlayan kamu görevlisi, üç
aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Rüşvet
Madde 252- (Değişik: 2/7/2012-6352/87 md.)
(1) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, bir kamu
görevlisine veya göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kişi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya
göstereceği bir başka kişiye menfaat sağlayan kamu görevlisi de birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.
(3) Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(4) Kamu görevlisinin rüşvet talebinde bulunması ve fakat bunun kişi tarafından kabul edilmemesi ya da kişinin
kamu görevlisine menfaat temini konusunda teklif veya vaatte bulunması ve fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul
edilmemesi hâllerinde fail hakkında, birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(5) Rüşvet teklif veya talebinin karşı tarafa iletilmesi, rüşvet anlaşmasının sağlanması veya rüşvetin temini
hususlarında aracılık eden kişi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır.
(6) Rüşvet ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü kişi veya tüzel kişinin menfaati kabul eden
yetkilisi, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak cezalandırılır.
(7) Rüşvet alan veya talebinde bulunan ya da bu konuda anlaşmaya varan kişinin; yargı görevi yapan, hakem,
bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması halinde, verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.
(8) Bu madde hükümleri;
a) Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
b) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş
şirketler,
c) Kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının bünyesinde faaliyet icra
eden vakıflar,
d) Kamu yararına çalışan dernekler,
e) Kooperatifler,
f) Halka açık anonim şirketler,
adına hareket eden kişilere, kamu görevlisi sıfatını taşıyıp taşımadıklarına bakılmaksızın, görevlerinin ifasıyla ilgili
bir işin yapılması veya yapılmaması amacıyla doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi; bu
kişiler tarafından talep veya kabul edilmesi; bunlara aracılık edilmesi; bu ilişki dolayısıyla bir başkasına menfaat temin
edilmesi halinde de uygulanır.
9026-1
(9) Bu madde hükümleri;
a) Yabancı bir devlette seçilmiş veya atanmış olan kamu görevlilerine,
b) Uluslararası veya uluslarüstü mahkemelerde ya da yabancı devlet mahkemelerinde görev yapan hâkimlere, jüri
üyelerine veya diğer görevlilere,
c) Uluslararası veya uluslarüstü parlamento üyelerine,
d) Kamu kurumu ya da kamu işletmeleri de dahil olmak üzere, yabancı bir ülke için kamusal bir faaliyet yürüten
kişilere,
e) Bir hukuki uyuşmazlığın çözümü amacıyla başvurulan tahkim usulü çerçevesinde görevlendirilen vatandaş veya
yabancı hakemlere,
f) Uluslararası bir anlaşmaya dayalı olarak kurulan uluslararası veya uluslarüstüörgütlerin görevlilerine veya
temsilcilerine,
görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması ya da uluslararası ticari işlemler nedeniyle bir işin
veya haksız bir yararın elde edilmesi yahut muhafazası amacıyla; doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, menfaat temin, teklif
veya vaat edilmesi ya da bunlar tarafından talep veya kabul edilmesi halinde de uygulanır.
(10) Dokuzuncu fıkra kapsamına giren rüşvet suçunun yurt dışında yabancı tarafından işlenmekle birlikte;
a) Türkiye’nin,
b) Türkiye’deki bir kamu kurumunun,
c) Türk kanunlarına göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisinin,
d) Türk vatandaşının,
tarafı olduğu bir uyuşmazlık ya da bu kurum veya kişilerle ilgili bir işlemin yapılması veya yapılmaması için
işlenmesi halinde, rüşvet veren, teklif veya vaat eden; rüşvet alan, talep eden, teklif veya vaadini kabul eden; bunlara aracılık
eden; rüşvet ilişkisi dolayısıyla kendisine menfaat temin edilen kişiler hakkında, Türkiye’de bulundukları takdirde, resen
soruşturma ve kovuşturma yapılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Madde 253- (1) Rüşvet suçunun işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara
özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Etkin pişmanlık
Madde 254- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet alan kişinin, durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce,
rüşvet konusu şeyi soruşturmaya yetkili makamlara aynen teslim etmesi halinde, hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya
hükmolunmaz. Rüşvet alma konusunda başkasıyla anlaşan kamu görevlisinin durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce
durumu yetkili makamlara haber vermesi halinde de hakkında bu suçtan dolayı cezaya hükmolunmaz.
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet veren veya bu konuda kamu görevlisiyle anlaşmaya varan kişinin,
durum resmi makamlarca öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde,
hakkında rüşvet suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz.
9026-2
(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/88 md.) Rüşvet suçuna iştirak eden diğer kişilerin, durum resmi makamlarca
öğrenilmeden önce, pişmanlık duyarak durumdan yetkili makamları haberdar etmesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı
cezaya hükmolunmaz.
(4) (Ek: 26/6/2009 – 5918/4 md.) Bu madde hükümleri, yabancı kamu görevlilerine rüşvet veren kişilere
uygulanmaz.
Nüfuz ticareti (1)
Madde 255- (Değişik: 2/7/2012-6352/89 md.)
(1) Kamu görevlisi üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle, haksız bir işin gördürülmesi amacıyla girişimde
bulunması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden kişi, iki yıldan beş yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Kişinin kamu görevlisi olması halinde, verilecek hapis
cezası yarı oranında artırılır. İşinin gördürülmesi karşılığında veya gördürüleceği beklentisiyle menfaat sağlayan kişi ise, bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Menfaat temini konusunda anlaşmaya varılması halinde dahi, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(3) Birinci fıkrada belirtilen amaç doğrultusunda menfaat talebinde bulunulması ve fakat bunun kabul edilmemesi ya
da menfaat teklif veya vaadinde bulunulması ve fakat bunun kabul edilmemesi hallerinde, birinci fıkra hükmüne göre
verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(4) Nüfuz ticareti suçuna aracılık eden kişi, müşterek fail olarak, birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.
(5) Nüfuz ticareti ilişkisinde dolaylı olarak kendisine menfaat sağlanan üçüncü gerçek kişi veya tüzel kişinin menfaati
kabul eden yetkilileri, müşterek fail olarak, birinci fıkrada belirtilen ceza ile cezalandırılır.
(6) İşin gördürülmesi amacıyla girişimde bulunmanın müstakil bir suç oluşturduğu hallerde kişiler ayrıca bu suç
nedeniyle cezalandırılır.
(7) Bu madde hükümleri, 252 nci maddenin dokuzuncu fıkrasında sayılan kişiler üzerinde nüfuz ticareti yapılması
halinde de uygulanır. Bu kişiler hakkında, Türkiye’de bulunmaları halinde, vatandaş veya yabancı olduklarına bakılmaksızın,
resen soruşturma ve kovuşturma yapılır.
Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması
Madde 256- (1) Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin
gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması halinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
–––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama” iken, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 89 uncu maddesiyle metne
işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
9027
Görevi kötüye kullanma (1)
Madde 257- (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek
suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu
görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme
göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu
görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Göreve ilişkin sırrın açıklanması
Madde 258- (1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken
belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi
edinmesini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten sonra, birinci fıkrada yazılı fiilleri işleyen kimseye de aynı ceza verilir.
Kamu görevlisinin ticareti
Madde 259- (1) Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan
kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin terki veya yapılmaması
Madde 260- (1) Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini
geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar
hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması halinde cezaya hükmolunmaz.
(2) Kamu görevlilerinin mesleki ve sosyal hakları ile ilgili olarak, hizmeti aksatmayacak biçimde, geçici ve kısa süreli
iş bırakmaları veya yavaşlatmaları halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza da verilmeyebilir.
Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf
Madde 261- (1) İlgili kanunlarda belirlenen koşullara aykırı olduğunu bilerek, kişilerin taşınır veya taşınmaz malları
üzerinde, karşılık ödenmek suretiyle de olsa, zorla tasarrufta bulunan kamu görevlisi, fiil daha ağır cezayı gerektiren bir suç
oluşturmadığı takdirde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
Madde 262- (1) Bir kamu görevini, kanun ve nizamlara aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs eden veya terk emri
kendisine bildirilmiş olduğu halde görevi sürdüren kimseye üç aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
–––––––––––
(1) 8/12/2010 tarihli ve 6086 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, bu maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “kazanç” ibareleri
“menfaat”, birinci fıkrasında yer alan “bir yıldan üç yıla kadar” ibaresi “altı aydan iki yıla kadar”, ikinci fıkrasında yer alan “altı
aydan iki yıla kadar” ibaresi “üç aydan bir yıla kadar” ve üçüncü fıkrasında yer alan “birinci fıkra hükmüne göre” ibaresi “bir yıldan üç
yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile” şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
9028
Kanuna aykırı eğitim kurumu
Madde 263 – (Mülga – 17/4/2013-6460/13 md.)
Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma
Madde 264- (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmi elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve
başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki
fıkrada belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur.
Görevi yaptırmamak için direnme
Madde 265- (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı
aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak
işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi
durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma
Madde 266- (1) Görevi gereği olarak elinde bulundurduğu araç ve gereçleri bir suçun işlenmesi sırasında kullanan
kamu görevlisi hakkında, ilgili suçun tanımında kamu görevlisi sıfatı esasen göz önünde bulundurulmamış ise, verilecek ceza
üçte biri oranında artırılır.
İKİNCİ BÖLÜM
Adliyeye Karşı Suçlar
İftira
Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği
halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye
hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş
mağdurun aleyhine olarak bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
9029
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…) (1) hükmolunur. (1)
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin 17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.) (2)
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar. (9) Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması Madde 268- (1) İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla,
başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.(3)
Etkin pişmanlık Madde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi
halinde, hakkında iftira suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördü indirilir. (2) Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme halinde, iftira suçundan dolayı verilecek cezanın
dörtte üçü indirilir. (3) Etkin pişmanlığın; a) Mağdur hakkında hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi, b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın yarısı, c) Hükmolunan cezanın infazına başlanması halinde, verilecek cezanın üçte biri, İndirilebilir. (4) İftiranın konusunu oluşturan münhasıran idari yaptırım uygulanmasını gerektiren fiil dolayısıyla; a) İdari yaptırıma karar verilmeden önce etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın yarısı, b) İdari yaptırım uygulandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunulması halinde, verilecek cezanın üçte biri, İndirilebilir. (5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/31 md.) Basın ve yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı etkin pişmanlık
hükümlerinden yararlanılabilmesi için, bunun aynı yöntemle yayınlanması gerekir.
________________________
(1) Bu fıkranın “…süreli hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına…” bölümü, Anayasa
Mahkemesi’nin 10/4/2013 tarihli ve E.: 2013/14, K.: 2013/56 sayılı Kararı ile iptal edilmiştir.
(2) Söz konusu Karar Resmi Gazete’de yayımlandığı 17/3/2012 tarihinden başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmiştir.
(3) Bu fıkrada geçen "bu kişiye" ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle "başkasına" olarak değiştirilmiş ve
metne işlenmiştir.
9030
Suç üstlenme
Madde 270- (1) Yetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildiren kimseye iki
yıla kadar hapis cezası verilir. Bu suçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi halinde;
verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir.
Suç uydurma
Madde 271- (1) İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun
delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Yalan tanıklık
Madde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi
veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı
olarak tanıklık yapan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık
yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri
uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden
dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan tanıklık yapan
kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti
halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)(1) hükmolunur.(1)
(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya
göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan
tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler
Madde 273- (1) Kişinin;
a) Kendisinin, üstsoy, altsoy, eş veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir
hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması,
b) Tanıklıktan çekinme hakkı olmasına rağmen, bu hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık
yapması,
Halinde, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
_____________
(1) Anayasa Mahkemesi’nin 14/1/2015 tarihli ve E:2014/116, K:2015/4 sayılı Kararı ile bu bentte yer alan “…süreli hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına…” ibaresi iptal edilmiş olup, söz konusu Karar Resmi
Gazete’de yayımlandığı 29/4/2015 tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmiştir.
9031
(2) Birinci fıkra hükmü, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hallerinde uygulanmaz.
Etkin pişmanlık
Madde 274- (1) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak
nitelikte karar verilmeden veya hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
(2) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında bir hak kısıtlamasını veya yoksunluğunu sonuçlayacak nitelikte karar
verildikten sonra ve fakat hükümden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisinden yarısına kadarı
indirilebilir.
(3) Aleyhine tanıklık yapılan kişi hakkında verilen mahkûmiyet kararı kesinleşmeden önce gerçeğin söylenmesi
halinde, verilecek cezanın yarısından üçte birine kadarı indirilebilir.
Yalan yere yemin
Madde 275- (1) Hukuk davalarında yalan yere yemin eden davacı veya davalıya bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Dava hakkında hüküm verilmeden önce gerçeğin söylenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
(3) Hükmün icraya konulmasından veya kesinleşmesinden önce gerçeğin söylenmesi halinde, verilecek cezanın yarısı
indirilir.
Gerçeğe aykırı bilirkişilik veya tercümanlık
Madde 276- (1) Yargı mercileri veya suçtan dolayı kanunen soruşturma yapmak veya yemin altında tanık dinlemek
yetkisine sahip bulunan kişi veya kurul tarafından görevlendirilen bilirkişinin gerçeğe aykırı mütalaada bulunması halinde,
bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Birinci fıkrada belirtilen kişi veya kurullar tarafından görevlendirilen tercümanın ifade veya belgeleri gerçeğe
aykırı olarak tercüme etmesi halinde, birinci fıkra hükmü uygulanır.
Yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs (1)
Madde 277- (Değişik: 2/7/2012-6352/90md.)
(1) Görülmekte olan bir davada (…)(2) gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek veya bir haksızlık oluşturmak amacıyla,
davanın taraflarından birinin, (…)(2) sanığın, katılanın veya mağdurun lehine veya aleyhine sonuç doğuracak bir karar
vermesi veya bir işlem tesis etmesi ya da beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı
olarak etkilemeye teşebbüs eden kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014-6545/69
md.) Teşebbüs iltimas derecesini geçmediği takdirde verilecek ceza altı aydan iki yıla kadardır.(2)
(2) Birinci fıkradaki suçu oluşturan fiilin başka bir suçu da oluşturması halinde, fikri içtima hükümlerine göre
verilecek ceza yarısına kadar artırılır.
––––––––––––––––––
(1) Bu madde başlığı “Yargı görevi yapanı etkileme” iken, 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunun 90 ıncı maddesiyle metne işlendiği
şekilde değiştirilmiştir.
(2) 18/6/2014 tarihli ve 6545 sayılı Kanunun 69 uncu maddesiyle bu fıkrada yer alan “veya yapılmakta olan bir soruşturmada,” ve “şüpheli
veya” ibareleri madde metninden çıkarılmıştır.
9032
Suçu bildirmeme
Madde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.;
Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.)
(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili
makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Mağdurun onbeşyaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli olan ya da hamileliği
nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı
oranında artırılır.(1)
(4) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak, suçu önleme yükümlülüğünün
varlığı dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi
Madde 279- (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak
öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan
iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi
Madde 280- (1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu
yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler
anlaşılır.
Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
Madde 281- (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen,
değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği
suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez.
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişi hakkında bu
maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
____________ (1) 25/4/2013 tarihli ve 6462 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “özürlü” ibaresi “engelli” olarak değiştirilmiştir.
9032-1
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (1)
Madde 282- (1) (Değişik: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir
suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini, yurt dışına çıkaran veya bunların gayrimeşru kaynağını gizlemek veya meşru bir
yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla, çeşitli işlemlere tâbi tutan kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis
ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 26/6/2009 – 5918/5 md.) Birinci fıkradaki suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, bu suçun konusunu
oluşturan malvarlığı değerini, bu özelliğini bilerek satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullanan kişi iki yıldan beş yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (1)
(3) Bu suçun, kamu görevlisi tarafından veya belli bir meslek sahibi kişi tarafından bu mesleğin icrası sırasında
işlenmesi halinde, verilecek hapis cezası yarı oranında artırılır.
(4) Bu suçun, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza bir
kat artırılır.
(5) Bu suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
(6) Bu suç nedeniyle kovuşturma başlamadan önce suç konusu malvarlığı değerlerinin ele geçirilmesini sağlayan veya
bulunduğu yeri yetkili makamlara haber vererek ele geçirilmesini kolaylaştıran kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç
nedeniyle cezaya hükmolunmaz.
Suçluyu kayırma
Madde 283- (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için
imkan sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
––––––––––––––––––
(1) 26/6/2009 tarihli ve 5918 sayılı Kanunun 5 inci maddesiyle birinci fıkradan sonra gelmek üzere ikinci fıkra eklenmiş ve diğer fıkralar
buna göre teselsül ettirilmiştir.
9032-2
(2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme
Madde 284- (1) Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği halde
yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olan bir suça ilişkin delil ve eserlerin başkaları tarafından saklandığı yeri bildiği halde yetkili makamlara
bildirmeyen kimse, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Bu suçların kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(4) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi halinde, cezaya hükmolunmaz.
Gizliliğin ihlali
Madde 285- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/92 md.)
(1) Soruşturmanın gizliliğini alenen ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile
cezalandırılır. Bu suçun oluşabilmesi için;
a) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğinin açıklanması suretiyle, suçlu sayılmama karinesinden yararlanma
hakkının veya haberleşmenin gizliliğinin ya da özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi,
b) Soruşturma evresinde yapılan işlemin içeriğine ilişkin olarak yapılan açıklamanın maddi gerçeğin ortaya çıkmasını
engellemeye elverişli olması,
gerekir.
(2) Soruşturma evresinde alınan ve soruşturmanın tarafı olan kişilere karşı gizli tutulması gereken kararların ve
bunların gereği olarak yapılan işlemlerin gizliliğini ihlal eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Kanuna göre kapalı yapılması gereken veya kapalı yapılmasına karar verilen duruşmadaki açıklama veya
görüntülerin gizliliğini alenen ihlal eden kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. Ancak, bu suçun oluşması için,
tanığın korunmasına ilişkin olarak alınan gizlilik kararına aykırılık açısından aleniyetin gerçekleşmesi aranmaz.
(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların kamu görevlisi tarafından görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılarak
işlenmesi halinde, ceza yarısına kadar artırılır.
(5) Soruşturma ve kovuşturma evresinde kişilerin suçlu olarak algılanmalarına yol açacak şekilde görüntülerinin
yayınlanması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(6) Soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin haber verme sınırları aşılmaksızın haber konusu yapılması suç
oluşturmaz.
Ses veya görüntülerin kayda alınması
Madde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya
nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
9033
Genital muayene
Madde 287- (1) Yetkili hakim ve savcı kararı olmaksızın, kişiyi genital muayeneye gönderen veya bu muayeneyi
yapan fail hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bulaşıcı hastalıklar dolayısıyla kamu sağlığını korumak amacıyla kanun ve tüzüklerde öngörülen hükümlere
uygun olarak yapılan muayeneler açısından yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz.
Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs
Madde 288- (Değişik: 2/7/2012-6352/93 md.)
(1) Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada, hukuka aykırı bir karar vermesi veya bir
işlem tesis etmesi ya da gerçeğe aykırı beyanda bulunması için, yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı hukuka aykırı
olarak etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişi, elli günden az olmamak üzere adli para cezası ile
cezalandırılır.
Muhafaza görevini kötüye kullanma
Madde 289- (1) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir
nedenle elkonulmuş olan mal üzerinde teslim amacı dışında tasarrufta bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis ve üç bin
güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Kişinin bu malın sahibi olması halinde, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan suçun konusunu oluşturan eşyayı kovuşturma başlamadan önce geri veren veya bunun
mümkün olmaması halinde bedelini ödeyen kişi hakkında verilecek cezaların beşte dördü indirilir.
(3) Muhafaza edilmek üzere kendisine resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle
elkonulmuş olan malın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle kaybolmasına veya bozulmasına neden
olan kişi, adlî para cezası ile cezalandırılır.
(4) Bir suça ilişkin soruşturma veya kovuşturma kapsamında elkonulan eşyayı amacı dışında kullanan kimse, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Resmen teslim olunan mala elkonulması ve bozulması
Madde 290- (1) Hükmen hak sahiplerine teslim edilen taşınmaz mallara tekrar elkoyan kimseye üç aydan bir yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Muhafaza edilmek üzere başkasına resmen teslim olunan rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle
elkonulmuş olan taşınır malın bu kişinin elinden rızası dışında alınması halinde hırsızlık, cebren alınması halinde yağma,
hileyle alınması halinde dolandırıcılık, tahrip edilmesi halinde mala zarar verme suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Kişinin
bu malın sahibi olması halinde, verilecek cezanın yarısından dörtte üçüne kadarı indirilir.
9034
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme
Madde 291- (1) Kendisini, bir hükümlünün veya tutuklunun yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine
giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Hükümlü veya tutuklunun kaçması
Madde 292- (1) Tutukevinden, ceza infaz kurumundan veya gözetimi altında bulunduğu görevlilerin elinden kaçan
tutuklu veya hükümlü hakkında altı aydan bir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) Bu suçun, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçun, silahlı olarak ya da birden çok tutuklu veya hükümlü tarafından birlikte işlenmesi halinde, yukarıdaki
fıkralara göre verilecek ceza bir katına kadar artırılır.
(4) Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten
öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya
hükmolunur.
(5) Bu maddede yazılı hükümler, ceza infaz kurumu dışında çalıştırılan hükümlüler ile hapis cezası adlî para
cezasından çevrilmiş olanlar hakkında da uygulanır.
(6) (Mülga: 29/6/2005 – 5377/33 md.)
9035
Etkin pişmanlık
Madde 293- (1) (...) (1) tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim
olması halinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda
beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi halinde cezada indirim yapılmaz.(1)
Kaçmaya imkan sağlama
Madde 294- (1) Gözaltına alınanın veya tutuklunun kaçmasını sağlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Hükümlünün kaçmasını sağlayan kişi, çekilecek olan hapis cezasının süresine göre iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır. Ancak, hükümlünün cezası;
a) Müebbet hapis cezası ise, beş yıldan sekiz yıla,
b) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ise, sekiz yıldan oniki yıla,
Kadar hapis cezasına hükmolunur.
(3) Bu suçların, cebir veya tehdit kullanılarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.
(4) Kaçması sağlanan kişi sayısının birden fazla olması halinde, bu sayı göz önünde bulundurularak, verilecek ceza
üçte birden bir katına kadar artırılır.
(5) Bu suçların gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişiler tarafından işlenmesi
halinde, verilecek ceza, üçte biri oranında artırılır.
(6) Bu suçların üstsoy, altsoy, eş veya kardeş tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında indirilir.
(7) Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin veya kasten
öldürme suçunun gerçekleşmesi ya da eşyaya zarar verilmesi durumunda, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya
hükmolunur.
(8) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün, muhafaza veya nakli ile görevli kişinin dikkat ve özen
yükümlülüğüne aykırı davranmasından yararlanarak kaçması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
Muhafızın görevini kötüye kullanması
Madde 295- (1) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün muhafaza veya nakli ile görevli kişilerin, görevlerinin
gereklerine aykırı hareket etmeleri halinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
(2) Muhafaza veya nakli ile görevli olan kimse, görevinin gereklerine aykırı olarak gözaltına alınan, tutuklu veya
hükümlünün bulunduğu yerden geçici bir süreyle uzaklaşmasına izin verirse; altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Gözaltına alınan, tutuklu veya hükümlünün bu fırsattan yararlanarak kaçması halinde, kaçmaya kasten imkan
sağlama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
Hükümlü veya tutukluların ayaklanması
Madde 296- (1) Hükümlü veya tutukluların toplu olarak ayaklanması halinde, her biri hakkında altı aydan üç yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur. Hükümlü veya tutuklu sayısının üçten fazla olmaması halinde, bu suçtan dolayı cezaya
hükmedilmez.
(2) Ayaklanma sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümlere göre cezaya
hükmolunur.
_______________________
(1) Bu arada yer alan "Gözaltına alınan," ibaresi, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle madde metninden
çıkarılmıştır.
9036
İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokmak
Madde 297- (1) İnfaz kurumuna veya tutukevine silah, uyuşturucu veya uyarıcı madde veya elektronik haberleşme
aracı sokan veya bulunduran kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun konusunu oluşturan
eşyanın, temin edilmesi veya bulundurulması ayrı bir suç oluşturduğu takdirde; fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek
ceza yarı oranında artırılır.
(2) (İptal: Anayasa Mahkemesinin 7/7/2011 tarihli ve E.:2010/69, K.:2011/116 sayılı Kararı ile.)
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların hükümlü veya tutukluların muhafazasıyla görevli kişiler tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(4) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların konusunu oluşturan eşyayı yanında bulunduran veya kullanan
hükümlü veya tutuklu, bunu kimden ve ne suretle elde ettiği hususunda bilgi verirse, verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Hak kullanımını ve beslenmeyi engelleme
Madde 298- (1) Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutukluların haberleşmelerini,
ziyaretçileriyle görüşmelerini, iyileştirme ve eğitim programları çerçevesinde eğitim ve spor, meslek kazandırma ve işyurdu
çalışmaları ile diğer sosyal ve kültürel faaliyetlere katılmalarını, kurum tabibince muayene ve tedavi edilmelerini, müdafi
veya avukat tayin etmelerini, bunlarla görüşmelerini, mahkemelere veya Cumhuriyet başsavcılıklarına gitmelerini, kurum
görevlileri ile görüşmelerini, salıverilenlerin kurum dışına çıkmalarını her ne suretle olursa olsun engelleyenler, hükümlü ve
tutukluları bu fiillere teşvik edenler, bu yolda talimat verenler, mevzuatın hükümlü ve tutuklulara tanıdığı sair her türlü
görüşme ve temas olanağını engelleyenler, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Hükümlü ve tutukluların beslenmesini engelleyenler hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
Hükümlü ve tutukluların açlık grevine veya ölüm orucuna teşvik veya ikna edilmeleri ya da bu yolda kendilerine talimat
verilmesi de beslenmenin engellenmesi sayılır.
(3) Beslenmenin engellenmesi nedeniyle kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinden biri veya
ölüm meydana gelmiş ise, ayrıca kasten yaralama veya kasten öldürme suçlarına ilişkin hükümlere göre cezaya hükmolunur.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar
Cumhurbaşkanına hakaret
Madde 299- (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/35 md.) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.
(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
9037
Devletin egemenlik alametlerini aşağılama
Madde 300- (1) Türk Bayrağını yırtarak, yakarak veya sair surette ve alenen aşağılayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Anayasada belirlenen beyaz ay yıldızlı al bayrak özelliklerini taşıyan ve Türkiye
Cumhuriyeti Devletinin egemenlik alameti olarak kullanılan her türlü işaret hakkında uygulanır.
(2) İstiklal Marşını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların yabancı bir ülkede bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek
ceza üçte bir oranında artırılır.
Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (1)
Madde 301- (Değişik: 30/4/2008-5759/1 md.)
(1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini
ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
(4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar
Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak
Madde 302- (1) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/36 md.) Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir
devletin egemenliği altına koymaya veya Devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya Devletin
egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya yönelik bir fiil işleyen kimse, ağırlaştırılmış
müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Düşmanla işbirliği yapmak
Madde 303- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile savaş halinde olan devletin ordusunda hizmet kabul eden, düşman
devletin yanında Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı silahlı mücadeleye giren vatandaş, müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Düşman devlet ordusunda herhangi bir komuta görevi üstlenen vatandaş, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Bir ve ikinci fıkralarda tanımlanan suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu
suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
(4) Savaş zamanında düşman devlet toprağında bulunup da bu devlet ordusunda hizmete alınmak mecburiyetinde
kalan vatandaş hakkında, bu nedenle cezaya hükmolunmaz.
–––––––––––––
(1) 30/4/2008 tarihli ve 5759 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle bu madde başlığı “Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını
aşağılama” iken metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir.
9038
Devlete karşı savaşa tahrik
Madde 304- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açması veya hasmane hareketlerde bulunması için
yabancı devlet yetkililerini tahrik eden veya bu amaca yönelik olarak yabancı devlet yetkilileri ile işbirliği yapan kişi, on
yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Mülga ikinci cümle: 29/6/2005 – 5377/37 md.)
(2) Bu madde uygulamasında, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin güvenliğine karşı suç işlemek üzere oluşturulmuş
örgütlerin doğrudan veya dolaylı olarak desteklenmesi, hasmane hareket olarak kabul edilir.
(3) Bu maddede tanımlanan suçun işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Temel millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama(1)
Madde 305- (1) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Temel millî yararlara karşı fiillerde bulunmak maksadıyla
veya bu nedenle, yabancı kişi veya kuruluşlardan doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kendisi veya başkası için maddi
yarar sağlayan vatandaşa ya da Türkiye'de bulunan yabancıya, üç yıldan on yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezası verilir. Yarar sağlayan veya vaat eden kişi hakkında da aynı cezaya hükmolunur.
(2) (Değişik fıkra: 29/6/2005 – 5377/38 md.) Fiilin savaş sırasında işlenmiş olması hâlinde, verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(3) Suç savaş hali dışında işlendiği takdirde, bu nedenle kovuşturma yapılması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
(4) Temel milli yararlar deyiminden; bağımsızlık, toprak bütünlüğü, milli güvenlik ve Cumhuriyetin Anayasada
belirtilen temel nitelikleri anlaşılır.
Yabancı devlet aleyhine asker toplama
Madde 306- (1) Türkiye Devletini savaş tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak şekilde, yetkisiz olarak, yabancı bir
devlete karşı asker toplayan veya diğer hasmane hareketlerde bulunan kimseye beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil sonucu savaş meydana gelirse faile müebbet hapis cezası verilir.
(3) Fiil, sadece yabancı devletle siyasal ilişkileri bozacak veya Türkiye Devleti veya Türk vatandaşlarını misilleme
tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak nitelikte ise faile iki yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
(4) Siyasal ilişki kesilir veya misilleme meydana gelirse üç yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(5) Bu maddede yer alan suçun kovuşturulması Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
(6) Bu madde hükümleri, fiili savaş halinde ülke topraklarının tamamını veya bir kısmını işgal eden yabancı devlet
kuvvetlerine karşı meşru müdafaa amaçlı direniş hareketleri hakkında uygulanmaz.
Askerî tesisleri tahrip ve düşman askerî hareketleri yararına anlaşma
Madde 307- (1) Devletin silahlı kuvvetlerine ait olan veya hizmetine verilmiş bulunan kara, deniz ve hava ulaşım
araçlarını, yolları, müesseseleri, depoları ve diğer askerî tesisleri, bunlar henüz tamamlanmamış bulunsalar bile, kısmen veya
tamamen tahrip eden veya geçici bir süre için olsa bile kullanılmayacak hale getiren kişiye, altı yıldan oniki yıla kadar hapis
cezası verilir.
______________________
(1) Bu maddenin başlığı “Temel milli yararlara karşı hareket” iken, 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanunun 38 inci maddesiyle “Temel
millî yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama” olarak değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
9039
(2) Suçun;
a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin çıkarı için işlenmiş olması,
b) Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş kudret ve yeteneğini veya askerî hareketlerini tehlikeye koymuş olması,
Halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(3) Tahrip veya kullanılamaz hale gelme, birinci fıkrada belirtilen bina, tesis veya eşyayı elinde bulunduran veya
korumak ve gözetlemekle yükümlü olan kimsenin taksiri sonucunda meydana gelmiş veya bu nedenle suçun işlenmesi
kolaylaşmış ise, bu kişi hakkında bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Savaş zamanında Türkiye Devleti zararına olmak üzere, düşman askerî hareketlerini kolaylaştırmak veya Türkiye
Devletinin askerî hareketlerine zarar vermek maksadıyla yabancıyla anlaşan veya anlaşma olmasa da aynı sonuçları meydana
getirmeye yönelik fiilleri işleyen kişiye on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(5) Dördüncü fıkrada tanımlanan fiil sonucunda, düşman askerî hareketleri fiilen kolaylaşmış veya Türk Devletinin
askerî hareketleri zarar görmüş ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
(6) Dört ve beşinci fıkralarda yazılı suçları işleyen kimse ile anlaşan yabancıya da aynı ceza verilir.
(7) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin Türkiye Devleti ile aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet
zararına olarak Türkiye'de işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.
Düşman devlete maddi ve mali yardım
Madde 308- (1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin savaş halinde olduğu devlete, savaşta Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin aleyhine kullanılabilecek her türlü eşyayı karşılıklı veya karşılıksız, doğrudan veya dolaylı olarak veren vatandaş,
beş yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu hüküm, Türkiye'de oturan yabancı hakkında da uygulanır.
(2) Savaş zamanında, düşman devlet yararına yapılan borçlanmalara veya her ne nedenle olursa olsun ödemelere
katılan veya bunlara ilişkin işlemleri kolaylaştıran vatandaşa veya Türkiye'de oturan yabancıya aynı ceza verilir.
(3) Savaştan evvel başlamış olsa bile, birinci fıkrada yazılı haller dışında, nerede bulunursa bulunsun düşman devlet
vatandaşıyla veya düşman devlet topraklarında oturan diğer kimselerle Türkiye Devleti zararına veya düşman devletin savaş
gücüne olumlu etki yapacak nitelikte doğrudan doğruya veya dolaylı olarak ticaret yapan vatandaşa veya Türkiye'de oturan
yabancıya iki yıldan beş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yazılı fiillerin düşman devletle aralarında savaş için ittifak veya iştirak olan devlet yararına
işlenmesi halinde de bu madde hükümleri uygulanır.
9040
BEŞİNCİ BÖLÜM
Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar
Anayasayı ihlal
Madde 309- (1) Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya
veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
(3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine
hükmolunur.
Cumhurbaşkanına suikast ve fiilî saldırı
Madde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu
fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.
(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında
artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza beş yıldan az olamaz.
Yasama organına karşı suç
Madde 311- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük
Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasıyla cezalandırılırlar.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
Hükûmete karşı suç
Madde 312- (1) Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini
yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre
cezaya hükmolunur.
Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silâhlı isyan
Madde 313- (1) Halkı, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı bir isyana tahrik eden kimseye onbeş yıldan
yirmi yıla kadar hapis cezası verilir. İsyan gerçekleştiğinde, tahrik eden kişi hakkında yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetine karşı silahlı isyanı idare eden kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile
cezalandırılır. İsyana katılan diğer kişilere altı yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların, Devletin savaş halinde olmasının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle işlenmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(4) Bir ve ikinci fıkrada tanımlanan suçların işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan
dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur.
9041
Silâhlı örgüt
Madde 314- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran
veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.
Silâh sağlama
Madde 315- (1) Yukarıdaki maddede tanımlanan örgütlerin faaliyetlerinde kullanılmak maksadıyla bunların
amaçlarını bilerek, bu örgütlere üretmek, satın almak veya ülkeye sokmak suretiyle silah temin eden, nakleden veya
depolayan kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Suç için anlaşma
Madde 316- (1) Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçlardan herhangi birini elverişli vasıtalarla
işlemek üzere iki veya daha fazla kişi, maddi olgularla belirlenen bir biçimde anlaşırlarsa, suçların ağırlık derecesine göre üç
yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Amaçlanan suç işlenmeden veya anlaşma dolayısıyla soruşturmaya başlanmadan önce bu ittifaktan çekilenlere
ceza verilmez.
ALTINCI BÖLÜM
Milli Savunmaya Karşı Suçlar
Askerî komutanlıkların gasbı
Madde 317- (1) Kanunen yetkili olmadıkları veya Devlet tarafından memur edilmedikleri halde, bir asker kıtasının
veya donanmasının veya savaş gemisinin veya savaş hava filosunun veya bir kale veya müstahkem mevkiin veya bir askerî
üssün veya tesisin, bir liman veya şehrin komutasını alanlara müebbet hapis cezası verilir.
(2) Kanunen yetkili olmaları veya Devlet tarafından görevlendirilmeleri suretiyle yukarıda gösterilen yerlerin
komutanı bulunanlardan, yetkili makamlarca komutanlığı terk etmeleri için verilen emirlere uymayanlara da aynı ceza verilir.
Halkı askerlikten soğutma
Madde 318- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/13 md.) Askerlik hizmetini yapanları firara sevk edecek veya askerlik
hizmetine katılacak olanları bu hizmeti yapmaktan vazgeçirecek şekilde teşvik veya telkinde bulunanlara altı aydan iki yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, basın ve yayın yolu ile işlenirse ceza yarısı oranında artırılır.
Askerleri itaatsizliğe teşvik
Madde 319- (1) Askerleri veya askerî idareye bağlı olarak görev yapan diğer kişileri kanunlara karşı itaatsizliğe veya
yeminlerini bozmaya veya askerî disiplini veya askerlik hizmetine ilişkin görevlerini ihlale yönelten ve tahrik edenler ile
kanunlara, yeminlere veya disiplin veya diğer görevlere aykırı hareketleri askerler önünde öven veya iyi gördüğünü söyleyen
kimselere, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
9042
(2) Fiil, aleni olarak işlenmişse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, savaş zamanında işlenmiş ise ceza bir katı oranında artırılır.
Yabancı hizmetine asker yazma, yazılma
Madde 320- (1) Hükûmetin izni olmaksızın bir yabancı veya yabancı Devlet hizmetinde veya bunların lehinde
çalışmak üzere Ülke içinde vatandaşlardan asker yazan veya vatandaşları silahlandıran kimseye üç yıldan altı yıla kadar hapis
cezası verilir.
(2) Asker yazılanlar veya silahlandırılanlar arasından asker veya askerlik çağında olanlar varsa ceza üçte biri oranında
artırılır.
(3) Birinci fıkradaki hizmeti kabul eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında emirlere uymama
Madde 321- (1) Savaş zamanında Devletin yetkili makam ve mercilerinin emir veya kararlarına bilerek aykırı
harekette bulunan kimseye bir yıldan altı yıla kadar hapis cezası verilir.
Savaş zamanında yükümlülükler
Madde 322- (1) Savaş zamanında, Devletin silahlı kuvvetlerinin veya halkın ihtiyaçları için Devlet veya bir kamu
kuruluşu veya kamu hizmetleri yapan veya kamu ihtiyaçlarını sağlayan bir kuruluş ile iş yapmak veya eşya vermek üzere
yaptıkları sözleşmedeki yükümlülükleri kısmen veya tamamen yerine getirmeyen kimseye üç yıldan on yıla kadar hapis ve
onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Yükümlülüklerin kısmen veya tamamen yerine getirilmemesi taksirden ileri gelmişse, cezanın dörtte üçüne kadarı
indirilebilir.
(3) Yükümlülüğün kısmen veya tamamen yerine getirilmemesine asıl yükümlüler ile aralarında sözleşme bulunan
aracılar veya bunların temsilcileri neden olmuşsa, bunlar hakkında da aynı cezalar uygulanır.
(4) Savaş zamanında yükümlülüklerin yerine getirilmesinde hile yapan yukarıdaki fıkralarda yazılı kişilere on yıldan
onbeş yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası verilir.
Savaşta yalan haber yayma
Madde 323- (1) Savaş sırasında kamunun endişe ve heyecan duymasına neden olacak veya halkın maneviyatını
sarsacak veya düşman karşısında ülkenin direncini azaltacak şekilde asılsız veya abartılmış veya özel maksada dayalı havadis
veya haber yayan veya nakleden veya temel milli yararlara zarar verebilecek herhangi bir faaliyette bulunan kimseye beş
yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Eğer fiil;
a) Propagandayla,
b) Askerlere yönelik olarak,
c) Bir yabancı ile anlaşma neticesi,
İşlenmişse, verilecek ceza on yıldan yirmi yıla kadar hapistir.
(3) Fiil, düşmanla anlaşma neticesi işlenmişse müebbet hapis cezası verilir.
(4) Savaş zamanında düşman karşısında milletin direncini tehlikeyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı paraların
değerini düşürmeye veya itibarı amme kağıtlarının değeri üzerinde etki yapmaya yönelik hareketlerde bulunan kimseye beş
yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası verilir.
9043
(5) Dördüncü fıkrada yazılı fiil, bir yabancı ile anlaşma sonucu işlenmişse ceza yarısı; düşmanla anlaşma sonucu
işlenmiş ise bir katı oranında artırılır.
Seferberlikle ilgili görevin ihmali
Madde 324- (1) Sulh zamanında seferberlikle ilgili görevlerini ihmal eden veya geciktiren kamu görevlisine altı
aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Düşmandan unvan ve benzeri payeler kabulü
Madde 325- (1) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletten akademik derece veya şeref, unvan, nişan ve diğer
fahri rütbe veya bunlara ait maaş veya başka yararlar kabul eden vatandaşa bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
YEDİNCİ BÖLÜM
Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk
Devletin güvenliğine ilişkin belgeler
Madde 326- (1) Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikaları kısmen veya
tamamen yok eden, tahrip eden veya bunlar üzerinde sahtecilik yapan veya geçici de olsa, bunları tahsis olundukları yerden
başka bir yerde kullanan, hileyle alan veya çalan kimseye sekiz yıldan oniki yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Yukarıdaki yazılı fiiller, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya
askerî hareketlerini tehlikeye koymuş ise müebbet hapis cezası verilir.
Devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme
Madde 327- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması
gereken bilgileri temin eden kimseye üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye koymuşsa müebbet hapis cezası verilir.
Siyasal veya askerî casusluk
Madde 328. - (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibarıyla, gizli kalması
gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye onbeş yıldan yirmi yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Fiil;
a) Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmişse,
b) Savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye
sokmuşsa,
Fail, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
Devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama
Madde 329- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması
gereken bilgileri açıklayan kimseye beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye koymuşsa, faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
9044
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise birinci fıkrada yazılı olan halde, faile altı aydan iki yıla, ikinci
fıkrada yazılı hallerden birinin varlığı halinde ise üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Gizli kalması gereken bilgileri açıklama
Madde 330- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması
gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye müebbet hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Uluslararası casusluk
Madde 331- (1) Yabancı bir devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli
kalması gereken bilgileri, diğer bir yabancı devlet lehine siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden vatandaşa veya
bunu Türkiye'de temin etmiş bulunan yabancıya bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir.
Askerî yasak bölgelere girme
Madde 332- (1) Devletin askerî yararı gereği girilmesi yasaklanmış olan yerlere, gizlice veya hile ile girenlere iki
yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet sırlarından yararlanma, Devlet hizmetlerinde sadakatsizlik
Madde 333- (1) Görevi dolayısıyla öğrendiği ve Devletin güvenliğinin gizli kalmasını gerektirdiği fenni keşif veya
yeni buluşları veya sınai yenilikleri kendisinin veya başkasının yararına kullanan veya kullanılmasını sağlayan kişi, beş
yıldan on yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenir veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş
etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeye sokacak olursa, faile müebbet hapis cezası verilir.
(3) Türkiye Devleti tarafından yabancı bir memlekette Devlete ait belirli bir işi görmek için görevlendirilen kimse, bu
görevi sadakatle yerine getirmediği ve bu fiilden dolayı zarar meydana gelebildiği takdirde faile beş yıldan on yıla kadar
hapis cezası verilir.
(4) Bu maddede tanımlanan suçların işleneceğini haber alıp da bunları zamanında yetkililere ihbar etmeyenlere, suç
teşebbüs derecesinde kalmış olsa bile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri temin
Madde 334- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği
bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış
ise faile beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgilerin casusluk maksadıyla temini
Madde 335- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği
bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla temin eden kimseye sekiz yıldan oniki
yıla kadar hapis cezası verilir.
9045
(2) Fiil, Türkiye ile savaş halinde bulunan bir devletin yararına işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş
etkinliğini veya askerî hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri açıklama
Madde 336- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği
bakımından gizli kalması gereken bilgileri açıklayan kimseye üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeye sokmuş ise faile on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Fiil, failin taksiri sonucu meydana gelmiş ise, birinci fıkrada yazılı olan halde faile altı aydan iki yıla, ikinci
fıkrada yazılı halde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Yasaklanan bilgileri siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklama
Madde 337- (1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği
bakımından gizli kalması gereken bilgileri, siyasal veya askerî casusluk maksadıyla açıklayan kimseye on yıldan onbeş yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Taksir sonucu casusluk fiillerinin işlenmesi
Madde 338- (1) Bu bölümde tanımlanan suçların işlenmesi, ilgili kişilerin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı
davranmaları sonucu mümkün olmuş veya kolaylaşmış ise, taksirle davranan faile altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş sırasında işlenmiş veya Devletin savaş hazırlıklarını veya savaş etkinliğini veya askerî hareketlerini
tehlikeyle karşı karşıya bırakmış ise, taksirle davranan faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
Devlet güvenliği ile ilgili belgeleri elinde bulundurma
Madde 339- (1) Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri veya
yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken hususları elde etmeye yarayan ve
elde bulundurulması için kabul edilebilir bir neden gösterilemeyen belgelerle veya bu nitelikteki herhangi bir şeyle yakalanan
kimseye bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Fiil, savaş zamanında işlenirse faile üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası verilir.
SEKİZİNCİ BÖLÜM
Yabancı Devletlerle Olan İlişkilere Karşı Suçlar
Yabancı devlet başkanına karşı suç
Madde 340- (1) Yabancı devletlerden birinin başkanına karşı bir suç işleyen kişiye verilecek ceza, sekizde biri
oranında artırılır. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
(2) Fiil, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlardan ise, soruşturma ve kovuşturma yabancı devletin
şikayetine bağlıdır.
9046
Yabancı devlet bayrağına karşı hakaret
Madde 341- (1) Resmen çekilmiş olan yabancı devlet bayrağını veya diğer egemenlik alametlerini alenen tahkir eden
kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.
(2) Bu suçtan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması, ilgili devletin şikayetine bağlıdır.
Yabancı devlet temsilcilerine karşı suç
Madde 342- (1) Türkiye Cumhuriyetinde sürekli veya geçici olarak görevlendirilmiş yabancı devlet temsilcileri ile
bunların diplomasi memurları veya uluslararası kuruluşların temsilcileri ile bunların diplomatik ayrıcalık ve bağışıklık
tanınan memurları, kendilerine karşı görevlerinden dolayı işlenen suçlar bakımından, kamu görevlisi kabul edilerek; suç
işleyen kişiler hakkında, bu Kanunun ilgili hükümlerine göre cezaya hükmolunur.
(2) İşlenen suç hakaret ise, soruşturma ve kovuşturma yapılması, mağdurun şikayetine bağlıdır.
Karşılıklılık koşulu
Madde 343- (1) Bu bölümde yazılı hükümlerin uygulanması, karşılıklılık koşuluna bağlıdır.
DOKUZUNCU BÖLÜM
Son Hükümler
Geçici Madde 1 – (Ek: 11/4/2013-6459/14 md.)
(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 235 inci maddesinde yapılan değişiklik sebebiyle görülmekte olan
davalarda görevsizlik kararı verilemez.
Yürürlük
Madde 344- (1) Bu Kanunun;
a) “İmar kirliliğine neden olma” başlıklı 184 üncü maddesi yayımı tarihinde,
b) “Çevrenin kasten kirletilmesi” başlıklı 181 inci maddesinin birinci fıkrası ile “Çevrenin taksirle kirletilmesi”
başlıklı 182 nci maddesinin birinci fıkrası yayımı tarihinden itibaren iki yıl sonra,
c) Diğer hükümleri 1 Haziran 2005 tarihinde, (1)
Yürürlüğe girer.
Yürütme
Madde 345- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
5237 SAYILI KANUNA İŞLENEMEYEN HÜKÜMLER
(1) 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanunun Geçici 1 inci Maddesi:
GEÇİCİ MADDE 1 – Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hükme bağlanmış olmakla beraber henüz
kesinleşmemiş olan dosyalarda, uzlaşma kapsamının genişlediğinden bahisle bozma kararı verilemez.
–––––––––––––––– (1) Bu maddede yer alan "1 Nisan 2005“ ibaresi, 31/3/2005 tarihli ve 5328 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesiyle "1 Haziran 2005“
şeklinde değiştirilmiş ve metne işlenmiştir.
9046-1/9047
5237 SAYILI KANUNA EK VE DEĞİŞİKLİK GETİREN
MEVZUATIN VEYA ANAYASA MAHKEMESİ TARAFINDAN İPTAL EDİLEN HÜKÜMLERİN
YÜRÜRLÜĞE GİRİŞ TARİHİNİ
GÖSTERİR LİSTE
Değiştiren
Kanunun/ İptal
Eden Anayasa
Mahkemesinin
Kararının
Numarası
5237 sayılı Kanunun değişen veya iptal edilen maddeleri Yürürlüğe Giriş Tarihi
5328 59, 62, 85, 86, 87, 88, 90,116, 235, 344 31/3/2005
5378 122 7/7/2005
5377 4, 7, 13, 30, 31, 43, 61, 66, 82, 84, 87, 103, 105, 107, 125, 145,
150, 155, 158, 168, 184, 188, 190, 191, 218, 221, 245, 252,
263, 268, 269, 288, 292, 293, 299, 302, 304, 305 8/7/2005
5560 61,73,80,87,89,142,191,221,227,234,245 ve İşlenemeyen Hüküm 19/12/2006
5739 50 1/3/2008
5759 301 8/5/2008
5841 154 14/3/2009
5918 13, 55, 165, 254, 282 9/7/2009
6008 79 25/7/2010
6086 257 19/12/2010
6217 191 14/4/2011
6352 132, 133, 134, 141, 142, 163, 168, 220, 250, 252, 254, 255,257,
277, 278, 285, 288
5/7/2012
Anayasa
Mahkemesi’nin
17/11/2011 tarihli
ve E.: 2010/115,
K.: 2011/154
sayılı Kararı
267 nci maddenin yedinci fıkrası 17/3/2013
6456 158 18/4/2013
9046-2/9056
Değiştiren Kanunun/
İptal Eden Anayasa
Mahkemesinin
Kararının
Numarası
5237 sayılı Kanunun değişen veya iptal
edilen maddeleri
Yürürlüğe Giriş Tarihi
6459 94, 215, 220, 235, 318, Geçici Madde 1 30/4/2013
6460 263 30/4/2013
6462 122, 278 3/5/2013
Anayasa
Mahkemesi’nin
10/4/2013 tarihli ve
E.: 2013/14, K.:
2013/56 sayılı Kararı
267
10/12/2013 tarihinden
başlayarak altı ay sonra
(10/6/2014)
6526 135, 136, 138 6/3/2014
6529 112, 113, 115, 122, 222 13/3/2014
6545 12, 18, 102, 103, 104, 105, 142, 143, 149,
152, 188, 190, 191, 277
28/6/2014
6638 188, 191 4/4/2015
Anayasa
Mahkemesi’nin
14/1/2015 tarihli ve
E.: 2014/116, K.:
2015/4 sayılı Kararı
272
29/4/2015 tarihinden
başlayarak altı ay sonra
(29/10/2015)
Anayasa
Mahkemesi’nin
27/5/2015 tarihli ve
E.: 2014/36, K.:
2015/51 sayılı Kararı
230 10/6/2015
Anayasa
Mahkemesi’nin
8/10/2015 tarihli ve
E.: 2014/140, K.:
2015/85 sayılı Kararı
53 24/11/2015
Anayasa
Mahkemesi’nin
12/11/2015 tarihli ve
E.: 2015/26, K.:
2015/100 sayılı
Kararı
103
11/12/2015 tarihinden
başlayarak bir yıl sonra
(11/12/2016)
Criminal Code
Law Nr. 5237
Passed On 26.09.2004
(Official Gazette No. 25611 dated 12.10.2004)
FIRST VOLUME
General Provisions
FIRST CHAPTER
Basic Principles, Definitions and Field Of Application
FIRST SECTION
Basic Principles and Definitions
Object of Criminal Code
ARTICLE 1- (1) The object of Criminal Code is to protect the individual rights and freedom , public order and security, state of justice, public health and environment, and communal peace, as well as to discourage commitment of offences. This Law defines the basic principles for criminal responsibility and types of crimes, punishments and security precautions to be taken in this respect.
Legality rule in offences and punishments
ARTICLE 2- (1) A person may neither be punished nor be imposed cautionary judgment for an act which does not explicitly constitute an offence within the definition of the Law. Furthermore, application of punishments and security precautions besides those stipulated in this Law is not allowed.
(2) No criminal punishment may be imposed based on regulatory transactions of the Administration.
(3) Application of provisions of the Laws relating to crimes and punishments by analogy is prohibited. The provisions relating to crimes and punishments may not be interpreted in way to lead to analogy.
Equitable principle
ARTICLE 3- (1) Offender may be subject to a punishment and imposition of security measures in proportion with the grossness of the illegal acts executed by him.
(2) Neither discrimination can be made between the persons in respect of races, language, religion, sects, nationality, color, sex, political tendencies etc. nor a person can be subject to special and different treatment before the laws and courts.
Binding nature of the Law
ARTICLE 4- (1) Ignorance of the criminal laws may not be an excuse.
(2) However, a person who commits an offence through an inevitable mistake due to his ignorance of the law may not be kept criminally responsible from such offence.
Relation with the Special Laws
ARTICLE 5-(1) The general provisions of this Law are applicable also for the offences under the cover of special criminal laws and other legislation relating to criminal punishment.
Definitions
ARTICLE 6- (1) In practice of criminal laws, the terms used herein, shall have the following meanings;
a) Citizen ; Any person who is a Turkish citizen during the commission of an offence;
b) Minor ; Any person not attained the age of eighteen
c) Public Officer; Any person selected or appointed to carry out public duty for a temporary or permanent period.
d) The Judicial Authorities; Members and judges of the Supreme Courts and administrative, and military courts as well as Public Prosecutor and attorneys at law;
e) Night Time; period starting one hour after the sunset and ending one hour before the sunrise;
f) Arms;
1) Fire guns
2) Explosives
3) All kinds of cutting, piercing or injuring instrument used for to attack or defense oneself;
4) Other instruments which are suitable to use in attack or defense although actually not manufactured for this purpose;
5) Burning, corrosive, harmful, suffocating, toxic nuclear, radioactive, chemical and biological substances which cause unrecoverable disease;
g) Press and Broadcast; all kinds of written, visual, audio and electronic means used for public announcements,;
h) Inveterate offender; Any person who commits the same kind of offence within one year or at different times after having been convicted of a heavy offense or any other similar criminal offense which requires imposition of less punishment;
i) Professional Perpetrator; Any person who use to earn money by committing offense in the past;
j) Offender who is a member of a criminal group; Any person who forms or manages a criminal group, or becomes a member of the same, or establishes cooperation with other criminal groups for committing offense.
SECOND SECTION
Field Of Application
In Respect of Time
ARTICLE 7- (1) A person may neither be punishment nor subject to a security measure for an act which does not constitute an offense according to the law in force at the time of commission of the offense. Also, one may neither be punished nor subject to a security measure for an act which does not constitute an offense according to the law which put into force after the commission of the offense. Where a punishment or security precautions of that sort is imposed, its execution and legal consequences are spontaneously abrogated.
(2) Where there are differences between provisions of the law in force at the time of commission of the offense and the provisions of the law subsequently put into force, the law which is in favor of the perpetrator is applied and enforced.
(3) The law in force at the time of conviction is applied in respect of execution of security precautions.
(4) The provisional or permanent laws are continued to be applied for the offenses which are committed during the period when they are in force.
In respect of Location
ARTICLE 8- (1) Turkish laws are applied for the offenses which are committed in Turkey. Where the act constituting an offense is partially or entirely committed in Turkey, or the result is obtained in Turkey, the offense is assumed to have been committed in Turkey.
(2) If the offense is committed;
a) in the Turkish territory, or airspace and Turkish territorial waters,
b) in open seas and the space extending above these waters, and in/by the Turkish vessels and airplanes,
c) in/by Turkish war ships and aircrafts,
d) in the stationary platforms exclusively constructed in the territorial boundaries of Turkey or in industrial zones,
then this offense is assumed to have been committed in Turkey.
Conviction in a Foreign Country
ARTICLE 9-(1) A person who is convicted in a foreign country for an offense committed in Turkey is subject to retrial in Turkey.
Offences Committed During Performance of A Duty
ARTICLE 10- (1) A new trail can be filed in Turkey for a person who commits an offense in a foreign country while performing an official duty in the name of Turkey even if he is convicted in a foreign country due to execution of such act.
Offences Committed By the Citizens
ARTICLE 11- (1) If a Turkish citizen, excluding the offences listed in Article 13, commits an offence in a foreign country which requires punishment with a minimum limit of less than one year imprisonment according to the Turkish laws, and if the offender is found in Turkey, then he is punished according to the Turkish laws provided that he is not convicted in the said foreign country for the same offense and there is possibility to proceed a trial in Turkey.
(2) Where the offence requires a punishment with a minimum limit of less than one year imprisonment, the trial is filed only upon rise of complaint by the injured party or the foreign country. In such case, the complaint has to be brought within six months as of the date of entry of the citizen into Turkey.
Offences Committed By the Foreigners
ARTICLE 12-(1) If a foreigner, excluding the offences listed in Article 13, commits an offence in a foreign country causing injury to Turkey, which requires a punishment with a minimum limit of less than one year imprisonment, and if the offender is found in Turkey, then he is punished according to the Turkish laws. However, the trial is filed upon request of the Ministry of Justice.
(2) If the offence mentioned in the afore subsection is committed with the intension of causing injury to a Turkish citizen or a legal entity incorporated according to the Turkish laws and subject to special law, and if the offender is found in Turkey, then the perpetrator is punished according to the Turkish Laws upon complained of the injured party provided that that he is not convicted in the said foreign country for the same offense.
(3) If the aggrieved party is a foreigner, he is tried upon request of the Ministry of Justice in case of existence of the following conditions;
a) Where the offence requires punishment with a minimum limit of less than three years imprisonment according to the Turkish Laws;
b) Where there is no extradition agreement or the demand of extradition is rejected by the nation where the crime is committed or the person accused of a crime holds citizenship.
(4) A foreigner who is convicted of an offence in a foreign country within the scope of first subsection, or the action filed against him is extinguished or the punishment is abated, or the offence committed is not qualified for the prosecution, then a new trial can be filed in Turkey upon request of the Ministry of Justice.
Other Offences
ARTICLE 13- (1) The Turkish laws are applied in case of commitment of following offences by the citizens or foreigners in a foreign country;
a) Offences listed under Second Chapter of Second Volume.
b) Offences listed under Third, Fourth, Fifth, Sixth, Seventh and Eighth Sections in the Fourth Chapter of Second Volume.
c) Torture (Clauses 94,95)
d) Intentional environmental pollution (Clause 181)
e) Production and trading of habit-forming drugs or excitant substances (Clause 188), encouragement of use of habit- forming drugs or excitant substances (Clause 190).
f) Counterfeiting money (Clause 197), manufacturing and trading of instruments used in production of money and valuable seals/stamps.
g) Whoredom (Clause 227)
h) Bribery (Clause 252)
i) Confiscation or hijacking of aircraft, vehicles or vessels (Clause 223, subsections 2 and 3), or offences committed with the intention to give damage to these properties (Clause 152).
(2) A trial can be filed in Turkey upon request of the Ministry of Justice even if the offender is convicted or acquitted of an offense defined in paragraphs (a) and (b) of the first subsection.
Investigation in Alternative Punishments
ARTICLE 14 -(1) No investigation or prosecution is started if it is allowed to choose either punishment of imprisonment or administrative fine as noted in articles 11 and 12.
Quantification Of Punishment Subject To Investigation
ARTICLE 15 - (1) In cases where it is deemed necessary to carry out investigation to quantify the punishment, the minimum limit of legitimate aggravation and maximum limit of legitimate extenuation should be considered during the calculations.
Deduction of Punishment
ARTICLE 16 -(1) No matter where the offence is committed, the period lapsed under observation, detention or conviction is deducted from the punishment to be given for the same offense in Turkey.
Disqualification from Certain Rights
ARTICLE 17-(1) Under the above-mentioned circumstances, if a judgment given by a foreign court seeks disqualification of a certain right according to Turkish Laws, then the court, upon demand of the Public Prosecutor, may decide recognition of legal consequences of this judgment in Turkey as long as it is not contrary to the Turkish judicial system.
Extradition
ARTICLE 18-(1) A foreigner accused or convicted of a crime committed in a country may be returned to his country upon demand for prosecution or execution of the punishment. However, the demand for extradition is rejected;
a) If the act does not constitute an offense according to the Turkish laws,
b) If the act is not in the nature of a political or military offense,
c) If the offense is committed against the security of Turkish State, or with the intention of damaging the Turkish State or a Turkish citizen or a legal entity incorporated according to the Turkish laws,
d) If the offense is within the competence of the Turkish courts,
e) If the action is subject to statute of limitation or amnesty.
(2) Excluding the provisions seeking participation in the International Criminal Court, a citizen may not be returned to a foreign country due to committed offense.
(3) The demand for extradition is rejected if there is deep concern or uncertainty about the future of a person after being extradited, whether he will be subject to prosecution or punishment due to racial, religious preference, or nationality, or membership to a social or political group, or to a cruel treatment or torture.
(4) The high criminal court at the domicile of the concerned person is entitled to give decision on the demand for extradition according to the provisions of this article and relevant international agreements of which Turkey is one of the parties.
(5) If the court adjudicates acceptability of the demand for extradition, the enforcement of this decision is within discretion of the Ministers’ Council.
(6) Decision may be taken for application of protective measures for the person subject to extradition according to the relevant international agreements of which Turkey is one of the parties.
(7) In case the demand for extradition is adjudicated acceptable, a decision may be given for arrest of the accused or may apply to other protective measures according to the according to the Code of Criminal Procedure.
(8) A person subject to extradition may be tried or convicted of an offense which constitutes the basis of this decision, or sentenced to punishment.
Consideration of Foreign laws
ARTICLE 19- (1) The punishment given in Turkey to a person who is convicted of an offense committed beyond the political authority of Turkey, may not be more than the maximum limit of the punishment stipulated in the laws of the country where the offense is committed.
(2) However, the provisions of the above subsection may not be applied if the offense is committed;
a) Against the security of the Turkish State, or with the intention of giving injury to the State, or
b) Against Turkish citizens, or with the intention of giving injury to the legal entities incorporated according to Turkish legislation and subject to special law.
SECONED CHAPTER
Essence of Criminal Responsibility
FIRST SECTION
Individuality of Criminal Responsibility, Malice and Negligence
Individuality of Criminal Responsibility
ARTICLE 20- (1) Criminal responsibility arises from a private wrong. No one can be kept responsible from another person’s act.
(2) No punitive sanctions may be imposed for the legal entities. However, the sanctions in the form of security precautions stipulated in the law for the offenses are reserved.
Malice
ARTICLE 21- (1) In order to consider an act as an offense, a crime has to be intended by the offender. Malice is an intention to cause harm being aware of the legal consequences of the crime defined in the laws.
(2) Execution of an act by a person being aware of its legal consequences defined in the law is considered as malice. In that case, the offender is sentenced to life imprisonment in offences which require heavy imprisonment and to imprisonment between twenty years and twenty-five years in the offenses which require life imprisonment; in other offenses the basic punishment is abated from one third to one half.
Negligence
ARTICLE 22- (1) Offenses occasioned by negligent act are punished as expressly defined in the laws.
(2) Negligence is failure to take proper care or precaution during performance of an act without being aware of legal consequences of the crime defined in the laws.
(3) Where an act of person creates the legal consequence defined in the laws beyond his will, this is considered as intentional negligence; in such case the punishment imposed for negligent act is increased from one third to one half.
(4) The punishment to be given due to negligent offense is determined according to the fault of the offender.
(5) In negligent offenses committed by more than one person, each one is blamed of his own fault. The punishment is assessed individually according to the fault of each offender.
(6) No punishment is given if the legal consequence of the negligent offense exclusively results with injury of the offender either in person, rights or reputation in such a way not to require imposition of punishment; in case of intentional negligence, the punishment to be imposed may be abated from one half to one sixth.
Offences Aggravated As A Result Of Injurious Consequences
ARTICLE 23-(1) In order to keep a person responsible from an act which can be considered as matter of aggravation, or injurious consequence beyond the intended purpose, this person at least should have acted with negligence.
SECOND SECTION
Excusatory and Mitigating Causes
Mandatory Provision and Order of the Supervisor
ARTICLE 24-(1) No punishment is imposed for a person who complies with the mandatory provisions.
(2) Also, a person who meets an order given by an authorized body as a part of his duty may not be kept responsible from such act.
(3) An order constituting an offense should never be fulfilled. Otherwise, the person fulfilling the order and the person giving the order is kept responsible at the same time.
(4) In cases where inspection of the order in respect of compliance with the laws is avoided, the person giving the order is responsible from fulfillment of the order.
Self Defense and State of Necessity
ARTICLE 25- (1) No punishment is given to an offender who acts with immediate necessity, according to the prevailing conditions, to repulse or eliminate an unjust assault against his or another person’s rights, of which the recurrence is highly expected.
(2) No punishment is given to the offender for an act executed to protect himself from a severe and definite danger or an assault against his or another person’s rights, where he has no other choice to eliminate this danger. However, there should be proportional relation between the imminent necessity to protect oneself and the seriousness of danger, and the means used to eliminate this danger.
Use of a right and consent of the concerned body
ARTICLE 26- (1) No punishment is given to a person using his rights.
(2) No punishment is given to a person acting under the consent of a person relating to a right disposable by that person.
Exceeding of limit
ARTICLE 27- (1) Where the limit is unintentionally exceeded due to excusatory causes, the punishment is imposed by reducing the punishment stipulated in the law for negligent offenses (from one sixth up to one third), if the act is subject to punishment even executed in negligence.
(2) No punishment is given to the offender if the limit during self-defense is exceeded as a result of excusable excitement, fear or anxiety.
Force and Violence, Menace and Threat
ARTICLE 28- (1) No punishment is imposed to a person who commits an offense as a result of intolerable or inevitable violence, or serious menace or gross threat. In such cases, the person involved in violence, menace and threat is considered as the offender.
Unjust Provocation
ARTICLE 29- (1) A person committing an offense with affect of anger or asperity caused by the unjust act is sentenced to imprisonment from eighteen years to twenty-four years instead of heavy life imprisonment, and to imprisonment from twelve years to eighteen years instead of life imprisonment. In other cases, the punishment is abated from one-fourth up to three thirds.
Mistake
ARTICLE 30-(1) A person executing an act without knowing factual means of offense defined in the law is not considered to have acted intentionally. The state of negligent responsibility is reserved due to such mistake.
(2) A person who is mistaken about the factual qualifications of an offense which require heavier or less punishment may take advantage of this mistake.
(3) A person who inevitably makes mistake about existence of conditions eliminating or diminishing criminal responsibility may take advantage of this mistake.
Minority
ARTICLE 31-(1) The children having not attained the full age of twelve on the commission date of the offense, may not have criminal responsibility. Besides, no criminal prosecution may be commenced against such persons; but, it may be deemed necessary to take certain security precautions specific to children.
(2) In case a person who attained the age of twelve but not yet completed the age of fifteen on the commission date of the offense does not have the ability to perceive the legal meaning and consequences of the offense, or to control his actions, he may not have criminal responsibility for such behavior. However, security precautions specific to children may be adopted for such individuals. If a person has the ability to apprehend the offense he has committed or to control his actions relating to this offense, then such person may be sentenced to imprisonment from nine years to twelve years if the offense requires heavy life imprisonment; from seven years to nine years if the offense requires life imprisonment.
Two thirds of other punishments is abated and in this case, the imprisonment to be imposed for each offense may not be more than six years.
(3) A person who attained the full age of fifteen but not yet completed the age of eighteen on the commission date of the offense is sentenced to imprisonment from fourteen years to twenty years if the offense requires heavy life imprisonment; and from nine years to twelve years if the offense requires life imprisonment. One half of the other punishments is abated and in this case, the imprisonment to be imposed for each offense may not be more than eight years.
Insanity
ARTICLE 32-(1) A person lacking ability to perceive the legal meaning and consequences of the offense, or having considerably lost the capacity to control his actions due to insanity may not be subject to any punishment. However, security precautions are imposed for such individuals.
(2)Even if not to such an extent stated in the first subsection, a person lacking ability to control or direct his actions in respect of offense committed by him is sentenced to twenty five years imprisonment instead of heavy life imprisonment and to twenty years imprisonment instead of life imprisonment. In other cases, on sixth of the punishment to be imposed may be abated. The entire or part of penalty inflicted may be applied as security precaution specific to insane persons, provided that the sentence period remains the same.
Deafness and Dumbness
ARTICLE 33- (1) The provisions of this Law relating to minors not attained the full age of twelve on the commission date of offense is also applicable for the deaf and dumb persons not attained the full age of fifteen; the provisions relating to those attained the full age of twelve but not yet completed the age of fifteen are applicable for the deaf and dumb persons who attained the full age of fifteen but not yet completed the age of eighteen; the provisions relating to those attained the full the age of fifteen but not yet completed the age of eighteen are applicable for the deaf and dumb persons who attained the full age of eighteen but not yet completed the age of twenty.
Ephemeral Reasons, Addiction To Alcohol and Drugs
ARTICLE 34- (1) No punishment is imposed to a person lacking ability to perceive the legal meaning and consequences of the offense or having considerably lost the capacity to control his actions due ephemeral reasons or use of alcohol or drugs beyond his own will.
(2) The provisions of first subsection may not be applicable for the persons committing an offense with the affect of alcohol and drugs used consciously.
THIRD SECTION
Attempt To Commit An Offence
Attempt To Commit an Offence
ARTICLE 35- (1) A person who acts with the intention of committing crime but fails to perform the acts necessary to commit the crime due to a cause beyond his control, is considered to have attempted to commit crime.
(2) In case of attempt to commit crime, the offender is sentenced to imprisonment from thirteen years to twenty years instead of heavy life imprisonment according to the seriousness of the damage or danger; and imprisonment from nine years to fifteen years instead of life imprisonment. In other cases, the punishment is abated from one-fourth up to three-fourth.
Voluntary Abandonment
ARTICLE 36 - If a person voluntarily abandons performance of the acts necessary to commit the crime, or avoids accomplishment of the crime with his own efforts, then he may not be punished for this crime; however, where the accomplished part constitutes an offense, punishment is given only for this specific offense.
FOURTH SECTION
Participation In Commission of A Crime
Perpetration
ARTICLE 37-(1) Each one of the persons who jointly execute the act defined as crime in the law is responsible from its legal consequences as the offender.
(2) Also, a person who uses another person in commission of a crime is also kept responsible as the offender. The punishment of the persons who uses a person(s) lacking culpability is increased from one–third up to one half.
Solicitation
ARTICLE 38- (1) A person soliciting another person to commit offense is punished according to the degree of crime committed.
(2) In case of solicitation to commit offense by using the power originating from lineage (antecedent/descendent) relation, the punishment of the soliciting person is increased from one-third to one half. The lineage relation is not sought for increase of punishment pursuant to the provisions of this subsection in case of solicitation of minors to commit offense.
(3) Where the soliciting person is not known, the offender who plays role in identification of the soliciting person, or other accomplice is sentenced to imprisonment from twenty years to twenty-five years instead of heavy life imprisonment and to imprisonment from fifteen years to twenty years the offense requires life imprisonment. In other cases, one-third of the punishment can be abated.
Encouragement of A person To Commit Offence
ARTICLE 39- (1) A person encouraging another person to commit offense is sentenced to life imprisonment from fifteen years to twenty years if subject to heavy life imprisonment; and from ten years to fifteen years imprisonment if the offense requires life imprisonment.
2) A person is kept responsible under the following conditions from commission of offense as the party encouraging the offender;
a) To solicit a person for commission of an offense or to support his decision to commit offense or to guarantee help after commission of offense.
b) To give idea about how the offense shall be committed or to supply the necessary tools to be used during commission of offense.
c) To render support before and during the commission of offense in order to simplify the intended act.
Connected offenses
ARTICLE 40- (1) If an act is executed intentionally and contrary to the laws, then this is considered as participation in commission of offense. Each person participating in commission of an offense is punished according to his involvement in the offense, irrespective of the personal reasons avoiding the punishment of the other.
(2) In particular offenses the person possessing the characteristics of a perpetrator is defined as offender. The others who participate in commission of offense are kept responsible from commission of offense as soliciting or supporting parties.
(3) In order to keep a person responsible from participation in commission of an offense, at least there must be an attempt to commit offense.
Voluntary Abandonment in Jointly Committed Offenses
ARTICLE 41-(1) In jointly committed offenses, only the accomplice who voluntarily abandons the attempt to commit offense may benefit from the provisions of the law relating to voluntary abandonment.
(2) The provisions relating to voluntary abandonment is applied;
a) If the commission of offense is not bound to any other reason than the efforts shown by the person who voluntarily abandons the attempt.
b) If the offense is committed despite all the efforts of the person who voluntarily abandons the attempt.
FIFTH SECTION
Joinder of Offenses
Joint Offenses
ARTICLE 42-(1) Any offense which is considered to have been committed by a single act, where each act constitutes the moral elements or aggravating reasons of the other, is called joint offense. The provisions relating to joinder may not be applicable for such offenses.
Successive Offenses
ARTICLE 43- (1) In case of commission of the same offense against a person more than once at successive intervals, the offender is imposed a punishment. However, this punishment may be increased from one-fourth to three-fourth. The basic elements or characteristics of an offense determining the degree of punishment (heavy or light punishment) are considered to define whether the intended act is the same offense or not.
(2) The provisions of first subsection are applied in case of commission of the same offence against more than one person with a single attempt.
(3) The offences such as voluntary manslaughter (felonious homicide), felonious injury, torture, sexual abuse and plunder are not subject to the provisions of this article.
Joinder of ideas
ARTICLE 44- (1) A person, who is considered to have committed more than one offense through performance of an act, is punished from the offense which requires imposition of heavier punishment.
THIRD CHAPTER
Sanctions
FIRST SECTION
Punishments
Punishments
ARTICLE 45-(1) The punishments to be imposed as sanction against the offenses are imprisonment and administrative fines.
Punishment of Imprisonment
ARTICLE 46- (1) Following are the punishments of imprisonment;
a) Heavy life imprisonment
b) Life imprisonment
c) Imprisonment for definite period
Heavy Life Imprisonment
ARTICLE 47-(1) Heavy life imprisonment continues until death of the convict and is enforced under the strict security measures as defined in the law and statute.
Life Imprisonment
ARTICLE 48-(1) Life imprisonment continues until the death of the convict.
Imprisonment for definite period
ARTICLE 49-(1) Unless otherwise is provided by the law, imprisonment for definite period may not be less than one month, more than twenty years.
(2) The imprisonment for one year or less than a year is considered as short-term imprisonment.
Sanctions precedent for sentence to short-term imprisonment
ARTICLE 50 - (1) Short-term imprisonment may be converted to following punishments according to the personality, social and economical status of the convict, repentance shown by him during the trial period and qualifications of the offense;
a) Administrative fine,
b) Reimbursement of overall loss encountered by the aggrieved party or public, reinstatement or compensation of damages,
c) Admittance to an education institution for a period of at least two years to improve professional skills or to learn art by providing shelter,
d) Prohibition from traveling to certain places and to conduct certain activities for a period up to half of the imposed punishment.
e) In case of commission of an offense by misuse of rights and powers or by failing to take proper care and necessary precautions; seizure of driving license and other license certificates and prohibition from performance of certain profession or art for a period from one half up to one folds of the imposed punishment.
f) Voluntary employment in a job performed for public interest for a period from one half up to one folds of the imposed punishment.
(2) If a person is sentenced to imprisonment in cases where punishment of imprisonment or imposition of administrative fine is foreseen as alternative in definition of offense, then this punishment may no longer be converted to administrative fine.
(3) The punishment of imprisonment for thirty days and more, as well as for a period one year or less, imposed to a person under the age of eighteen and those not completed the full age of sixty five on the commission date of the offense, is converted to one of the alternative sanctions listed in first subsection provided that he has no previous conviction.
(4) Even if punishment of imprisonment is imposed for a longer period due to negligent offenses, this punishment may be converted to administrative fine according to paragraph (a) of first subsection in case of existence of other conditions.
(5) In practice, the principal conviction is the administrative fine or precaution converted to according to the provisions of this article.
(6) In case of failure to meet the requirements of the alternative sanctions within thirty days despite the notification of the Public Prosecutor after finalization of the sentence, or discontinued performance after being started, the court giving decision for conviction may adjudicate immediate execution of all or part of the short-term punishment of imprisonment. In this case, the provisions of the fifth subsection may not be applicable.
(7) If the convict fails to meet the requirements of the preferred precaution due to reasons beyond his control, the precaution is altered by the court giving the decision.
Suspension of Sentence
ARTICLE 51- (1) Execution of the punishment imposed to a person who is sentenced to two years or more imprisonment due to committed offense may be suspended for a definite or indefinite time. The maximum limit of this period is three years for the persons not completed the full age of eighteen or the age of sixty-five on the commission date of offense. However, in order for the court to give decision for suspension of the sentence;
a) One should not be previously sentenced to imprisonment more than three months due to a felonious intent,
b) The court should reach to a conclusion that recurrence of the offense is out of question due to repentance shown by the offender during the trial period.
(2) Suspension of sentence may be bound to reimbursement of the losses encountered by the aggrieved party or public, or reinstatement of the deteriorated conditions or compensation of damages. In such case, the sentence is enforced in the execution institution under the judge’s decision until fulfillment of all the conditions. Upon recovery, the convict is immediately released from the execution institution under the decision of the judge.
(3) An inspection period not less than one year, more than three years, is determined for the convict whose sentence is suspended. The minimum limit of this period may not be less than the imposed punishment.
(4) During the inspection period, the court may adjudicate;
a) Admittance of the offender to a training program if he has no profession or skills,
b) Employment of the convict in a public institution or another job under supervision against payment of wage if he has profession or required skills,
c) Admittance of convicts below the age of eighteen to a training institution in order to enable them to gain a profession or art.
(5) The court may assign an expert to guide the convict during the inspection period. This person gives advice to the convict to persuade him to give up bad habits and to act with the conscious of his responsibilities for a good life; by establishing contact with the authorities or staff of the training institution, exchanged views about the progress of the convict; prepares quarterly reports about the behavior, social adaptation and progress of the convict to be submitted to the judge.
(6) The court may also adjudicate proceed of inspection against no obligation or without assigning an expert (sponsor) in consideration of private and social conditions of the convict.
(7) In case the convict acts with felonious intent or insists not to fulfill the obligations conferred upon by the judge during the inspection period despite the warning of the judge, the court may decide enforcement of the suspended sentence, partially or entirely, in the execution institution.
(8) The sentence is considered to have executed if the convict acts in compliance with the rules or shows good manners during the inspection period.
Administrative Fine
ARTICLE 52- (1) Administrative fine is an amount payable to the State Treasury and is calculated by multiplying the full number of days subject to penalty with the amount fixed for per day. The quantified days may not be less than five and more than seven hundred thirty days unless otherwise is provided in the law.
(2) The amount of administrative fine which is determined as at least twenty, at most hundred Turkish Lira per day is assessed in consideration of the private and economic conditions of the person.
(3) It is a basic rule to indicate the quantified full days and the amount fixed for one day separately in the decision.
(4) The Judge may grant respite period not exceeding one year as of the finalization date of judgment seeking payment of administrative fine in consideration of private and economic conditions of the person subject to penalty. Payment of this fine in installments may also be adjudicated in the decision. However, the installment period may not exceed two years and the amount is payable at most in four installments. The decision should also contain a statement requesting
collection of the remaining portion of the fine if failed to pay any one of the installments, and also a warning notifying conversion of administrative fine to punishment of imprisonment in case of such failure.
SECOND SECTION
Security Precautions
Disqualification from use of certain rights
ARTICLE 53- (1) As legal consequences of sentence to imprisonment due to a felonious intent, a person may be disqualified from;
a) Undertaking of a permanent or temporary public service; within this scope, such person is suspended from membership in Turkish Grand National Assembly, or office in any department of the State, province, municipality or employment in an institution and corporation controlled by these administrations,
b) Use of right of voting or right to be elected,
c) Use parental right; assignment in the status of guardian or curator,
d) Employment as manager or auditor in the foundations, associations, unions, companies, cooperatives and political parties in the status of legal entity,
e) To perform a profession or art as free-lancer or tradesman subject to consent of a professional organization in the status of public institution or public corporation.
(2) A person may not use these rights until the punishment of imprisonment is fully executed.
(3) The provisions of the above subsections may not be applied in cases where the sentence of the offender acting as guardian or curator is suspended or he is conditionally released.
(4) The provisions of the first subsection may not be applicable for the persons whose short-term sentence is suspended or not attained the full age of eighteen on the commission date of the offense.
(5) Where a person is sentenced to imprisonment due to misuse of any one of the rights and powers listed in the first subsection, the court may further prohibit use of these rights and powers even after the execution of the sentence by increasing the punishment from one half up to one folds. In case of imposition of administrative fine as punishment due to offenses committed by misuse of such rights and powers, the court may prohibit use of these rights and powers as much as from one half of quantified days up to one folds. The period of prohibition executed upon finalization of the decision starts to run as of the date on which the administrative fine is fully executed.
(6) In case of conviction from a negligent offense due to breach of obligations in professional field, or violation of traffic rules by acting carelessly and without taking the necessary precautions, the court may decide disqualification from performance of this profession or art, or seizure of the driving license for a period not less than three months and more than three years.
The sentence is executed upon finalization of prohibition and seizure decision.
Seizure of Property
ARTICLE 54-(1) The court may adjudicate seizure of the property/tools used in or reserved for commission of felonious offense, provided that such property does not belong to third parties. The property/tools prepared for use in commission of offense is seized if it is determined to be dangerous for public safety, public health or oral principles.
(2) In case of concealment, disposal, consumption of the property defined in the first subsection, or avoidance of seizure in any other manner, the court may adjudicate confiscation of a sum corresponding to the value of this property.
(3) If it is understood that seizure of the property used in commission of offense will involve consequences heavier than the offense, then the court may refrain from adjudicating seizure of property.
(4) The property of which the production, storage, use, transportation, purchase or sale constitutes an offense is subject seizure.
(5) Where partial seizure is in question, the court may decide seizure of only that portion without giving damage to other parts of the property.
(6) With regard to the property owned by more than one person, the court may adjudicate seizure of the part corresponding to the share of the person participating the offense.
Confiscation of Income
ARTICLE 55-(1) The court may adjudicate confiscation of pecuniary benefits provided through commission of offense, or constituting the object of the offense, or secured for commission of offense, as well as the economic gains recorded as a result of assessment or conversion of these benefits. In order to take decision for confiscation pursuant to the provisions of this subsection, reimbursement of pecuniary benefits to the aggrieved part should be out of question.
(2) In cases where the seizure of the property or pecuniary benefits subject to confiscation is not likely, or it is not possible to deliver the same to the concerned authorities, the court may adjudicate confiscation of the values considered as the counterpart of this property.
Security Precautions Specific To Minors
ARTICLE 56-(1) Types and implementation procedures of the security precautions specific to minors are defined in the relevant law.
Security Precautions Specific To Insane People
ARTICLE 57-(1) Decision for imposition of security precautions is given by the court about a person suffering from mental illness at the time of commission of the offense. The insane people subject to security precautions under the court’s decision are sheltered and taken under protection for treatment purposes in the fully organized health institutions.
(2) An insane person against whom security precautions are imposed, may be discharged from the health institution where he receives treatment under the court’s or judge’s decision if the report prepared by the health commission of the institution contains a statement that there is no risk to the community, or the risk is considerably diminished.
(3) In the report of the health commission, information is provided according to the degree of mental illness and the quality of the offense whether the person is to be kept under the medical control or not and if so, how long this should be continued and at what intervals.
(4) The medical control and observation is provided for a period and at intervals indicated in the report through transfer of these people by the Public Prosecutor’s Office to the health organizations equipped with necessary technical instruments and specialist.
(5) Where the risk created by the mental deficiency of the person is determined to be increased during the medical control and observation, the court may re-adjudicate imposition of security precautions for protection and treatment purposes on the basis of the report.
(6) On the basis of the commission’s report issued by the fully organized health institution where the insane person is sheltered pursuant to the provisions of first and second subsections, the punishment of imprisonment may be applied, partially or entirely, as security precaution specific to persons suffering from mental illness subject to decision of the court: However, the convictions period remains the same.
(7) The court may adjudicate transfer of the persons who commits an offense or addicted to drugs or alcohol to the health institutions rendering therapy in this field. The therapy continues until these persons are saved from using alcohol or drugs. Upon completion of therapy, they are discharged from the health institution on the basis of the report to be prepared by the health commission under the court’s or judge’s decision.
Recidivism and Offenses Of Special Risk
ARTICLE 58-(1) Provisions relating to recidivism are applied in case of commission of an offense after finalization of the decision for conviction. Execution of the sentence is not sought for adoption of this provision.
(2) The provisions relating to recidivism may not be applicable for the offenses committed;
a) After lapse of five years as of the execution date of the sentence to imprisonment more than five years due to previous conviction,
b) After lapse of three years as of the execution date of sentence to imprisonment for five years or less due to previous conviction.
(3) In case of recidivism, the offender is punished with imprisonment if an alternative between imprisonment and administrative fine is provided in the relevant article of the law for the current offense.
(4) The provisions relating to recidivism may not be applicable in the felonious or negligent offenses and exclusive military offenses. Excluding offenses such as felonious homicide, felonious injury, plunder, swindling, production and trading of narcotic and harmful drugs or counterfeiting of valuable stamps, the decisions taken by the foreign courts may not be taken as basis in recidivism.
(5) The provisions relating to recidivism may not be applicable for the offenders not attained the full age eighteen on the commission date of the offense.
(6) The punishment to be imposed in case of recidivism is executed according to the regime exclusive to the recidivists and the convict is released following the execution of the sentence but kept under control and observation as precaution.
(7) The decision for conviction should contain a statement notifying adoption of special execution regime and imposition of precaution seeking control and observation of the recidivist after release.
(8) The sentence and precaution seeking control and observation of the recidivist after release is executed according to the procedure setout in the law.
(9) The court may decide adoption of special execution regime and precaution seeking control and observation of the recidivist after execution of the sentence also for the inveterate offenders, and the persons who commits offense in a professional manner or the offenders belonging to an organized group.
Deportation
ARTICLE 59-(19) After execution of the sentence, the court may adjudicate immediate deportation of a foreigner who is sentenced to imprisonment for a period of two years or more due to committed offense.
Security Precaution For The Legal Entities
ARTICLE 60-(1) In case of conviction of a crime through participation of the organs or representatives of a legal entity subject to special law and operating under the license granted by a public institution or misuse of authorization conferred upon by this license, the court may decide cancellation of this license.
(2) The provisions relating to confiscation are applied also for the legal entities involved in commission of offense.
(3) In cases where application of the provisions of the afore subsections is likely to create heavier consequences, the judge may refrain from imposition of such precautions.
(4) The provisions of this article are applicable for the cases specifically defined by the law.
THIRD SECTION
Determination and Individualization of Punishment
Determination of Punishment
ARTICLE 61-(1) In a concrete event, the judge determines the principal punishment between the minimum and maximum limits of the punishment defined in the law for the committed offense in consideration of the following facts;
a) How the offense is committed;
b) The tools used during commission of offense;
c) Commission time and place of offense;
d) The seriousness and consequences of the offense;
e) The grossness of the danger or risk;
f) The grossness of the fault of the offender based on felony or negligence;
g) The object and intension of the offender.
(2) Increase or reduction of punishment in case of felonious intent or conscious negligence is realized over the punishment to be determined according to the first subsection.
(3) In cases where the facts listed in the first subsection constitute the elements of offense, these facts may not be additionally considered in determination of the principal punishment.
(4) In case an offense creates more than one legal consequence which requires heavier or slighter punishment in regard to basis of the offense, the principal offense is first increased then reduced.
(5) The final punishment is assessed at the discretion of the court or judge over the punishment determined according to the afore subsections in consideration of the qualifications of offense such as attempt to commit an offense, participation in commission of an offense, unjust provocation, minority, insanity and other personal reasons.
(6) The period of punishment of imprisonment is determined on the basis of day, month and year. One day is considered as twenty-four hours; one month is thirty days. The year is calculated according to the official calendar. In punishment of imprisonment, the remainder of one day; in assessment of administrative fine, the remainder of one Turkish Lira may neither be considered in the calculations nor be executed as punishment.
Matters of Discretionary Mitigation
ARTICLE 62- (1) In case of existence of the discretionary matters of mitigation extenuating the punishment in favor of the offender, the offender is sentenced to life imprisonment instead of heavy life imprisonment; or twenty-five years imprisonment instead of life imprisonment. The matters of discretionary mitigation are indicated in the court’s decision.
(2) While evaluating the matters of mitigation, background, social relations and behavior of the offender after the commission of offense and during the trial period, and potential affects of the punishment on the future of the offender is considered.
Set-off
ARTICLE 63- (1) The conviction periods realized prior to final decision and created by reasons resulting with a punishment limiting personal liberty are deducted from the adjudicated punishment of imprisonment. In case of adjudication of punitive fine, this is deducted from the punishment with the assumption that one day corresponds to one hundred Turkish Lira.
FOURTH SECTION
DISMISSAL OF AN ACTION AND VACATION OF PUNISHMENT
Death of Accused or Convict
ARTICLE 64- (1) In case of death of the convict, the court may adjudicate dismissal of public action. However, the proceedings relating to property and tangible benefits subject to confiscation is continued and decision is taken in this direction.
(2) The punishment of imprisonment and the punitive fines not yet executed is abrogated upon death of the convict. But, execution of judgments finalized before the death of the convict relating to confiscation or court expenses are carried on.
Amnesty
ARTICLE 65- (1) Public action is dismissed in case of amnesty. The imposed punishments are abated together with all consequences.
(2) In case of pardon, the convict may be released from penitentiary where he is sentenced to imprisonment or the period of imprisonment is shortened or the imprisonment can be transformed to punitive fine.
(3) The punishment of disqualification from certain rights under judgment is executed despite of pardon.
Statute of Limitation
ARTICLE 66- (1) Unless otherwise is provided in the law, public action is dismissed upon lapse of ;
a) Thirty years in offenses requiring punishment of heavy life imprisonment,
b) Twenty-five years in offenses requiring punishment of life imprisonment,
c) Twenty years in offenses requiring punishment of imprisonment not less than twenty years,
d) Fifteen years in offenses requiring punishment of imprisonment more than five years and less than twenty years,
e) Eight years in offenses requiring punishment of imprisonment or punitive fine not more than five years
(2) Public action is dismissed upon lapse of half of the a/m periods if the convict completed the age of ten but not yet attained the age of fifteen at the commission date of the offense; as for the convicts who completed the age of fifteen but not attained the age of eighteen, public action is dismissed upon lapse of one third of the a/m periods.
(3) In determination of statute of limitation, the qualified form of offense which requires imposition of heavy punishment is considered on the basis of the evidences presented to the file.
(4) The maximum limit of the punishment assessed in the law for the offense is taken into account during determination of the periods mentioned in afore subsection. In offenses, where imposition of alternative punishment is in question, the punishment of imprisonment is taken as basis with regard to statute of limitation.
(5) For the offender who is re-tried due to execution of same act no matter what the reason is, the statute of limitation to be determined according to the principle stipulated in third subsection for the subsequently tried offense is considered.
(6) In succeeded offenses, the statute of limitation starts to run as of the commission date of offense; in attempt to accomplish offense, as of the execution date of last act; in continuing offenses, as of the date on which the offense is discontinued; and in successive offenses, as of the commission date of last offense. In offenses committed against the minors by the antecedents or the persons who hold control or power on these persons, the statute of limitation starts to run as of the date on which the minor attains the full age of eighteen.
(7) Statute of limitation may not be applicable in case of commission of offenses in abroad, which require heavy imprisonment, or imprisonment or imprisonment more than ten years.
Suspension and Vacation of Statute of Limitation
ARTICLE 67- (1) In cases where the proceeding of investigation and prosecution is bound to a permission or decision, result of a matter to be solved by another authority; the statute of limitation is suspended until such permission or decision is obtained or the matter is resolved, or the court decision declaring the offender fugitive is abated pursuant to the law.
(2) The statute of limitation is vacated;
a) If any one of the suspects or offenders is brought before the court
to take his statement or interrogation purposes.
b) If a decision is taken for arrest of any one of the suspects or offenders,
c) If an indictment is prepared relating to the committed offense,
d) If a decision for conviction is given even though related with some of the offenders.
(3) After vacation of the running of the statute of limitation, an entirely new statute of limitation starts to run. Where there are more than one reasons leading to vacation of statute of limitation, the statute of limitation starts to run again as of the date, which coincides to the occurrence date of the last disruption event.
(4) In case of vacation, the statute of limitation is extended at most up to one half of the period stipulated in the Law for the committed offense.
Statutory Period for Execution of Punishments
ARTICLE 68-(1) The punishments listed in this article may not be executed upon lapse of following periods;
a) Forty years in punishment of heavy life imprisonment,
b) Thirty years in punishment of life imprisonment,
c) Twenty-four years in punishment of imprisonment for twenty years or more,
d) Twenty years in punishment of imprisonment more than five years,
e) Ten years in punishment of imprisonment and punitive fines imposed up to five years.
(2) Punishment may not be executed upon lapse of half of the a/m periods if the convict completed the age of twelve but not yet attained the age of fifteen at the commission date of the offense; as for the convicts who completed the age of fifteen but not attained the age of eighteen, the statutory period is determined as two thirds of the a/m periods.
(3) Statutory period may not be applicable in the punishments of heavy life imprisonment of life imprisonment or imprisonment more than ten years imposed due to offenses committed abroad as detailed in Fourth Chapter, Second Volume of this Law.
(4) The convictions subject to different punishments may not be considered as executed upon lapse of the period prescribed for the heaviest punishment.
(5) Statutory period, during which a penalty is imposed, starts to run as of the finalization date of the conviction or the date on which the execution of punishment is vacated for any reason whatsoever; and remaining portion of the punishment is considered in assessment of this period.
Statutory Period and Disqualification of certain rights
ARTICLE 69-(1) The period during which the convict is disqualified from certain rights bound to a punishment or conviction, continues until expiry of statutory period.
Statutory Period for Confiscation
ARTICLE 70- The decision for conviction may not be executed after lapse of twenty years as of the date of final decision.
Vacation of Statutory Period for Execution of Punishment
ARTICLE 71-(1) Any notice served by the competent authority according to the procedure setout in the law informing the decision of conviction and subsequent arrest of the convict, results with vacation of statutory period.
(2) If a person is convicted of a malicious offense which requires imposition of imprisonment with maximum limit more than two years, this may lead to vacation of statutory period.
Quantification and Application of Statute of Limitation and Statutory Period
ARTICLE 72- (1) Statute of Limitation and Statutory Period is determined on the basis of day, month and year. One day is considered as twenty-four hours; one month is thirty days; and one year is calculated according to officially accepted calendar.
(2) Statute of Limitation and Statutory period is applied ex officio and neither of the suspects, accused and convict may withdraw from exercising these periods.
Offences of which the investigation and prosecution is bound to a complaint, conciliation
ARTICLE 73- (1) No investigation or prosecution is proceeded unless a complaint is brought by the victim of an offense against the offense of which the investigation and prosecution is bound to a complaint.
(2) Provided that the statutory period is not expired, this period starts to run as of the date on which the complainant becomes aware of the malicious act and the offender.
(3) If one of the victims of the offense fails to bring a complaint within six months period, this may not mean the vacation of the rights of the others.
(4) Unless otherwise is provided by the law, in the offenses of which the prosecution is bound to a complaint, withdrawal of the victim from the complaint results with dismissal of the action; withdrawal upon obtaining of final decision may not suppress execution of punishment.
(5) Withdrawal from complaint about one of the accomplice who is some in some way associated in commission of offense (collective offense), also covers the others.
(6) Unless otherwise is provided by the law, withdrawal may not affect the convict refusing to accept this intent.
(7) If the dismissal of public action results from withdrawal of complaint by the victim and at the same time, the convict declares waiver from all personal rights, then it becomes impossible to file an action in a civil court.
(8) In the offenses of which the investigation and prosecution is bound to a complaint and where the victim is a real person or legal entity subject to special law; in case the victim and offender reaches conciliation by free will upon admission of the offense by the offender, or acceptance of compensation or recovery of entire or majority of damage, no public action is proceeded after determination of this fact by the Public Prosecutor or the Judge. Besides, the court may decide dismissal of the public prosecution.
Affects of dismissal of action or vacation of punishment
ARTICLE 74- (1) General Amnesty, pardon and withdrawal from complaint may not require return of confiscated property or reimbursement of the punitive fine collected against the committed offense.
(2) Dismissal of public prosecution may not affect the action filed to bring a personal claim for return of confiscated property and compensation of damages.
(3) Dismissal of action may not affect the provisions relating to personal rights, compensation of damages and court expenses. However, court expenses may not be claimed in case of declaration of general amnesty.
Pre-payment
ARTICLE 75 (1)-Excluding the offenses within the scope of conciliation, no public prosecution is proceeded if the offender of the offenses which require imposition of only punitive fine or imprisonment not exceeding maximum limit of three months, agrees to pay within ten days as of the date of notice to be served by the Public prosecutor the following amounts together with the investigation charges;
---- --
a) the fixed penalty amount, if the amount is not fixed, then the minimum limit of punitive fine,
b) the amount to be calculated by considering twenty Turkish Lira per day, corresponding to minimum limit of punishment of imprisonment,
c) Where the punishment of imprisonment and punitive fine is imposed at the same time, the amount to be assessed for imprisonment according to paragraph (b) of this subsection plus the minimum limit of punitive fine.
(2) In case the matter is spontaneously brought to the court pursuant to the provisions of the special law, dismissal of public prosecution again may be considered if the offender agrees to pay, upon notification of the judge, the penalty amount to be assessed according to first subsection, as well as the court expenses incurred thereof.
(3) The provisions of afore subsection are applied in case of start of public prosecution by the Public Prosecutor without executing pre-payment transaction or transformation of the act subject to prosecution to an offense within the scope of this clause.
(4) The amount payable in cases where deemed necessary to impose one of the alternatives, either imprisonment with maximum limit less than three months or punitive fine, the penalty is determined on the basis of the punitive fines according to the afore subsections.
(5) Withdrawal from commencement of a public prosecution or dismissal of action pursuant to this clause, may not affect the provisions relating to claim of personal rights, re-possession of property and confiscation.
SECOND VOLUME
Special Provisions
FIRST CHAPTER
International Offenses
FIRST SECTION
Genocide and Offenses against Humanity
Genocide
ARTICLE 76- (1) Execution of any one of the following acts under a plan against members of national, racial or religious groups with the intention of destroying the complete or part of the group, creates the legal consequence of an offense defined as genocide.
a) Voluntary manslaughter
b) To act with the intension of giving severe corporal or spiritual injury,
c) To impose conditions that make survival of complete or part of the group members impossible,
d) To impose that prevent births in the group,
e) To transfer minors of a group to another group,
(2) A person who commits the offense of genocide is sentenced to heavy imprisonment.
(3) The court may adjudicate imposition of security precautions upon the legal entities due to such offenses,
(4) These offenses are not subject to statute of limitation.
Offenses against Humanity
ARTICLE 77- (1) Execution of any one of the following acts systematically under a plan against a sector of a community for political, philosophical, racial or religious reasons, creates the legal consequence of an offenses against humanity.
a) Voluntary manslaughter,
b) To act with the intension of giving injury to another person,
c) Torturing, infliction of severe suffering, or forcing a person to live as a slave,
d) To restrict freedom,
e) To make a person to be subject to scientific researches/tests
f) Sexual harassment, child molestation,
g) Forced pregnancy
h) Forced prostitution
(2) In case of execution of the act mentioned in paragraph (a) of first subsection, the convict is sentenced to heavy imprisonment; in case of commission of offenses listed in other paragraphs, the convict is sentenced to imprisonment not less than eight years. However, if the offense is caused by voluntary manslaughter or intentional injury of a person, then the provisions relating to physical joinder are applied in consideration of number of victims.
(3) The court may adjudicate imposition of security precautions upon the legal entities due to such offenses,
(4) These offenses are not subject to statute of limitation.
Organized groups
ARTICLE 78-(1) Those forming organized groups or engage in management of such groups are punished with imprisonment from ten years to fifteen years. Any person who becomes a member of such group is sentenced to imprisonment from five years to ten years.
(2) The court may adjudicate imposition of security precautions upon the legal entities due to such offenses.
(3) These offenses are not subject to statute of limitation.
SECOND SECTION
Unlawful Transfer of Immigrants to a Country and Human Trade
Unlawful Transfer of Immigrants to a country
ARTICLE 79- (1) Persons who directly or indirectly involve in;
a) Unlawful entry of a foreigner in the country or facilitate his stay in the country, and
b) Unlawful transfer of Turkish citizens or foreigners to abroad,
are sentenced to imprisonment from three years to eight years and punished with a punitive fine up to ten thousand days.
(2) In case of commission of this offense by an organized group, the punishment to be imposed is increased by one half.
(3) In case of commission of this offense within the frame of activities of a legal entity, the court may decide on imposition of security measures specific to the legal entities.
Human Trade
ARTICLE 80-(1) Persons who provide, kidnap or shelter or transfer a person (s) from one place to another unlawfully and by force, threat or violence or misconduct of power or by executing acts of enticement or taking advantage of control power on helpless persons in order to force them to work or serve for others or to send them away where he is treated almost like a slave, are sentenced to imprisonment from eight years to twelve years and punished with punitive fine up to ten thousand days.
(2) In case of execution of acts which constitute offense in the definition of first subsection, the consent of the victim is considered void.
(3) In case of kidnapping, providing, sheltering or transfer of a person(s) who is under the age of eighteen, the offender is subject to the punishments indicated in the first subsection even if he did not execute the acts causing offense.
(4) Security precautions are applied for the legal entities committing such offenses.
SECOND CHAPTER
Offenses Against Individuals
FIRST SECTION
Offenses against Life
Voluntary manslaughter (Felonious Homicide)
ARTICLE 81-(1) Any person who unlawfully kills a person is sentenced to life imprisonment.
Qualified form of felonious homicide
ARTICLE 82- (1) In case of commission of this offense;
a) Willfully,
b) Ferociously or brutality,
c) By use of nuclear, biological or chemical weapons which cause explosion or result with fire, flood, destruction, sinking etc.
d) Against any one of the antecedents or descendents, or spouse or brother/sister, or
e) Against a child or a person who cannot protect himself due to corporal or spiritual disability, or
f) Against a pregnant woman, or
g) By virtue of public office, or
h) With the intention of concealing or facilitating commission of an offense, or destroying the evidences, or
i) Blood feud,
j) Ethical reasons,
the offender is sentenced to heavy life imprisonment.
Felonious homicide due to failure or negligence
ARTCILE 83- (1) In order to keep a person responsible from a death due to failure to perform an obligation, the failure or negligence creating such consequence should be equal to commissive act in degree.
(2) In order to accept negligence and commissive act as equal elements, a person;
a) Should have undertaken liabilities arising out of a legal adaptations or contract to execute a commissive act, and
b) His previous performance should constitute a risk against the other’s life.
(3) Any person causing death of a person due to failure in performing of a legal obligation or requirement, as a basic punishment, is sentenced to imprisonment from twenty years to twenty years instead of heavy life imprisonment and from fifteen years to twenty years imprisonment instead of life imprisonment. As for the other cases, the court may decide for imprisonment from ten years to fifteen years, or reduction of punishment.
Suicide
ARTICLE 84-(1) Any person who solicits, encourages a person to commit suicide, or supports the decision of a person for suicide or helps the suicide action in any manner whatsoever, is punished with imprisonment from two years to five years.
(2) In case of commission of suicide, the person who is involved in such act is sentenced to imprisonment from four years to ten years.
(3) Any person who openly encourages others to commit suicide is punished with imprisonment from three years to eight years.
(5) Persons who encourage others, lack of ability to understand the meaning and consequences of the executed act, to commit suicide, or force a person to commit suicide under threat, are convicted of felonious homicide.
Negligent homicide
ARTICLE 85-(1) Any person who causes death of a person by negligent conduct is punished with imprisonment from three years to six years.
(2) If the act executed results with death or injury of more than one person, the offender is punished with imprisonment from three years to fifteen years.
SECOND SECTION
Offenses of Bodily Harm
Felonious injury
ARTICLE 86- (1) Person intentionally giving harm or pain to another person or executes an act which may lead to deterioration of health or mental power of others, is sentenced to imprisonment from one year to three years.
(2) In case of commission of offense of felonious injury;
a) Against antecedents or descendents, or spouse or brother/sister,
b) Against a person who cannot protect himself due to corporal or spiritual disability,
c) By virtue of public office,
d) By undue influence based on public office,
e) By use of a weapon,
the offender is sentenced to imprisonment from two years to five years.
Consequential Heavy Injury
ARTICLE 87- (1) If the act of felonious injury results with;
a) Loss of any one of the senses or organs of the victim,
b) Continuous difficulty in speaking,
c) Distinct mark on the face,
d) Risk of life,
e) Premature birth of a child,
then the punishment determined according to the above article is increased on fold. However, the punishment to be imposed may not be less than three years in offences within the scope of first subsection; as for the offenses within the scope of second subsection, the punishment to be imposed may not be less than five years.
(2) If the act of felonious injury results with;
a) Incurable illness or causes vegetative existence of the victim,
b) Loss of sensual or bodily functions,
c) Loss of ability to speak and to give birth to a child,
d) Distinct facial change,
e) Abortion, if the offense is committed against a pregnant woman,
then the punishment determined according to the above article is increased by one fold. However, the punishment to be imposed may not be less than three years in offences within the scope of first subsection; as for the offenses within the scope of second subsection, the punishment to be imposed may not be less than five years.
(3) Where the felonious injury results with break of corporal bones, the offender is sentenced to imprisonment from one year to six years according to the extent of injury in vital functions of the broken bones.
(4) Where the felonious injury results with death of a person, the offender is sentenced to imprisonment from eight years to twelve years in offenses within the scope of first subsection; as for the offenses within the scope of second subsection, the punishment of imprisonment is imposed from twelve years to sixteen years.
Offenses subject to less punishment
ARTICLE 88- (1) In cases where it is possible to diminish the affect of felonious injury by a simple medical surgery, the offender is sentenced to imprisonment from four months to one year or punitive fine upon complaint of the victim.
(2) In case of commission of felonious injury by negligence, the punishment to be imposed may be reduced up to two thirds. In practice of this provision, the conditions relating to negligent homicide are taken into consideration in practice of this provision.
Negligent injury
ARTICLE 89-(1) Any person who gives corporal or spiritual injury to a person or cause deterioration of ones health or consciousness by negligence, is sentenced to imprisonment from three months to one year or punitive fine.
(2) If the negligent injury results with;
a) Weakening of sensual or bodily functions of the victim,
b) Break of bones,
c) Continuous difficulty in speaking,
d) Distinct facial mark,
e) Risk of life,
f) Premature birth of a child,
then the punishment imposed according to first subsection is increased as much as one half.
(3) If the negligent injury results with;
a) Incurable illness or causes vegetative existence of the victim,
b) Loss of sensual or bodily functions,
c) Loss of ability to speak and to give birth to a child,
d) Distinct facial change,
e) Abortion, if the offense is committed against a pregnant woman,
then the punishment imposed according to first subsection is increased by one fold.
(4) If the offense results with injury of more than one person, the offender is sentenced to imprisonment from six months to three years.
(5) Excluding the negligent act done with knowledge of essential facts and its legal consequences, commencement of investigation and prosecution for such offenses is bound to filing of a complaint.
Use of human for experimental purposes
ARTICLE 90- (1) Any person who uses a person for experimental purposes is sentenced to imprisonment from one year to three years.
(2) In order for an experiment carried out upon human under consent not to be subject to a criminal punishment;
a) Necessary approval should be received from the competent board or authority,
b) The experiment should be initially carried out upon sufficient number of animals without existence of human,
c) There should be a need to try human for verification of scientific data obtained as a result of experiments carried out upon animals without existence of human,
d) No harmful and steady affects of the experiment should be foreseen on human,
e) The method adopted in the experiments should not give pain in such a way to dishonor the person used in the experiment,
f) The object tried to be achieved by experiment should be much more important than the risk or burden undertaken by the person,
g) The consent of the person should be obtained in writing by furnishing information about the nature and consequences of the experiment not allowing him to expect any benefit from this experiment.
(3) The children may not be used in experimental purposes.
(4) Any person who carries out an experiment upon a sick person for treatment purposes without obtaining his consent is punished with imprisonment up to one year. However, where there is no hope to treat a person with ordinary medical means, an experiment based on new scientific methods can be carried out upon a person by obtaining his consent. In such case, no punishment is imposed. This consent should be obtained in writing by furnishing information about the nature and consequences of the experiment and the treatment should be undertaken by a specialist physician in a hospital.
(5) The provisions of the Law relating to felonious homicide and felonious injury are applied in case of injury or death of the victim following the commission of the offense defined in first subsection.
(6) The security precautions specific to legal entities are applied in case of commission of offenses listed in this section within the frame of the activities of a legal entity.
Trading of organs and tissues
ARTICLE 91-(1) Any person who takes an organ from another person without his lawful consent is punished with imprisonment from five years to nine years. If the case is unlawful delivery of a tissue, then the offender is sentenced to imprisonment from two years to five years.
(2) Any person who unlawfully takes an organ or tissue from a deceased person is punished with imprisonment up to one year.
(3) Any person who engages in purchase, sale of an organ or tissue, or acts as intermediary in such activities is sentenced to punishments listed in first subsection.
(4) In case of commission of offenses listed in first and third subsection within the activities of a legal entity, the offender is sentenced to imprisonment from eight years to fifteen years and punitive fine is imposed up to ten thousand days.
(5) Any person who hides and delivers or engages in implantation of an unlawfully obtained organ or tissue is sentenced to imprisonment from two years to five years.
(6) Any person who gives advertisement or publishes articles relating to donation of organs or tissues against certain benefit is sentenced to imprisonment up to one year.
(7) The security precautions specific to legal entities are applied in case of commission of offenses listed in this section within the frame of the activities of a legal entity.
(8) The provisions relating to felonious homicide are applied in case of death of the victim due to commission of an offense defined in first subsection.
State of destitute
ARTICLE 92-(1) The punishment to be imposed may be reduced or entirely lifted in consideration of the social and economic conditions of the person selling his organs or tissues.
Contrition
ARTICLE 93-(1) If the person selling his organs and tissues notifies the official authorities before they notice such activity and helps arrest of the offenders, he is no longer imposed punishment.
(2) If the person selling his organs and tissues helps disclosure of offense and renders service or assistance in catching of other offenders after notification of the official authorities, then the punishment to be imposed is reduced from one fourth to one half.
THIRD SECTION
Torture and Torment
Torture
ARTICLE 94-(1) Any public officer who causes severe bodily or mental pain, or loss of conscious or ability to act, or dishonors a person, is sentenced to imprisonment from three years to twelve years.
(2) The punishment may not be reduced in case of commission of offense;
a) Against a child who cannot protect himself due to corporal or spiritual disability,
b) Against an attorney or another public officer by virtue of office,
the offender is sentenced to imprisonment from eight years to fifteen years.
(3) In case of engagement in any act defined as sexual harassment, the offender is punished with imprisonment from ten years to fifteen years.
(4) Other persons who participate in commission of an offense are punished likewise the public officer.
(5) The punishment to be imposed may not be reduced even if the offense is committed by negligence.
Consequential severe torture
ARTICLE 95-(1) Punishment determined according to the above article is increased by one half if the offense results with;
a) Weakening of sensual or bodily functions of the victim,
b) Continuous difficulty in speaking,
c) Distinct facial mark,
d) Risk of life,
e) Premature birth of a child.
(2) Punishment determined according to the above article is increased by one fold if the offense results with;
a) Incurable illness or causes vegetative existence of the victim,
b) Loss of sensual or bodily functions,
c) Loss of ability to speak and to give birth to a child,
d) Distinct facial change,
e) Abortion, if the offense is committed against a pregnant woman.
(3) In cases where the torture causes break of bones in the body, the offender is sentenced to imprisonment from eight years to fifteen years according to affects of broken bone on vital functions.
(4) In case of death of a person from torture, the offender is sentenced to heavy life imprisonment.
Torment
ARTICLE 96-(1) Any person who causes suffering of another person by his acts is sentenced to imprisonment from two years to five years.
(2) In case of commission of offenses within the scope of above subsection;
a) Against a child who cannot protect himself due to corporal or spiritual disability, or against a pregnant woman,
b) Against antecedents or descendents or father/mother or spouse,
then the offender is sentenced to imprisonment from three years to eight years.
FOURTH SECTION
Breach of Protection, Observation, Assistance and Notification Liability
Abandonment
ARTICLE 97-(1) Any person who abandons another person who is under protection and observation due to state of disability bound to old age or sickness, is sentenced to imprisonment from three months to two years.
(2) If the victim suffers an illness or subject to injury or death due to abandonment, the offender is punished according to the provisions relating to aggravated offense.
Failure in fulfillment of liability to render assistance or to serve notice
ARTICLE 98-(1) Any person who fails to render assistance to an old, disabled or injured person at the extent of his ability, or fails to notify the concerned authorities in time, is punished with imprisonment up to one year or punitive fine.
(2) In case of death of a person due to failure in rendering assistance or notification of concerned authorities, the person responsible is sentenced to imprisonment from one year to three years.
FIFTH SECTION
Causing Abortion, Abortion and Sterilization
Causing Abortion
ARTICLE 99-(1) Any person, who causes abortion and loss of a child without consent of the woman, is punished with imprisonment from five years to ten years.
(2) Any person, who involves in expulsion of foetus older than ten weeks although medically not necessitated, is sentenced to imprisonment from two years to four years even if the consent of the woman is obtained for abortion. In such case, the woman who gives consent to abortion is also punished with imprisonment up to one year, or punitive fine.
(3) If a person is subject to corporal or spiritual injury due to execution of the act mentioned in first subsection, then the offender is sentenced to imprisonment from six years to twelve years. In case of death of a woman because of illegal abortion, the person responsible from this consequence is sentenced to imprisonment from fifteen years to twenty years.
(4) If the act mentioned in the second subsection results with corporal and spiritual injury of a woman, the person responsible from this consequence is sentenced to imprisonment from three years to six years; in case of death of woman, punishment of imprisonment from four years to eight years is imposed for the offender.
(5) Even if the abortion is based on consent of the woman, expulsion of fetus, which is less than ten weeks (incl.), by an unauthorized person, is subject to punishment of imprisonment from two years to four years. If the above-mentioned acts are executed by an unauthorized person, the punishments assessed pursuant to above subsections are increased by one half.
(6) In case a woman gets pregnant as a result of an offense, no punishment is imposed on the person due to expulsion of fetus provided that the pregnancy period does not exceed twenty weeks and the consent of the woman is obtained for abortion. In such case, the abortion should be made by the specialist physicians in the hospital.
Abortion
ARTICLE 100-(1) In case a woman agrees on abortion during the pregnancy period exceeding ten weeks, then she is punished with imprisonment up to one year or punitive fine.
Sterilization
ARTICLE 101-(1) Any person, who involves in sterilization without the consent of man or woman, is sentenced to imprisonment from three years to six years. If the sterilization process is performed by an unauthorized person, then the punishment is increased by one third.
(2) Even if the abortion is based on the consent of parties, performance of this act by unauthorized persons is still subject to punishment from one year to three years.
SIXTH SECTION
Offenses against Sexual Immunity
Sexual abuse
ARTICLE 102- (1) Any person who attempts to violate sexual immunity of a person, is sentenced to imprisonment from two years to seven years upon compliant of the victim.
(2) In case of commission of offense by inserting an organ or instrument into a body, the offender is punished with imprisonment from seven years to twelve years. In case of commission of this offense against a spouse, commencement of investigation or prosecution is bound to complaint of the victim.
(3) If the offense is committed;
a) Against a person who cannot protect himself because of corporal or spiritual disability,
b) By undue influence based on public office,
c) Against a person with whom he has third degree blood relation or kinship,
d) By using arms or participation of more than one person in the offense,
the punishments imposed according to above subsections are increased by one half.
(4) In case of use of force during the commission of offense in such a way to break down victim’s resistance, the offender is additionally punished for felonious injury.
(5) In case of deterioration of corporal and spiritual health of the victim as a result of the offense, the offender is sentenced to imprisonment not less than ten years.
(6) In case of death of vegetal existence of a person as result of the offense, the offender is sentenced to heavy life imprisonment.
Child molestation
ARTICLE 103-(1) Any person who abuses a child sexually is sentenced to imprisonment from three years to eight years.
Sexual molestation covers the following acts;
a) All kinds of sexual attempt against children who are under the age of fifteen or against those attained the age of fifteen but lack of ability to understand the legal consequences of such act,
b) Abuse of other children sexually by force, threat or fraud.
(2) In case of performance of sexual abuse by inserting an organ or instrument into a body, the offender is sentenced to imprisonment from eight years to fifteen years.
(3) In case of performance of sexual abuse by antecedents, second or third degree blood relations, step father, guardian, educator, trainer, nurse and other persons rendering health services and responsible from protection and observation of the child, or by undue influence based on public office, the punishment to be imposed according to the above subsections is increased by one half.
(4) In case of execution of sexual abuse against the children listed in paragraph (a) of first subsection by use of force or threat, the punishment to be imposed is increased by one half.
(5) The provisions relating to felonious injury are additionally applied in case the acts of force and violence cause severe injury to the person subject to sexual abuse.
(6) In case of deterioration of corporal and spiritual health of the victim as a result of offense, the offender is sentenced to imprisonment not less than fifteen years.
(7) In case the offense results with death or vegetal existence of the victim, the offender is punished with heavy life imprisonment.
Sexual intercourse between/with persons not attained the lawful age
ARTICLE 104 – (1) Any person who is in sexual intercourse with a child who completed the age of fifteen without using force, threat and fraud, is sentenced to imprisonment from six months to two years upon filing of a complaint.
(2) If the offender is older than the victim more than five years, the punishment to be imposed is doubled without seeking raise of a complaint.
Sexual harassment
ARTICLE 105-(1) If a person is subject to sexual harassment by another person, the person performing such act is sentenced to punishment from three years to two years upon complaint of the victim.
(2) In case of commission of these offenses by undue influence based on hierarchy or public office or by using the advantage of working in the same place with the victim, the punishment to be imposed according to the above subsection is increased by one half. If the victim is obliged to leave the business place for this reason, the punishment to be imposed may not be less than one year.
SEVENTH SECTION
Offenses against Freedom
Threat
ARTICLE 106- (1) Any person who threatens another person by saying that he intents to kill himself or one of his relatives, or to violate corporal or sexual immunity of others, is punished with imprisonment from six months to two years.
(2) In case of performance of threat;
a) By use of a weapon,
b) By unsigned letter or use of special signs concealing ones identity,
c) By more than one person,
d) By taking advantage of the terror actions of existing or potential organized groups,
the offender is sentenced to imprisonment from two years to five years.
(3) In case of commission of offense by threat resulting with felonious homicide, felonious injury or damage to property, the offender is additional punished from these offenses.
Blackmail
ARTICLE 107- (1) Any person who forces a person to perform an act contrary to the law; or to execute or not to execute a duty beyond his responsibility; or to derive unjust benefit from a thing by declaring his will to perform or not to perform an obligation which he is entitled to do so, is sentenced to imprisonment from one year to three years and punished with punitive fine up to five thousand days.
Violence
ARTICLE 108-(1) In case of use of physical power against a person to force him to do or not to do a thing, or to allow him to perform an act, the punishment determined for felonious injury is imposed with an increase from one third to one half.
ARTICLE 109-(1) Any person who unlawfully restricts the freedom of a person by preventing him from traveling or living in a place is sentenced to imprisonment from one year to five years.
(2) If a person uses physical power or threat or deception to perform an act or during commission of offense, then he is sentenced to imprisonment from two years to seven years.
(3) In case of commission of this offense;
a) By use of a weapon,
b) Jointly by a group of persons,
c) By virtue of a public office,
d) By undue influence based on public office,
e) Against antecedents, descendents or spouse,
f) Against a child or a person who cannot protect himself due to corporal or spiritual disability,
the punishment to imposed according to above subsections is increased by one fold.
(4) If this offense results with gross economical loss of the victim, the offender additionally is imposed punitive fine up to one thousand days.
(5) In case of commission of offense with sexual intent, the punishments to be imposed according to above subsections are increased by one half.
(6) The provisions relating to felonious injury are additionally applied in case of commission of aggravated form of this offense which creates the consequences of felonious injury.
Sincere repentance
ARTICLE 110-(1) If a person committing the offense defied in the above article frees the victim by his own will before the commencement of investigation at a secure place and without giving any harm, then two thirds of the punishment is reduced in consideration of his repentance.
Imposition of security precautions on legal entities
ARTICLE 111-(1) Security precautions specific to the legal entities are applied for those who secure unjust benefit from commission of the offenses such as threat, blackmail, violence or restriction of freedom of a person.
Prevention of Education and Training
ARTICLE 112-(1) Punishment of imprisonment from one year to three years is imposed in case of execution of following acts contrary to the law by use of force or threat;
a) Prevention of all kinds of educational and training activities carried out under license issued by the public authorities,
b) Prevention of entry into buildings and premises where the students are sheltered in groups, or destruction of these buildings and premises.
Prevention of activities of the public institutions or the professional organizations in the nature of public institution
ARTICLE 113-(1) In case of prevention of activities of public institutions by use violence or threat or any other act contrary to the law, punishment of imprisonment is imposed from one year to three years.
Prevention of use of political rights
ARTICLE 114-(1) Any person who uses violence or threat against another person in order to force him;
a) To become or not to become e member of a political party, to participate or not to participate in the activities of a political party, to leave the political party or not to serve in the management of the political party,
b) Not to be nominated in an election for a public office, or to resign from the position he has been elected,
is subject to punishment of imprisonment from one year to three years.
(2) In case of prevention of activities carried out by a political party by use of violence, threat or performance of any act contrary to the law, the punishment to be imposed is determined according to the above subsection.
Restriction of freedom of belief, conception, conviction
ARTICLE 115-(1) Any person who forces another person by using violence or treat to disclose or change his religious, political, philosophical beliefs, conceptions and convictions, or prevents discloser and publication of the same, is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) In case of prevention of mass religious service or worship by use of violence or threat or performance of any act contrary to the law, the punishment to be imposed is determined according to the above subsection.
Violation of Dwelling Immunity
ARTICLE 116-(1) Any person who illegally enters the residence of another person or its attachments and occupies the place without the consent of the owner is punished with imprisonment from six months to two years upon complaint of the victim.
(2) The provisions of above subsection may not be applied if the residence is jointly used under consent by the spouses or more than one person forming the conjugal community.
(3) In case of commission of the offenses within the scope of first subsection in business places and their attachments, other than ordinary places of which the entrance is not subject to permission, punishment of imprisonment from six months to one year, or punitive fine is imposed whichever the case is.
(4) In case of commission of offense by use of violence or threat or during the night, the offender is sentenced to imprisonment from one year to three years.
Violation of freedom of Work and Labor
ARTICLE 117-(1) Any person who violates freedom of work and labor by using violence or threat or performing an act contrary to the law, is sentenced to imprisonment from six months to two years and imposition of punitive fine upon complaint of the victim.
(2) Any person who employs helpless, homeless and dependent person (s) without payment or with a low wage incomparable with the standards or forces him to work and live inhumanly conditions, is sentenced to imprisonment from six months to three years or imposed punitive fine not less than hundred days.
(3) The same punishment is imposed also to a person who provides or transfers a person from one place to another to have him live and work under the above mentioned conditions.
(4) Any person who unlawfully increases or decreases the wages, or forces employees to work under the conditions different than that of agreed in the contract, or causes suspension, termination or re-start of the works, is sentenced to imprisonment from six months to three years.
Prevention of use of syndical rights
ARTICVLE 118- (1) Any person who uses violence or threat against a person in order to force him to become or not to become a member of a trade union, or to participate or not to participate in the activities of the union, or to cancel his membership from the union or to declare his resignation from the management of the union, is sentenced to imprisonment from six months to two years.
(2) In case of prevention of activities of the trade union/syndicate by using violence or threat or performing any other act contrary to the law, the offender is subject to punishment of imprisonment from one year to three years.
Joint conviction
ARTICLE 119-(1) In case of commission of offenses such as prevention of education and training, prevention of activities of public institutions and professional organizations in the nature of public institution, prevention of use of political rights, restriction of freedom of belief, conception and conviction, violation of dwelling immunity or restriction of freedom of work and labor ;
a) By use of a weapon,
b) By unsigned letter or use of special signs concealing ones identity,
c) By more than one person,
d) By taking advantage of the terror actions of the existing or potential organized groups,
e) By undue influence based on public office,
the punishment to be imposed is increased by one fold.
(2) The provisions relating to felonious injury are additionally applied in case of commission of aggravated form of this offense which creates the consequences of felonious injury.
Unjust Search
ARTICLE 120-(1) Any public officer who unlawfully searches a person or his belongings is sentenced to imprisonment from three months to one year.
Prevention of right of application
ARTICLE 121-(1) In case of rejection of an application made to a competent public authority by a person using his legal rights without having legitimate reason, the offender is sentenced to imprisonment up to six months.
Discriminatory Behavior
ARTICLE 122-(1) Any person who makes discrimination between individuals because of their racial, lingual, religious, sexual, political, philosophical belief or opinion, or for being supporters of different sects and therefore;
a) Prevents sale, transfer of movable or immovable property, or performance of a service, or benefiting from a service, or bounds employment or unemployment of a person to above listed reasons,
b) Refuses to deliver nutriments or to render a public service,
c) Prevents a person to perform an ordinary economical activity,
is sentenced to imprisonment from six months to one year or imposed punitive fine.
Deterioration of peace and order
ARTICLE 123-(1) If a person insistently calls another person, or makes noise with the intention of deteriorating peace and order or executes any other unlawful act for this purpose, is sentenced to imprisonment from three months to one year upon complaint of the victim.
Prevention of communication
ARTICLE 124-(1) In case of unlawful prevention of communication among the persons, the offender is sentenced to imprisonment from six years to two years or imposed punitive fine.
(2) Any person who unlawfully prevents communication among the public institutions is punished with imprisonment from one year to five years.
(3) Punishment is imposed according to the provisions of second subsection in case of unlawful prevention of broadcasts or announcements of all kinds of press and publication organs.
EIGHTH SECTION
Offenses Against Honor
Defamation
ARTICLE 125- (1) Any person who acts with the intention to harm the honor, reputation or dignity of another person through concrete performance or giving impression of intent, is sentenced to imprisonment from three months to two years or imposed punitive fine. In order to punish the offense committed in absentia of the victim, the act should be committed in presence of least three persons.
(2) The offender is subject to above stipulated punishment in case of commission of offense in writing or by use of audio or visual means directed to the aggrieved party.
(3) In case of commission of offense with defamatory intent;
a) Against a public officer,
b) Due to disclosure, change or attempt to spread religious, social, philosophical belief, opinion and convictions and to obey the orders and restriction of the one’s religion,
c) By mentioning sacred values in view of the religion with which a person is connected,
the minimum limit of punishment may not be less than one year.
(4) The punishment is increased by one sixth in case of performance of defamation act openly; if the offense is committed through press and use of any one of publication organs, then the punishment is increased up to one third.
(5) In case of defamation of public officers working as a committee to perform a duty, the offense is considered to have committed against the members forming the committee.
Determination of the aggrieved party
ARTICLE 126-(1) Even if the name of the aggrieved party is not clearly indicated during commission of offense or the accusation is implicitly expressed, both the name of the aggrieved party and the act of defamation is assumed to have been declared provided that there is clear indication of defamation of a person’s character based on the quality of the offense.
Proof of Accusation
ARTICLE 127-(1) In case the accusation or act constituting offense is proved, the person responsible of such act may not be subject to punishment. In case the person subject to defamation is convicted due to such offense, the imputation is regarded as proved. Besides this, acceptance of demand for proof of accusation depends on justness of the imputed act, or whether or not it involves public interest, or consent of the complainant is received on this subject.
(2) Punishment is imposed in case of defamation of a person by attributing to his act which is already proved.
Plea/Defense Immunity
ARTICLE 128-(1) No punishment is imposed if the written or verbal declarations before the courts or administrative authorities contain concrete accusations or negative evaluations about the persons within the scope of plea/defenses. However, in order to achieve such consequence, the accusations and evaluations should be based on real and concrete facts and also be related with the dispute between the parties.
Mutual defamation due to unjust act
ARTICLE 129-(1) In case of commission of defamatory offense as a reaction to an unjust act, the punishment may be reduced up to one third, or is totally lifted.
(2) A person may not be subject to punishment in case of commission of this offense as a reaction to felonious injury.
(3) In case of commission of defamatory offense mutually by the parties, the punishment to be imposed on both or any one of the parties may be either reduced up to one third, or is totally lifted.
Defamation of a person’s memory
ARTICLE 130-(1) Any person who defames memory of a person after his death in the presence of at least three persons, is sentenced to imprisonment from three months to two years, or imposed punitive fine. The punishment is increased by one sixth in case of commission of the said offense openly.
(2) Any person who receives entire or part of the body or bones of the deceased person, or performs humiliating acts against his body or bones, is punished with imprisonment from three months to two years.
Investigation and prosecution condition
ARTICLE 131-(1) Excluding offenses committed against a public officer due to performance of duty, proceeding of investigation and prosecution for defamatory offense is bound to complaint of the victim.
(2) If the victim dies before filing a complaint, or the offense is committed against the memory of the deceased person, then complaint may be raised by second degree antecedents and descendents, or spouses or brothers/sisters of the deceased.
NINTH SECTION
Offenses Against Privacy and Secrecy of Life
Violation of Communicational Secrecy
ARTICLE 132-(1) Any person who violates secrecy of communication between the parties is punished with imprisonment from six months to two years, or imposed punitive fine. If violation of secrecy is realized by recording of contents of communication, the party involved in such act is sentenced to imprisonment from one year to three years.
(2) Any person who unlawfully publicizes the contents of communication between the persons is punished with imprisonment from one year to three years.
(3) Any person who openly discloses the content of the communication between himself and others without obtaining their consent, is punished with imprisonment from six months to two years,
(4) The punishment determined for this offense is increased by one half in case of disclosure of contents of communication between the individuals through press and broadcast.
Tapping and recording of conversations between the individuals
ARTICLE 133-(1) Any person who listens non general conversations between the individuals without the consent of any one of the parties or records these conversations by use of a recorder, is punished with imprisonment from two months to six months.
(2) Any person who records a conversation in a meeting not open to public without the consent of the participants by use of recorder, is punished with imprisonment up to six months, or imposed punitive fine.
(3)Any person who derives benefit from disclosure of information obtained unlawfully as declared above, or allowing others to obtain information in this manner, is punished with imprisonment from six months to two years, or imposed punitive fine up to thousand days.
Violation of Privacy
ARTICLE 134- (1) Any person who violates secrecy of private life, is punished with imprisonment from six months to two years, or imposed punitive fine. In case of violation of privacy by use of audio-visual recording devices, the minimum limit of punishment to be imposed may not be less than one year.
(2) Any person who discloses audio-visual recordings relating to private life of individuals are sentenced to imprisonment from one year to three years. In case of commission of this offense through press and broadcast, the punishment is increased by one half.
Recording of personal data
ARTICLE 135-(1) Any person who unlawfully records the personal data is punished with imprisonment from six months to three years.
(2) Any person who records the political, philosophical or religious concepts of individuals, or personal information relating to their racial origins, ethical tendencies, health conditions or connections with syndicates is punished according to the provisions of the above subsection.
Unlawful delivery or acquisition of data
ARTICLE 136-(1) Any person who unlawfully delivers data to another person, or publishes or acquires the same through illegal means is punished with imprisonment from one year to four years.
Qualified forms of offense
ARTICLE 137- (1) In case of commission of the offenses defined in above articles;
a) By a public officer or due influence based on public office,
b) By exploiting the advantages of a performed profession and art,
the punishment is increased by one half.
Destruction of Data
ARTICLE 138-(1) In case of failure to destroy the data within a defined system despite expiry of legally prescribed period, the persons responsible from this failure is sentenced to imprisonment from six months to one year.
Compliant
ARTICLE 139-(1) Excluding recording of personal data, unlawful delivery or acquisition of data and destruction of data, commencement of investigation and prosecution for the offenses listed in this section is bound to complaint.
Imposition of security precautions on legal entities
ARTICLE 140-(1) Security precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of offenses defined in the above articles by legal entities.
TENTH SECTION
Offenses Against Property
Larceny
ARTICLE 141-(1) Any person who takes other’s movable property from its place without the consent of the owner to derive benefit for himself or third parties is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) All kinds of energy with economic value is also considered movable property.
Qualified Larceny
ARTICLE 142-(1) In case of commission of offense of larceny;
a) In public institutions and corporations no matter who is the owner, or in places reserved for worship or by stealing the property used for in public interest or services,
a) By stealing the property under custody in public places or buildings or their attachments,
b) By stealing the property in the transportation vehicles provided for public use, or in arrival/departure terminals,
c) By stealing the property reserved for prevention of damages likely to be caused by a disaster or mitigation of its affects,
d) By stealing the property left in a certain place for use upon requirement,
e)By unlawful use of energy,
the offender is sentenced to imprisonment from two years to five years.
(2) In case of commission of this offense;
a) Against a person who is incapable to protect his belongings, or by taking advantage of a death,
b) By taking away the property carried on with a special skill,
c) By taking advantage of the fear or panic resulting from a natural disaster or social events,
d) By unlocking a door or safe with a counterfeited key kept unlawfully,
e) By use of data processing systems without consent,
f) By trying to conceal his identity or showing himself as a public officer although he is not authorized to do so,
g) By lifting cattle kept in shelters, herds or open places,
the offender is sentenced to imprisonment from three years to seven years. In case of commission of offense against a person who cannot defend himself due to corporal or spiritual disability by executing the acts mentioned in paragraph (b) of this subsection, the punishment to be imposed is increased up to one thirds.
(3) In case of commission of this offense by breach of rules relating to liquefied energy or any kind of energy in the form of gas, the punishment is determined in consideration of provisions of the second subsection. In case of commission of this offense within the frame of activities of an organized group, the offenders are sentenced to imprisonment up to fifteen years and also imposed punitive fine up to ten thousand days.
In case of commission of offense during the night
ARTICLE 143-(1) In case of commission of offense of larceny during the night, the punishment is increased up to one third.
Conditions subject to less punishment
ARTICLE 144-(1) In case of commission of offense of larceny;
a) For a property under joint or co-ownership,
b) To collect a debt receivable based on a legal relation,
the offender is punished with imprisonment from two months to one years, or imposed punitive fine upon complaint.
Property with less value
ARTICLE 145-(1) Punishment to be imposed against the offense of larceny may be reduced or totally lifted if the value of the property stolen is determined to be less.
Larceny by temporary use of a property
ARTICLE 146-(1) In case of commission of offense of larceny with the intention of returning the property to the owner after using it for a certain period, the punishment to be imposed is reduced by one half upon complaint.
State of necessity
ARTICLE 147-(1) In case of commission of offense of larceny to meet a gross and urgent need, the punishment to be imposed may be either reduced or lifted according to the characteristics of the event.
Plunder
ARTICLE 148-(1) Any person who avoids delivery of a property or forces a person to resist taking over the delivery by use of threat or violence and mentioning that he intends to hurt himself or one of his acquaintances, or to execute an act aimed to violation of one’s corporal and sexual immunity, or to give severe damage to his property, is punished with imprisonment from six years to ten years.
(2) The same punishment is imposed if a person is forced to sign a bill which will put him under burden, or to issue a document declaring the bill in hand as void, or to resist delivery of such bill, or to sign a document which may be transformed to a bill in future, or to destroy a bill or to resist destruction of the same.
(3) Injury of the victim by any means in such a way to cause loss of conscious and strength to defend oneself is also considered violence in offense of plunder.
Qualified plunder
ARTICLE 149-(1) In case of commission of offense of plunder;
a) By use of a weapon,
b) By concealing one’s identity,
c) Jointly by more than one person,
d) By intercepting a person in a residence or business place,
e) Against a person who cannot protect himself due to corporal and spiritual disability,
f) By taking advantage of terror action carried out by the existing and potential organized criminal groups,
g) By securing benefit for criminal groups,
h) During the night,
the offender is sentenced to imprisonment from ten years to fifteen years.
(2) The provisions relating to felonious injury are additionally applied in case of realization of aggravated form of felonious injury during commission of offense of plunder.
Conditions subject to less punishment
ARTICLE 150-(1) However, only the provisions relating to threat and felonious injury are applied for a person using threat or violence with the intention of collecting debts receivable based on a legal relation.
Damage to property
ARTICLE 151-(1) Any person who entirely or partially destroys, demolishes, corrupts, breaks or dirties other’s movable or immovable property in such a way not to be used any more, is punished with imprisonment from four months to three years, or imposed punitive fine.
(2) Any person who kills or harms an animal with an owner, without a justified reason, in such a way not to be used any more or to lower its value, is punished with imprisonment from four months to three years, or imposed punitive fine upoın complaint of the aggrieved party.
Qualified form of damage to property
ARTICLE 152-(1) In case of commission of this offense by damaging;
a) Buildings, premises or other property belonging to public institutions and corporations, or allocated to public service or in places used for public interest,
b) All kinds of property or facilities reserved to prevent fire, flood, accidents or other disasters,
c) Trees, shrubs or wine yards wherever they are being planted, excluding places in the status of State forest,
d) Plants used for supply of irrigation, utility water or useful for prevention of disasters,
e) Buildings, premises or property owned by employers or workers, or trade unions/syndicates or confederations during lock-out or strikes,
f) Buildings , premises or property owned or used by political parties, professional organizations in the status of public institution and their supreme committees,
g) Commission of offense with the intention of injuring a public officer to take revenge even if his office period is terminated,
the offender is punished with imprisonment from one year to six years.
(2) The punishment to be imposed is doubled in case of commission of an offense by giving damage to property;
a) Through fire, use of flammable or explosive material,
b) Causing landscape, avalanche, flood or flow of water, or
c) Through exposure to radiation or use of nuclear, biological or chemical weapons.
Damage to worship places and cemeteries
ARTICLE 153-(1) Any person who damages worship places (churches, mosques etc.), property used in such places, cemeteries and buildings and premises over these areas by destroying, demolishing running the same, is sentenced to imprisonment from one year to four years.
(2) Any person who dirties the places and buildings listed in first subsection is punished with imprisonment from three months to one year, or imposed punitive fine.
(3) The punishment to be imposed is increased by one third in case of commission of offenses mentioned in first and second subsection with the intention of insulting religious group.
Invasion of a place
ARTICLE 154-(1) Any person who entirely or partially occupies immovable property or its attachments belonging to public institutions or real persons, or broadens, changes or destructs the boundaries of such places, or avoids, at a certain extent, exploitation of these immovable by the rightful parties, is punished with imprisonment from six months to three years and punitive fine up to thousand days.
(2) The punishments set-forth in first subsection are applied for any person who entirely or partially confiscates immovable property belonging to village administration and allocated for common use of villagers such as pasturages, harvest place, roads and fountains, and uses this immovable for agricultural purposes.
(3) Any person who changes the direction of water canals belonging to public or real persons is subject to punishments stipulated in first subsection.
Misuse of trust
ARTICLE 155-(1) Any person who illegally holds possession on a property entrusted to him to be used for certain purpose, or converts this property to his own or others’ use beyond the object seeking transfer of possession, or denies this transfer event, is punished to imprisonment from six months to two years and imposed fine upon complaint.
(2) In case of commission of offense through embezzlement of property entrusted to a person or being under his control, or responsibility by virtue of his office based on a professional, artisanship, trading or service relation, the person involved in such act is punished with imprisonment from one year to seven years and imposed punitive fine up to three thousand days.
Use of blank bill
ARTICLE 156-(1) Any person who uses blank bill is sentenced to imprisonment from six months to two years and imposed punitive fine upon complaint.
Fraud
ARTICLE 157-(1) Any person who deceives another person through fraud or secures benefit both for himself and others by giving injury to the victim is punished with imprisonment from one year to five years and imposed punitive fine up to five thousand days.
Qualified form of Fraud
ARTICLE 158-(1) In case of commission of offense of fraud;
a) By exploiting religious belief and perception of a person,
b) By taking advantage of his being in a risky or difficult condition,
c) By taking advantage of gradual deterioration of consciousness of a person,
d) By using public institutions and corporations, public professional organizations, political parties, foundations or associations as a tool,
e) By executing acts to the disadvantage of public institutions and corporations,
f) By using data processing systems, banks and financial institutions as an tool,
g) By benefiting from the facilities of press and publication organs,
h) By executing fraudulent acts within the frame of trading activities of the persons being a merchant or executive of a company, or of those acting on behalf of the company,
i) Through breach of trust by the free-lancers,
j) By extending loan which is not allowed by the bank or any other finance institution,
k) With the intention of collecting insurance amount,
the offender is punished with imprisonment from two years to seven years and imposed punitive fine up to five thousand days.
(2) Any person who secures benefit for others through fraud by mentioning that he has good relations with public authorities and also influence upon them, and deceives a person by promising to perform a certain work, is punished according to the provisions of above subsection.
Conditions subject to less punishment
ARTICLE 159-(1) In case of execution of act of swindling with the intention to collect a debt receivable based on a legal relation, the offender is punished with imprisonment from six months to one year, or imposed punitive fine.
Possession on a lost or inadvertently found property
ARTICLE 160-(1) Any person who holds possession on a lost or inadvertently found property without notifying the concerned authorities or returning the property to the owner, is punished with imprisonment up to one year, or imposed punitive fine upon complaint.
Fraudulent bankrupt
ARTICLE 161-(1) Any person who executes fraudulent act with the intention of minimizing his assets, is punished with imprisonment from three years to eight years provided that bankrupt is adjudicated before or after this fraudulent disposal of assets. In order to consider fraudulent bankrupt, one should have involved in;
a) Fraudulent conveyance or concealed the property extended as guarantee against the claims of the creditor, or caused lessening of value of the property,
b) Concealment of commercial books, records or documents in order to prevent others to notice the fraudulent conveyance of property,
c) Issuance of false documents in such a way to increase the indebtedness as if there has been credit-debt relation between the parties,
d) Declaration of assets less than what it is, by issuing false accounting records and balance sheet far from reflecting the actual figures.
Negligent bankrupt
ARTICLE 162-(1) Any person who goes to bankrupt as a result of his failure to take proper care and precautions as expected from a prudent merchant, is punished with imprisonment from two months to one year.
Benefiting from a service without compensation
ARTICLE 163-(1) Any person who benefits from a service rendered against payment through automatic machines, is sentenced to imprisonment from two months to six months, or imposed punitive fine.
(2) Any person who benefits from telephone lines and frequencies or coded/non-coded decoded electromagnetic waves without the consent of the owner or appropriator, is punished with imprisonment from six months to two years, or imposed punitive fine.
Declaration of incorrect information about the company or cooperatives
ARTICLE 164- (1) In case of furnishing of incorrect information by the founders, partners, directors, managers or representatives or members of Board of Directors, or persons carrying the title of liquidator in the declarations made to public authorities, or in the reports or recommendations submitted to the general assembly in such a way to mislead the concerned parties, those who are responsible from such act are punished with imprisonment from six years to three years, or imposed punitive fine.
Purchase or acceptance of property acquired through committing an offense
ARTICLE 165-(1) Any person who purchases or accepts the property acquired through committing an offense, is punished with imprisonment from six months to three years and punitive fine up to thousand days.
Failure in notification
ARTICLE 166-(1) Any person who fails to notify, as soon as possible, the competent authorities responsible for prosecution of the offense about the property transferred on the basis of a legal relation but known to have been acquired through commission of an offense, is punished with imprisonment up to six months, or imposed punitive fine.
Excusatory causes or personal reasons which seek mitigation of punishment
ARTICLE 167-(1) Excluding plunder and qualified form of plunder, no punishment is imposed on the subject relative in case of commission of offenses listed in this section with the intention of giving injury to;
a) Any one of the spouses not subject to separation under court decree,
b) Any one of antecedents or descendents, or blood relations, or adopter or adoptee,
c) Any one of the brothers/sisters living in the same dwelling.
(2) In case of commission of these offenses with the intention of giving injury to any one of the spouses subject to separation under court decree, or any one of the brothers/sisters not living in the same dwelling, or uncle, aunt, nice or second degree blood relations living together in the same dwelling; the punishment to be imposed upon the subject relative is reduced by one half upon complaint.
Sincere Repentance
ARTICLE 168- (1) In case of compensation of the damages of the aggrieved party or return of the unlawfully acquired property to the owner before commencement of prosecution upon sincere repentance of the offender, accomplice or the person soliciting commission of offense, following the execution of acts of larceny, damage to property, breach of trust, swindling and benefiting from a service without compensation; the punishment to be imposed is reduced from one third up to two thirds. In the offense of plunder, the punishment may be reduced from one sixth up to one third.
(2) The consent of the aggrieved party is sought in order to adopt the provisions relating to sincere repentance in partial return of property or compensation of damages.
Imposition of security precautions on legal entities
ARTICLE 169-(1) Security precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of offenses of larceny, breach of trust and swindling by the legal entities to secure unjust benefit.
THIRD CHAPTER
Offenses Against Community
FIRST SECTION
Offenses Causing General Risk
Endangering public safety intentionally
ARTICLE 170-(1) Any person who causes;
a) Fire
b) Collapse of a building, landscape, avalanche, flood or overflow of water,
c) Destruction by using gun or explosives,
in such a way to risk people’s life, health or property, is sentenced to imprisonment from six months to three years.
(2) Any person who involves risk of fire, collapse of a building, landscape, avalanche, flood or overflow of water, is punished with imprisonment from three months to one year, or imposed punitive fine.
Endangering public safety by negligence
ARTICLE 171-(1) In case a person by negligence causes;
a) Fire,
b) Collapse of a building, landscape, avalanche, flood or overflow of water,
he is punished with imprisonment form three months to one year in case the offense creates risk for other’s life , health or property.
Spread out of radiation
ARTICLE 172-(1) If a person is exposed to radiation by another person with the intention of giving harm to his health, the offender is punished with imprisonment from three years to fifteen years.
(2) In case of commission of the offense mentioned in first subsection against numerous persons, the punishment to be imposed may not be less than five years.
(3) Any person who spreads our radiation or involves in atom smashing process in such a way to result with severe injury of one’s life and health or damage of property, is punished with imprisonment from two years to five years.
(4) Any person who causes spread of radiation or involves in atom smashing process during laboratory tests risking other’s life, health or property as result of his failure in showing proper care and attention, is punished with imprisonment from six months to three years.
Causing explosion by atomic energy
ARTICLE 173-(1) Any person who risks others’ life, health or property by causing explosion by release of atomic energy, is punished with imprisonment not less than five years.
(2) In case of commission of a/m offense by negligence, the offender is sentenced to imprisonment from two years to five years.
Storage or delivery of hazardous substances without permission
ARTICLE 174- (1) Any person or legal entity who engages in production, export and import of nuclear, radioactive, chemical, biological substances which may have explosive, burning, abrasive, harming, toxic and life-threatening affect without permission of the competent authorities, or transports the same from one place to another within the country, or a person who purchases, stores, sells or processes such substances, is punished with imprisonment from three years to eight years, and is also imposed punitive fine up to five thousand days. The person who exports the material or equipment required in production, processing or use of these substances is also subject to same punishment.
(2) In case of commission of these offenses within the frame of activities of an organized criminal group, the punishment is imposed by half.
(3) Any person who purchases, delivers or stores inconsiderable quantity of explosives of that sort is punished with imprisonment up to one year according purpose of utilization.
Breach of obligation to take care and look after a person suffering mental illness
ARTICLE 175-(1) Any person who neglect his obligation to take care and look after a person suffering mental illness in such a way risking others’ life, health or property, is punished with imprisonment up to six months, or imposed punitive fine.
Disobedience to rules relating to construction or demolishment
ARTICLE 176-(1) Any person who fails to take necessary precautions during the construction or demolishment activities that are required for safeguarding of human life or health, is punished with imprisonment from three months to one year, or imposed punitive fine.
Freeing of animals risking others’ lives
ARTICLE 177-(1) Any person who frees an animal under his custody in such a way to risk others’ life and health, or fails to take the necessary precautions while the animal is under his control, is punished with imprisonment up to six months, or imposed punitive fine.
Omitting to put signs and blocks
ARTICLE 178-(1) Any person who omits to put signs or blocks during performance of certain works in public roads, or to mark the equipment/tools used in such activities, or property, or removes the existing signs or blocks, or changes their places is punished with imprisonment from two months to six months, or imposed punitive fine.
Endangering traffic safety
ARTICLE 179-(1) Any person who changes, destroys, removes all kinds of signs put to ensure flow of land, sea, air and railway traffic in safety, or interferes technical operation system by giving wrong signals or putting different signs or marks on passages, departure, arrival, taking off or landing terminals risking others’ life, health or property, is punishes with imprisonment from one year to six years.
(2) Any person who drives and controls land, sea, air or railway transportation vehicles in such a way to risk others’ life, health or property is punished with imprisonment up to two years.
(3) Any person who drives and controls a vehicle unsafely due to affects of alcoholic drinks or drugs, is punished according to the provisions of above subsection.
Endangering traffic safety by negligence
ARTICLE 180-(1) Any person who risks others’ life, health or property by negligence in sea, air or railway transportation is punished with imprisonment from three months to three years.
SECOND SECTION
Offenses Against Environment
Intentional pollution of environment
ARTICLE 181-(1) Any person who intentionally drains refuses or wastes to the ground, water or air contrary to the technical procedure defined in the relevant laws and in such a way to cause environmental pollution, is punished with imprisonment from six months to two years.
(2) Any person who engages in transfer of refuses or wastes into the country without permission is punished with imprisonment from one year to three years.
(3) The punishment to be imposed according to the above subsections is doubled if the wastes or refuses are observed to have remaining affect in the ground, water or atmosphere.
(5)In case of commission of offenses defined in first and second subsections by processing of refuses or wastes in such a way to result with incurable disease both in human and animals, or deterioration of fertility and change natural characteristics of animals and plants; the offenders are punished with imprisonment not less than five years and also imposed punitive fine up to thousand days.
Pollution of environment by negligence
ARTICLE 182- (1) Any person who drains refuses or wastes to the ground, water or atmosphere by negligence in such a way to cause environmental pollution, is imposed punitive fine. Where the refuses or wastes are observed to have remaining affect in the ground, water or atmosphere, punishment of imprisonment is imposed from two months to one year.
(2) Any person who involves in draining of refuses or wastes to the ground , water or atmosphere by negligence in such a way to cause incurable disease both in human and animals, deterioration of fertility and change of natural characteristics of animals and plants, is punished with imprisonment from one year to five years.
Causing Noise
ARTICLE 183-(1) Any person who causes noise contrary to the obligations set-forth in the relevant laws, in such a way to result with deterioration of one’s health, is sentenced to imprisonment from two months to two years, or imposed punitive fine.
Pollution caused by constructions
ARTICLE 184-(1) Any person who constructs or allows construction of a building without obtaining license or performs construction works contrary to the license, is punished with imprisonment from one year to five years.
(2) Any person who allows expansion of electricity, water or phone lines to the construction site which is built without obtaining license, is imposed punishment according to the provisions of above subsection.
(3) Any person who allows performance of an industrial activity in a building constructed without obtaining settlement license is punished with imprisonment from two years to five years.
(4) Excluding third subsection, the provisions of this article are applied only within the municipal boundaries or the regions subject to special construction regime.
(6) No public action is filed, or the public action already proceeded is extinguished in case a person restores the building constructed without license or contrary to the license in conformity with the construction plan and the license.
THIRD SECTION
Offenses Against Public Health
Mixing toxic substances
ARTICLE 185-(1) Any person who risks the lives or health of others by mixing toxic substances to drinking water or food or causes decaying of any other consumption goods used as beverage and foodstuff, is punished with imprisonment from two years to fifteen years.
(2) In case of commission of offenses mentioned in above subsection by failing to take proper care or precaution, the offender is sentenced to imprisonment from three months to one year.
Trading of decayed or transformed food or drugs
ARTICLE 186-(1) Any person who sells, procures, stores decayed, transformed foodstuff, beverages or drugs causing risk for other’s life and health , is punished with imprisonment from one year to five years , and also imposed punitive fine up to one thousand five hundred days.
(2) The punishment to be imposed is increased by one third in case of commission of this offense within the scope of a proficiency or craftship activity.
Production and selling of drugs in such a way to risk others’ life and health
ARTICLE 187-(1) Any person who produces or sells drugs in such a way to risk others’ life and health is punished with imprisonment from one year to five years.
(2) The punishment to be imposed is increased by one third in case of commission of this offense by a physician or pharmacist or within the scope of a proficiency or craftship activity.
Production and trading of addictive or relieving/exciting drugs
ARTICLE 188-(1) Any person who produces imports or exports addictive or relieving/exciting drugs without license or contrary to the license is punished with imprisonment not less than ten years and also imposes punitive fine up to twenty thousand days.
(2) The executed portion of the punishment imposed at the end of the trial proceeded in a country where the exportation of addictive or relieving drugs is considered as importation of the same in view of other country, is set-off from the punishment to be imposed upon finalization of the trial held in Turkey due to exportation of addictive and relieving drugs.
(3) Any person who sells, supplies, delivers, transports, stores, purchases, accepts or carries addictive or relieving/exciting drugs without license or contrary to the license, is punished with imprisonment from five years to fifteen years and also imposed punitive fine up to twenty days.
(4) In case the offense involves heroin, cocaine, morphine or base-morphine, the punishment to be imposed according to above subsections is increased by one half.
(5) In case of commission of offenses listed in above subsections within the frame of activities of an organized group, the punishment to be imposed according to above subsections is increased by one half.
(6) The provisions of above subsections are applied in every aspect for all kinds of drugs with relieving or exciting affect, of which the production is subject to permission of the competent authorities and the sale is realized under prescription issued by a physician.
(7) Any person who engages in import, sale, purchase, transport, storage or export of any product of which the import and production is subject to permission of the official authorities with the purpose of using this in production of addictive or relieving/exciting drugs is punished with imprisonment not less than four years and also imposed punitive fine up to twenty thousand days.
(8) In case of commission of the offenses mentioned in this article by a physician, dentist, pharmacist, chemist, veterinary, health personnel, laboratory technician, midwife, nurse, dentistry technician, nurse, health personnel or any other person dealing in chemistry or pharmacy; the punishment to be imposed is increased by one half.
Imposition of security precautions on legal entities
ARTICLE 189-(1) Security precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of offenses involving production and trading of addictive or relieving/exciting drugs within the frame of activities of a legal entity.
Facilitating use of addictive or relieving/exciting drugs
ARTICLE 190-(1) Any person facilitating use of addictive or relieving/exciting drugs by;
a) Providing special place, equipment or material,
b) Taking precautions to avoid arrest of users,
c) Furnishing information to others about the method of use,
is punished with imprisonment from two years to five years.
(2) In case of commission of the offenses defined in this article by a physician, dentist, pharmacist, chemist, veterinary, health personnel, laboratory technician, midwife, nurse dentistry technician, or any other person rendering health service or dealing in production and trading of chemicals or in pharmacy, the punishment to be imposed is increased by one half.
(3) Those who openly encourage use of addictive or exciting drugs, or makes publication with this purpose, is punished with imprisonment from two years to five years.
Purchasing, accepting or carrying addictive or exciting drugs for use
ARTICLE 191-(1) Any person who purchases, accepts or carries addictive or relieving/ exciting drugs for use is punished with imprisonment from one year to two years. Any person who grows plants with relieving or exciting affect for his own use is punished according to the provisions of this subsection.
(2) Precautions are imposed for those who use addictive or exciting drugs by forcing them to receive treatment in an institution where all his actions are kept under control (controlled liberty).
(3) A person under treatment or control in a defined institution is obliged to comply with the requirements of the precautions imposed in this institution. A specialist is assigned to guide the person under control in an institution. This specialist explains the harmful affects of the addictive and exciting drugs to the subject person during the implementation period of said precautions.
(4) Precaution seeking control of actions of the addict continues another year as of the termination date of the treatment. The court may adjudicate prolongation of control or observation period. However, this period may not be more than three years.
(5) The punishment imposed on the addict due to purchase, acceptance or carrying of addictive or exciting drugs is executed if failed to act in conformity with the requirements of precautions seeking treatment and control of actions of the addict. If the subject person is allowed to benefit from the provisions relating to sincere repentance, the action filed against him is proceeded and punishment is imposed according to the final judgment.
Sincere repentance
ARTICLE 192-(1) If a person commits an offense by involving in production and trading of addictive or relieving/exciting drugs and notifies the official authorities the names of the others who associated in commission of this offense, or the place where the drugs are hidden or produced before they receive such information, then he is no longer punished provided that the information furnished by him enables arrest of the accomplices or seizure of the addictive or exciting drugs.
(2) Furthermore, no punishment is imposed if the person who purchases, accepts or carries addictive or exciting drugs for his own use facilitates arrest of offenders or seizure of addictive or exciting drugs by notifying the official authorities the names of the supplier, date and place of delivery before they receive such information..
(3) The punishment to be imposed on the person who voluntarily serves and helps in discovery of offense and arrest of the offender, or his accomplices, is reduced from one fourth up to one half according to nature of service.
(4) No punishment is imposed if the addict applies to the official authorities with a request to receive treatment before commencement of investigation due to purchase, acceptance or carrying of addictive or exciting drugs.
Production and trading of toxic substances
ARTICLE 193-(1) Any person who produces, stores, sales or transports products containing toxic substances without obtaining permission although such activities are subject to license, is punished with imprisonment from two months to one year.
Supply of harmful substances
ARTICLE 194-(1) Any person who supplies or delivers substances to children, persons suffering from mental illness or others using evaporative substances, or presents such products to consumption risking others’ life, is punished to imprisonment from six months to one year.
Contrariness to the precautions relating to epidemics
ARTICLE 195-(1) Any person who refuses to comply with the precautions imposed by the authorized bodies at places under quarantine to avoid spread of disease from an ill or death person , is punished with imprisonment from two months to one year.
Improper burring of a death body
ARTICLE 196-(1) Any person who buries or allows others to bury a death body in places other than those specified by authorities, is punished with imprisonment up to six months.
FORTH SECTION
Offenses Against Public Confidence
Counterfeiting money
ARTICLE 197-(1) Any person who counterfeits the currency presently under circulation in the country or abroad, and engages in preservation or use or transfer of the same from abroad into the country is punished with imprisonment from two years to twelve years, and also imposed punitive fine up to ten thousand days.
(2) Any person who accepts counterfeit money knowingly is punished with imprisonment from one year to three years and also imposed punitive fine,
(3) Any person who accepts counterfeit money unknowingly but puts this money in circulation being aware of this fact is punished with imprisonment from three years to one year.
Values equal to money
ARTICLE 198-(1) The debentures issued by the State and registered in the name of the bearer, share certificates, bonds and coupons, bills issued and put in circulation by the authorized institutions, as well as other securities and documents, and gold which is considered within national treasury are regarded as values in the nature of money.
Counterfeiting valuable stamps
ARTICLE 199-(1) Any person who counterfeits valuable stamps and engages in preservation or use or transfer of the same from abroad into the country is punished with imprisonment from one year to five years, and also imposed punitive fine.
(2) Any person who accepts counterfeit valuable stamp knowingly is punished with imprisonment from three months to one year, and also imposed punitive fine.
(3) Any person who accepts counterfeit valuable stamp unknowingly but puts this stamp in circulation being aware of this fact is punished with imprisonment from one month to six months.
(4) Papers containing stamp, revenue and post stamps and others used to certify payment of a certain amount of tax or charge are considered valuable stamps.
Instruments used in production of money and valuable stamps
ARTICLE 200-(1) Any person who produces, imports, sells, transfers, purchases , accepts or stores tools and instruments used in production of money or valuable stamps without permission is punished with imprisonment from one year to four years , and also imposed punitive fine.
Sincere repentance
ARTICLE 201-(1) If a person, who counterfeits money or valuable stamps, or engages in sale, transport, preservation or transfer of the same from abroad into the country, shows repentance before this money or valuable stamps are put in circulation and prior to the notification of the official authorities by disclosing the names of his accomplices and the place where the counterfeit money or valuable stamps are produced, concealed or stored, then he is no longer punished
provided that the information furnished by him enables arrest of the accomplices or seizure of the counterfeit money or valuable stamps.
(2) If a person who manufactures instruments and tools to be used in production of counterfeit money or valuable stamps, or engages in sale, transport, preservation or transfer of the same from abroad into the country, shows repentance prior to notification of the official authorities by disclosing the names of his accomplices and the place where the instruments and tools are produced or concealed, then he is no longer punished provided that the information furnished by him enables arrest of the accomplices or seizure of the said equipment and material.
Counterfeiting seal
ARTICLE 202-(1) Any person (s) who counterfeits the seal used by the Presidency of T.R., or Presidency of Turkish Grand National Assembly and also by Prime Ministry, is punished with imprisonment fro two years to eight years.
Destruction of seal
ARTICLE 203-(1) Any person who removes or uses the seal contrary to object specified in the Law or disobeys the instructions of the authorized bodies for preservation or maintenance of this seal, is punished with imprisonment from six months to three years.
Counterfeiting official documents
ARTICLE 204-(1) Any person who issues or uses a false document, or changes an original document to deceive others is punished with imprisonment from two years to five years.
(2) If a public officer who is authorized to issue documents counterfeits a document, or changes the original document to deceive others, or prepares false documents or uses false official documents, then he is punished with imprisonment from three years to eight years.
(3) In case of consideration of an official document as valid until it is proved to be false, the punishment to be imposed is increased by one half.
Cancellation, destruction or concealment of an official document
ARTICLE 205-(1) Any person who cancels, destructs or conceals an original official document unlawfully is punished with imprisonment from two years to five years. In case of commission of this offense by a public officer, the punishment to be imposed is increased by one half.
Untrue declaration during issuance of an official document
ARTICLE 206-(1) Any person who conveys untrue declaration to a public officer being authorized to issue official document is punished with imprisonment from three months to two years, or imposed punitive fine.
Counterfeiting personal certificate
ARTICLE 207-(1) Any person who counterfeits a personal certificate or uses or changes the original to deceive others is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) Any person who uses a counterfeit personal certificate being aware of this fact, is punished according to the provisions relating to forgery.
Cancellation, destruction or concealment of a personal certificate
ARTICLE 208-(1) Any person who cancels, destroys or conceals an original personal certificate is punished with imprisonment from one year to three years.
Misuse of open signature
ARTICLE 209-(1) Any person who fills in totally or partially blank document delivered to him with open signature different than what is agreed, is punished with imprisonment from three years to one year upon complaint.
(2) Any person who unlawfully acquires a signed and totally or partially blank document, or fills in the same in such a way to create legal consequence, is punished according to the provisions relating to forgery in document.
Certificates in the nature of official document
ARTICLE 210-(1) The provisions relating to forgery in official documents are applied in case the offense committed through counterfeiting document involves bill of exchange registered in the name of the bearer or to the order, or any document representing the goods, share certificate, bond or a written declaration of will.
(2) Any physician, dentist, pharmacist, mid-wife, nurse or other health personnel who issues false document is punished with imprisonment from three months to one year. If the document is issued to secure unjust benefit for the issuer , or the fraudulent act results with injury of law or other persons, the offender is punished according to the provisions relating to forgery in official documents.
Conditions subject to less punishment
ARTICLE 211-(1) In case of commission of offense through counterfeiting a document with the intention of proving a claim resulting from a legal relation or to certify the real situation, the punishment to be imposed is reduced by one half.
Joinder
ARTICLE 212- (1) In case of use of false official or personal document in commission of another offense, the offender is punished separately both from forgery and the subsequent offense.
FIFTH SECTON
Offenses Against Public Peace
Threat with the intention of causing fear and panic among people
ARTICLE 213-(1) Any person who unreasonable causes fear and panic among people by use of threat risking life, health, corporal and sexual immunity or property of people, is punished with imprisonment from two years to four years.
(2) If the offense is committed by use of a weapon, the punishment is increased by one half according to quality of the weapon used.
Provoking commission of offense
ARTICLE 214-(1) Any person who openly provokes commission of an offense is punished with imprisonment from six months to five year.
(2) Any person who arms a group against another group, or provokes to kill a person is punished with imprisonment from fifteen years to twenty-four years.
(3) In case of commission of offenses which involves provocation, the offender is punished from solicitation.
Praising the offense or the offender
ARTICLE 215-(1) Any person who openly praises an offense or the person committing the offenses is punished with imprisonment up to two years.
Provoking people to be rancorous and hostile
ARTICLE 216-(1) Any person who openly provokes a group of people belonging to different social class, religion, race, sect, or coming from another origin, to be rancorous or hostile against another group, is punished with imprisonment from one year to three years in case of such act causes risk from the aspect of public safety.
(2) Any person who openly humiliates another person just because he belongs to different social class, religion, race, sect, or comes from another origin, is punished with imprisonment from six months to one year.
(3) Any person who openly disrespects the religious belief of group is punished with imprisonment from six months to one year if such act causes potential risk for public peace.
Provoking people not to obey the laws
ARTICLE 217-(1) Any person who openly provokes people not to obey the laws is punished with imprisonment from six months to two years, or imposed punitive fine, if such act causes potential for public peace.
Joint provision
ARTICLE 218-(1) Punishment to be imposed is increased by one half in case of commission of above listed offenses through pres and broadcast.
Misconduct in office through exploitation of religious services
ARTICLE 219-(1) In case the performance of the Government, or State Laws, or services of any one of the public institutions are reproached and disrespected by imam, preacher, priest or a rabbi during execution of a service, this person is punished with imprisonment from one month to one year and also imposed punitive punishment or sentenced to any one of these punishments.
(2) If any one of the persons mentioned in above subsection reproaches and disrespects the conducts of government and the laws, regulations and directives and authorizations conferred upon any one of public institutions, or solicits or provokes people to disobey the directives of the government or public officers by virtue of office, the offender is punished to imprisonment from three months to two years, and also imposed punitive fine and is permanently or temporarily disqualified from this service and receiving its benefits.
(3) The punishment mentioned in the above subsection is imposed for the religious chiefs and officials who execute transactions or gives promises contrary to the rights acquired by virtue of office according to the law, or forces and convinces others to act in such manner.
(4) If any one of these people commits a crime, by virtue of office, other than the offenses mentioned in first subsection, then he is convicted from this crime by imposing the punishment specified in the law for that crime with an increase by one sixth.
(5) However, it is not required to impose an aggravated punishment if the title/position of the offender is already considered in the law while determining the punishment.
Forming organized groups with the intention of committing crime
ARTICLE 220-(1) Those who form or manage organized groups to executes acts which are defined as offense by the laws, is punished with imprisonment from two years to six years unless this organized group is observed to be qualified to commit offense in view of its structure, quantity of members, tools and equipment hold for this purpose. However, at least three members are required for existence of an organized group.
(2) Those become a member of an organized group with the intention of committing crime, is punished with imprisonment from one year to three years.
(3) In case the organized criminal group is equipped with arms, the punishment to be imposed according to the above subsections is increased from one fourth to one half.
(4) In case of commission of a crime within the frame of activities of a organized group, the offender is additionally punished for this crime.
(5) The directors of the organized criminal group are additionally punished for all the offenses committed within the frame of activities of the organized group.
(6) Any person who commits an offense on behalf of an organized criminal group without being a member of that group is additionally punished for being a member of the organized group.
(7) Any person who knowingly and willingly helps an organized criminal group although not takes place within the hierarchic structure of the group, is punished as if he is a member of the organized group.
(8) Any person who makes propaganda by praising the organized criminal group and its object is punished with imprisonment from one year to three years. The punishment to be imposed is increased by one half in case of commission of this offense through press and broadcast organs.
Sincere repentance
ARTICLE 221-(1) No punishment is imposed for the founders or directors who dissolves the organized criminal group, or assists in dissolution of this group by furnishing information before commencement of prosecution against a person who committed offense by forming an organized criminal group, or prior to commission of the said offense.
(2) No punishment is imposed if one of the members notifies the authorities that he voluntarily abandons the organized criminal group without having committed an offense.
(3) No punishment is imposed on the members of the organized criminal group who are arrested before committing any offense within the activities of the group, provided that he serves in dissolution of the group and furnishes information of great importance for arrest of the offenders by showing sincere repentance.
(4) No punishment is imposed on the founder, director or any one of the members who furnish information, after giving up one’s self voluntarily, about the structure of the organized criminal group, and the offenses committed within the activities. In case of delivery of such information after being arrested, the punishment to be imposed for this offense is reduced from one third to three fourths.
(5) The actions of the persons benefiting from the provisions relating to sincere repentance are kept under control for one year as precaution.
Hat and Turkish alphabet
ARTICLE 222-(1) Persons who act contrary to the restrictions and obligations set forth in the Law Nr. 671 and dated 25.11.1925 stipulating Wearing of Hat, and the Law Nr. 1353 dated 1.11.1928 relating to Recognition and Application of Turkish Alphabet, is punished with imprisonment from two months to six months.
SIXTH SECTION
Offenses Against Transportation Vehicles or Stationary Platforms
Stealing and confiscation of transportation vehicles
ARTICLE 223- (1) Any person who illegally prevents movement of a land transportation vehicle by using threat or violence, or stops a vehicle on the way, or takes it from one place to another, is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) In case the subject of offense happens to be a sea or railway carrier, the offender is sentenced to imprisonment from two years to five years.
(3) Any person who illegally prevents movement of an air carrier or takes it from one place to another by using threat and force is punished with imprisonment from five years to ten years.
(4) Additional punishment is imposed if the offenses committed result with restriction of other’s freedom.
(5) In case aggravated form of felonious injury is created during commission of these offenses, the offender is additional subject to provisions relating to offense committed through felonious injury.
Occupation of Territorial land or stationary platform in specific industrial zones
ARTICLE 224-(1) Any person who occupies, confiscates or takes under control a territorial land or stationary platforms in industrial zones by using threat or force or any other act contrary to the law, is punished with imprisonment from five years to fifteen years.
(2) Additional punishment is imposed if the offenses committed result with restriction of other’s freedom.
(3) In case aggravated form of felonious injury is created during commission of these offenses, the offender is additionally subject to provisions relating to offense committed through felonious injury.
SEVENTH SECTION
Offenses Against general Ethics
Impudent acts
ARTICLE 225-(1) Any person who openly enters in sexual intercourse or exposes one’s self is punished with imprisonment from six months to one year.
Indecency
ARTICLE 226-(1) Any person who involves in an unlawful act;
a) By allowing a child to watch indecent scene or a product, or to or hear shameful words,
b) By displaying these products at places easy to reach by children, or reading the contents of these products, or letting other to speak about them,
c) By selling or leasing these product in such a way open for public review,
d) By selling, offering or leasing these products at places other than the markets nominated for sale of these product,
e) By gratuitously supplying or distributing these products along with other goods or services,
f) By making advertisement of these products,
is punished with imprisonment from six months to two years.
(2) The persons who publicize indecent scenes, words or articles through press and broadcast organs or act as intermediary in publication of the same is punished with imprisonment from six months to three years.
(3) Any person who uses children in production of indecent scenes, words or articles is punished with imprisonment from five years to ten years, and also imposed punitive fine up to five thousand days. Any person who engage in import, duplication, transportation, storage , export of these products, or presents the same to other’s use, is punished with imprisonment from two years to five years, and also imposed punitive fine up to five thousand days.
(4) Any person who produces products containing audio-visual or written material demonstrating abnormal sexual intercourse by using sex, or with animals, or body of a death person , and engages in import sale, transportation storage of the same and presents such material to other’s use, is punished with imprisonment from one year to four years.
(5) Any person who publicizes the contents of the products mentioned in third and fourth subsections through press and broadcast organs, or acts as intermediary in publication of the same, or lets children to read, hear or see this material is punished with imprisonment from six months to ten years, and also imposed punitive fine up to five thousand days.
(6) Security precautions specific to legal entities are imposed due to such offenses.
(7) Excluding third subsection, the provisions of this article may not be applicable for the works of art which are produced for scientific, artistic or literary purposes in order to avoid children to reach such material.
Prostitution
ARTICLE 227-(1) Any person who encourages a child to become a prostitute, or facilitates prostitution, or shelters a person for this purpose, or acts as go-between during prostitution of the child, is punished with imprisonment from four years to ten years, and also imposed punitive fine up to ten thousand days.
(2) Any person who encourages another person to become a prostitute, or facilitates prostitution, or acts as go-between or provides place for such purpose is punished with imprisonment from two years up to four years, and also imposed punitive fine up to three thousand days. Any act aimed to benefit from the income of a person engaged in prostitution to earn one’s living, totally or partially, is considered encouragement of prostitution.
(3) Any person who brings people into the country, or sends groups to abroad for prostitution purposes is punished according to the provisions of above subsection.
(4) The punishment to be imposed according to above subsections is doubled in case a person is encouraged to become a prostitute by use of threat or force, or malice, or taking advantage of one’s helplessness.
(5) The punishment to be imposed by one half in case of commission of offenses listed in the above subsections by any one of the spouses, antecedents, descendants, brother/sister, adopter, guardian, trainer, educator, nurse or any other person responsible for protection and control of a person, or by a public officer or employee by due influence.
(6) The punishment to be imposed according to above subsections is increased by one half in case of commission of these offenses within the frame of activities of an organized criminal group.
(7) Security precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of these offenses by organizations in the statute of legal entity.
(8) Any person who involves in prostitution is subject to treatment or therapy.
Arranging a place or facility for gambling
ARTICLE 228- (1) Any person who arranges a place or facility for gambling is sentenced to imprisonment up to one year, and also imposed punitive fine.
(2) The punishment to be imposed is increased by one fold in case arrangement of a place or facility for gambling by children.
(3) Security precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of these offenses by organizations in the statute of legal entity.
(4) In practice of Criminal Code, gambling is regarded as a play done with the aim of earning money where the profit and loss is a matter of chance.
Beggary
ARTICLE 229-(1) Any person who uses children or persons lack of corporal or spiritual ability in beggary is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) The punishment to be imposed is increased by one half, in case of commission of this offense by third degree blood relations, or affinity relatives, or any one of the spouses.
(3) The punishment to be imposed is increased by one fold in case of commission of this offense within the frame of activities of an organized criminal group.
EIGHTH SECTION
Offenses Against Family Order
Multiple or fraudulent marriage, religious marriage ceremony
ARTICLE 230-(1) A person who marries to another person although he/she is legally married at that time is punished with imprisonment from six months to two years.
(2) Any person who officially gets married to a person known as married to another person although he is bachelor, is punished according o the provisions of above subsection.
(3) Any person who attempts to get married by concealing his/her identity is sentenced to imprisonment from three months to one year.
(4) The statute of limitation for the offenses defined in above subsections start to run as of the date of decision stipulating cancellation of marriage.
(5) The couples who marry by arranging religious ceremony without executing official marriage transactions are sentenced to imprisonment from two months to six months. Both the public action and the punishment imposed thereof, is abated with all its consequences when the civil marriage ceremony is accomplished.
(6) Any person who conducts a religious marriage ceremony without seeing the certificate of marriage is punished with imprisonment from two months to six months.
Changing lineage of a child
ARTICLE 231-(1) Any person who changes or conceals the lineage of a child is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) Any person who causes exchange of children in a health institution by breaching obligation to take proper care or precautions is sentenced to imprisonment up to one year.
Cruelty
ARTICLE 232-(1) Any person who is cruel to the person sharing the same dwelling, is punished to imprisonment from two months to one year.
(2) Any person who improperly uses disciplinary power against a person whom he is responsible for his growth, education, care protection or training in professional field, is punished with imprisonment up to one year.
Breach of obligations conferred upon by family law
ARTICLE 233-(1) Any person who fails to fulfill the obligations conferred upon by the family law, which stipulate care, education or support of family members, is punished with imprisonment up to one year upon compliant.
(2) Any person who abandons his pregnant wife, or another woman whom he knows that she is waiting child from him, is sentenced to imprisonment from three months to one year.
(3) Mother of father who is determined to be risking the health, good morals and safety of their children due to addiction to alcohol or drugs, or by bringing dishonor on their children, is sentenced with imprisonment from three years up to one year.
Kidnapping and retention of a child
ARTICLE 234- (1) In case a child under the age of sixteen is kidnapped without using force or threat by mother or father who lost his/her parental rights, or by third degree blood relations while he/she is legally under the care or custody of a natural parent or guardian, the offender is punished with imprisonment from three months up to one year.
(2) Punishment to be imposed is increased by one fold if this offense is committed without using force or threat or involves a child not yet attained the age of twelve.
NINTH SECTION
Offenses In The Fields of Economy, Industry and Trading
Corruption in tenders
ARTICLE 235-(1) Any person who involves in mischief during the tenders relating to purchase or sale of goods and services on behalf of public institutions or corporations, is punished with imprisonment from five years to twelve years.
(2) Following acts are regarded as involvement in mischief during a tender;
a) By executing fraudulent acts;
1. Prevention of persons possessing the required qualifications and credentials from participating in the tender,
2. Facilitating participation of the persons lacking required qualifications and conditions in the tender,
3. Arranging disqualification of the offered goods from the evaluation although they are in conformity with the bid specifications,
4. Arranging consideration of the goods which do not comply with the bid specifications in the evaluations,
b) Facilitating access of third parties to the information which is to be kept confidential according to tender law or bid specifications during submission of bids.
c) Prevention of persons possessing required qualifications and credentials from participating in the tender by using force or threat, or acts contrary to the law.
d) Conclusion of open or secret agreements among the bidders or those willing to participate in the tender with the intention of affecting the bid contract conditions and especially the contract price.
(3) In case a damage or loss is suffered by a public institution or corporation due to involvement in mischief during a tender, the punishment to be imposed is increased by one half. Non-quantification of the accrued loss may not suppress application of the provisions of this subsection.
(4) Any authorized person who gains unjust benefit by involving in mischief during a tender is additionally convicted from this offense.
(5) The provisions of the above subsections are applied also for the auctions or bids realized through the intermediary of public institutions or corporations, and purchase/sale of goods or services performed on behalf of professional organizations in the statute of public institution, companies incorporated with the participation of public institutions or corporations, or professional organizations in the statute of public institution, or foundations operating within this frame, associations or cooperatives serving for public interest.
Involvement in fraudulent act during fulfillment of obligations
ARTICLE 236-(1) Any person who involves in fraudulent act during fulfillment of obligations undertaken against a public institution or corporation, or professional organization in the statute of public institution, companies incorporated with the participation of public institutions or corporations, or foundation operating within this frame, associations or cooperatives serving for public interest, is sentenced with imprisonment from three years to seven years.
(2) Following performances are regarded as involvement in fraudulent act during fulfillment of obligations;
a) Delivery or acceptance of goods different than those of which the description is given in the tender decision and contract,
b) Delivery or acceptance of goods at a quantity less than that of defined in the tender decision or contract,
c) Consideration of fulfillment of obligations within the period specified in the tender decision or contract, although it is not.
d) In construction tenders, acceptance of works or material which do not comply with the conditions, quantity or quality set-forth in the specifications or contract,
e) Consideration of an obligation in the nature of a service as to have been completely fulfilled although it is not fully rendered or supplied partially according to the tender decision or contract.
(3) Any authorized person who gains unjust benefit by involving in fraudulent act during fulfillment of obligations is additionally convicted from this offense.
Affecting prices
ARTICLE 237-(1) Any person who spreads deceitful information or news or involves in fraudulent acts in such a way to cause decrease or increase of wages or prices of foodstuff or goods, is punished with imprisonment from three months to two years and also imposed punitive fine.
(2) Punishment to be imposed is increased by one third if the prices of foodstuff or goods, or wages are decreased or increased as a consequence of this act.
(3) Punishment is additionally increased by one eighth if the offender happens to be a licensed agent or stock exchange broker.
Causing shortage of things needed by public
ARTICLE 238-(1) Any person who causes shortage of food or goods, or decrease of the same in considerable quantities although they are needed for public institutions or corporations, or used in public services in general relief activities upon a disaster by failing in performance of a work under his responsibility, is sentenced to imprisonment from one year to three years, and also imposed punitive fine up to one thousand days.
Disclosure of business secrets, banking secrets or information relating to customers
ARTICLE 239-(1) Any person who delivers information or documents which he holds by virtue of office about the customers, or discloses business secrets, banking secrets loc is sentenced to imprisonment from one year to three years, and also imposed punitive fine up to five thousand days upon complaint. In case of delivery or disclosure of this information or documents to unauthorized individuals by the persons who unlawfully acquired such information/documents, the offender is punished according to the provision of this subsection.
(2) Provisions of first subsection are applicable also for the information relating to scientific researches or discoveries or industrial practices.
(3) Punishment to be imposed is increased by one third in case of disclosure of these secrets to the foreigners or their personnel domiciled outside of Turkey. In that case, no complaint is sought.
(4) Any person who leads another person to disclose the information or documents within the scope of this article by using force or threat is punished with imprisonment from three years to seven years.
Abstention from sale of goods and services
ARTICLE 240-(1) Any person who causes rise of urgent need for a thing supplied fro public use by abstaining from sale of certain goods or service, is punished with imprisonment from six months to two years.
Usury
ARTICLE 241-(1) Any person who lends money to another person with the intension of earning money is sentenced to imprisonment from two years to five years, and also imposed punitive fine from six months to two years.
Imposition of Security Precautions on legal Entities
ARTICLE 242-(1) Security precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of the offenses defined in this section by the same with the intention of securing unjust benefit.
TENTH SECTION
Offenses in the field of Data Processing Systems
Access to data processing system
ARTICLE 243-(1) Any person who unlawfully enters a part or whole of data processing system or remains there is punished with imprisonment up to one year, or imposed punitive fine.
(2) In case the offenses defined in above subsection involve systems which are benefited against charge, the punishment to be imposed is increased up to one half.
(3) If such act results with deletion or alteration of data within the content of the system, the person responsible from such failure is sentenced to imprisonment from six months up to two years.
Hindrance or destruction of the system, deletion or alteration of data
ARTICLE 244-(1) Any person who hinders or destroys operation of a data processing system is punished with imprisonment from one year to five years.
(2) Any person who garbles, deletes, changes or prevents access to data, or installs data in the system or sends the available data to other places is punished with imprisonment from six months to three years.
(3) The punishment to be imposed is increased by one half in case of commission of these offenses on the data processing systems belonging to a bank or credit institution, or public institutions or corporations.
(4) Where the execution of above mentioned acts does not constitute any other offense apart from unjust benefit secured by a person for himself or in favor of third parties, the offender is sentenced to imprisonment from two years to six years, and also imposed punitive fine up to five thousand days.
Improper use of bank or credit cards
ARTICLE 245-(1) Any person who acquires or holds bank or credit cards of another person(s) whatever the reason is, or uses these cards without consent of the card holder or the receiver of the card, or secures benefit for himself or third parties by allowing use of the same by others, is punished with imprisonment from three years to six years, and also imposed punitive fine.
(2) Any person who secures benefit for himself or third parties by using a counterfeit bank or credit card is punished with imprisonment from four years to seven years if the act executed does not constitute any offense other than forgery.
Imposition of Security Precautions on Legal Entities
ARTICLE 246-(1) Security precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of the offenses listed in this section within the frame of activities of legal entities.
ELEVENTH SECTION
Offenses Against Nation and State and Final Provisions
Embezzlement
ARTICLE 247-(1) Any public officer who embezzles or converts property entrusted to him, or under his custody or control to his own or other’s use by virtue of his office is punished with imprisonment from five years to twelve years.
(2) In case of involvement in fraudulent acts with the intention of concealing the offense of embezzlement, the punishment to be imposed is increased by one half.
(3) In case of commission of offense of embezzlement with the intention to return the property after being used, the punishment to be imposed may be reduced up to one half of the principal punishment.
Sincere repentance
ARTICLE 248-(1) Two thirds of the punishment to be imposed for this offense is reduced if the embezzled property is returned exactly as it is, or the damage is fully compensated before commencement of investigation.
(2) The punishment to be imposed for this offense is reduced by one third if the embezzled property is returned exactly as it is, or the damage is fully compensated before commencement of prosecution. Also, one third of the punishment is cancelled if the offender shows sincere repentance before the declaration of final judgment.
Matters of Mitigation
ARTICLE 249-(1) The punishment to be imposed may be reduced from one third up to one half due to worthlessness of the property subject to embezzlement.
Malversation
ARTICLE 250-(1) Any public officer who secures benefit for himself or others by exercising undue influence, or convinces a person to make promise in this manner by virtue of office is punished with imprisonment from five years to ten years.
(2) Any public officer who secures benefit for himself or others by exercising undue influence , or convinces a person to make a promise by virtue of office is considered as breach of trust and offender is punished with imprisonment from three years to five years.
(3) In case of commission of the offense defined in second subsection by taking advantage of a person’s negligence, the person involved in such act is punished with imprisonment from one year to three years.
Failure to perform control duty
ARTICLE 251-(1) In case public officer who is responsible from control of performance intentionally ignores the commission of offense involving embezzlement and malversation, he is punished as the joint offender.
(2) Any public officer who facilitates commission of offenses of embezzlement and malversation by failing to perform control duty, is punished with imprisonment from three months to three years.
Bribery
ARTICLE 252- (1) Any public officers who take bribe is punished with imprisonment from four years to twelve years. The person offering bribe is punished likewise the public officer. In case the parties negotiate on a bribe, they are punished as if the offense is completed.
(2) In case the person who takes bribe or negotiates on a bribe happens to be judge, arbitrator, expert, notary public or sworn financial adviser, the punishment to be imposed according to first subsection is increased up to one third.
(3) Bribe is defined as a benefit illegally secured by a public officer in negotiation with a person to perform or not to perform a task beyond his responsibility.
(4) The provisions of first subsection are applicable also for the person who involve in bribery while establishing legal relation, or progressing the existing legal relation with the professional organizations in the statute of public institution, public institutions and corporations, or companies incorporated with the participation of professional organizations in the statute of public institution, foundations operating within their body, or associations and cooperatives serving for public interest, or joint stock companies open to public.
(5) Directly or indirectly offering of benefits or giving promise to the officers or personnel of the public institutions or corporations appointed in a foreign company to perform a legislative or administrative duty, or to those engaged in international duties in the same country, in order to enable execution of an international trading transaction, or to perform or not to perform a task, or to secure and to retain unjust benefit, is considered bribery.
Imposition of Security Precautions on Legal Entities
ARTICLE 253-(1) Security precautions specific to legal entities are applicable for those who secure unjust benefit by committing offense of bribery.
Sincere repentance
ARTICLE 254- (1) No punishment is imposed in case the person taking bribe delivers the thing subject to bribery to the authorized bodies before the commencement of investigation exactly as it is. Again, no punishment is imposed if the public officer who agrees to take bribe upon negotiating with a person notifies the authorized bodies about this fact before the commencement of investigation.
(2) No punishment is imposed due to offense of bribery if the person offering and giving bribe to the public officer upon negotiation notifies the authorities responsible from investigation about this fact before commencement of investigation; also the bribe is taken from the public officer and returned to the deliverer.
(3) No punishment is imposed due to this offense if the other persons involving in bribery notify the authorized bodies by showing sincere repentance about this fact before commencement of investigation.
Securing benefit in a work of which the performance is beyond authorization
ARTICLE 255-(1) Any public officer who gives the impression that he is capable to perform a work which is beyond the scope of his duty, or has the power to convince others to perform the same although they are not entitled to do so, is punished with imprisonment from one year to five years.
Exceeding the limits of authorization for use of force
Article 256-(1)The provision relating to felonious injury are applied in case of use of force or power by a public officer against a person(s), exceeding the limits of authority.
Misconduct in office
ARTICLE 257-(1) Excluding the acts defined as offense in the law, any public officer who causes suffering of people or injury by acting contrary to the requirements of his office, or secures unjust benefit to third parties, is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) Excluding the acts defined as offense in the law, any public officer who causes suffering of people or public injury, or secures unjust benefit for others by showing negligence or delay in performance of his duties, is punished with imprisonment from six months to two years.
(3) Any public officer who secures benefit for himself or others in order to fulfill his obligations or for similar other reason, is punished with imprisonment according to provisions of the first subsection if such act does not constitute the offense of malversation.
Disclosure of office secrets
ARTICLE 258-(1) Any public officer who discloses or publicize the confidential documents, decisions and orders and other notifications delivered to him by virtue of office , or facilitates access to such information and documents by third parties, is punished with imprisonment from one year to four years.
(2) The same punishment is applicable also for the person who performs the acts mentioned in first subsection upon expiry of office period.
Trading during public service
ARTICLE 259-(1) Any person who tries to sell goods or service to another person by using power due to service in a public office, is punished with imprisonment up to six months, or imposed punitive fine.
Abandonment or non-performance of public office
ARTICLE 260-(1) Public officers who abandon work, or do not come to office, or suspend their activities temporarily or permanently or slow-down work contrary to the law by forming masses, is punished with imprisonment from three years to one year. No punishment is imposed unless the number of public officers is more than three.
(2) In case of suspension or slow down of works temporarily or for a short period by public officers in such a way not to disrupt the service due to acquired professional and social rights, the punishment to be imposed may be reduced or totally vacated.
Improper disposition on other’s property
ARTICLE 261-(1) Unless the exercised act does not require heavier punishment, public officer who voluntary involves in illegal dispositive transaction with regard to other’s immovable or movable property by using power is punished with
imprisonment from six months to two years even if this disposition is based on a transaction realized against payment of price.
Improperly undertaken public service
ARTICLE 262- (1) Those who open or operate education institutions contrary to the laws, or voluntarily undertake teaching duty in such institution is punished with imprisonment from six months to three years.
(2) Also, decision may be given for closing of the above-mentioned institutions.
Improper use of special signs and uniforms
ARTICLE 263-(1) Any person who uses the rank or wears the uniform of a public officer, or carries his signs or medals although he is not entitled to do so, with the purpose of deceiving others, is punished with imprisonment from three months to one year.
(2) In case of commission of an offense taking advantage of the facilities provided by use of uniform, the punishment to be imposed according to above subsection only for this offense, is increased by one third.
Prevention of performance
ARTICLE 264-(1) Any person who uses force or threat against a public officer to prevent him from performing a duty is punished with imprisonment from six months to three years.
(2) In case of commission of this offense against judicial authorities, the offender is punished with imprisonment from two years to four years.
(3) In case of commission of this offense by concealing one’s identity, or jointly by more than one person, the punishment to be imposed is increased by one third.
(4) In case of commission of offense by use of a weapon or taking advantage of a terror activities of organized criminal groups, the punishment to be imposed according to the above subsections is increased by one half.
(5) In case aggravated form of felonious injury is created during performance of the acts defined herein above, offender is additionally subject to provisions relating to offense committed through felonious injury.
Use of vehicles in public service during commission of offense
ARTICLE 265-(1) Where the term “public officer” is not considered in the definition of offense, the punishment to be imposed is increased by one third in case a public officer uses the vehicles or equipment entrusted to him by virtue of office during commission of an offense.
TWELFTH SECTION
Offenses Against The Judicial Bodies or Court
Aspersion
ARTICLE 266-(1) Any person who cast aspersions on another person by raising complaint or notifying authorized bodies, or by using media in order to enable commencement of investigation and prosecution against this person, or imposition of administrative sanctions despite of his innocence, is punished with imprisonment from one year to four years.
(2) The punishment is increased by one half in case of commission of this offense by slander based on produced evidences.
(3) If an acquittal is declared by the court or decision is taken by stating that there is no need to start investigation for the person subject to aspersion due to his innocence, the punishment to be imposed is increased according to above subsections unless a precautionary judgment other than custody or arrest is imposed against the aggrieved party.
(4) In case of custody or arrest of the aggrieved party who received acquittal or decision declaring his innocence and uselessness of an investigation; the person casting aspersion is indirectly kept liable due to this offense restricting one’s liberty.
(5) In case the aggrieved party is sentenced to heavy life imprisonment or life imprisonment, he is punished with imprisonment from twenty years to thirty years; if sentenced to imprisonment for a definite period, then he is imposed a punishment as much as two thirds of the principal punishment.
(6) Where start is given to execution of punishment seeking imprisonment of the aggrieved party, the punishment to be imposed according to fifth subsection is increased by one half.
(7) In case of imposition of punitive or administrative sanctions on the aggrieved party other than punishment of imprisonment due to offense of aspersion; the person casting aspersion is punished with imprisonment from three years to seven years.
(8) The statute of limitation in offense of aspersion stats to run as of the date on which the aggrieved party is declared innocent.
(9) The decision of conviction due to offense of aspersion committed through press and publication ( or broadcast) organs, is announced through the same or equal press and publication organs. The cost of announcement is charged to the convict.
Using other’s identity card or ID information
ARTICLE 267-(1) Any person who uses other’s identity card or ID information of another person to avoid commencement of investigation or prosecution against him due to commission of an offense, is punished according to the provisions relating to offense of aspersion.
Sincere repentance
ARTICLE 268-(1) In case the person casting aspersion withdraws from such slander before commencement of investigation and prosecution against the aggrieved party, four fifths of the punishment to be imposed for this offense is abated..
(2) In case of withdrawal from aspiration before commencement of investigation against the aggrieved party, three fourth of the punishment to be imposed for this offense is abated.
(3) If the offender shows sincere repentance;
a) Before final judgment is declared about the aggrieved party, two thirds of the punishment,
b) After conviction of the aggrieved party, one half of the punishment,
c) After execution of the punishment imposed on the convict, one third of the punishment,
May be abated.
(5) The provisions of this article may not be applicable in case the offense of aspersion is committed through press and publication (or broadcast) organs.
Undertaking an offense
ARTICLE 269-(1) Any person who deceives authorized bodies by stating that he is the one who committed the offense, or one of the accomplices, which is actually is not the truth, is punished with imprisonment up to two years. In case of commission of this offense with the intention to avoid conviction of one of the antecedents, descendents, spouse or brother/sister, reduction of the punishment by three fourths may be considered, or the punishment is fully abated.
Producing an offense
ARTICLE 270-(1) Any person who notifies an uncommitted offense to the authorized bodies as if it is being committed, or produces evidences or signs of an uncommitted offense just to provide commencement of investigation, is punished with imprisonment up to three years.
Perjury
ARTICLE 271-(1) Any person who willfully makes a false statement before a person or a committee authorized to hear witness during an investigation started to determine an unlawful act, is punished with imprisonment from four months to one year.
(2)Any person who willfully makes a false statement before the court, or a person, or a committee authorized to hear witness by administering oath, is punished with imprisonment from one year to three years.
(3) Any person who willingly makes false statement during investigation or prosecution carried out for an offense which requires punishment with imprisonment more than three years, is sentenced to imprisonment from two years to four years.
(4) If the person subject to testimony of a witness against him is imposed protective measures other than custody and arrest, the punishment to be imposed according to above subsections is increased by one half provided that a decision declaring his acquittal or unworthiness of an investigation due to absence of guilt, is received.
(5) In case the person subject to testimony of a witness against him is taken under observation or arrested by the security units, the person who makes false statement is kept responsible as indirect offender according to the provisions relating to the offense caused through restriction of one’s liberty, provided that a decision declaring his acquittal or unworthiness of an investigation due to absence of guilt, is received.
(6) If the person subject to testimony of a witness against him is sentenced to heavy life imprisonment or life imprisonment, then he is punished with imprisonment from twenty years to thirty years; in case he is sentenced to imprisonment for a definite time, he is punished with imprisonment as much as two thirds of the principal punishment.
(7) If it is started to execute the punishment imposed on a person subject to testimony of witness against him, the punishment to be given according to sixth subsection is increased by one half.
(8) If the person subject to testimony of a witness against him is imposed punitive or administrative sanctions other than imprisonment, then the person making false statement is punished with imprisonment from three years to seven years.
Excusatory causes or matters of mitigation
ARTICLE 272-(1) If a person;
a) makes false statement that may cause commencement of investigation or prosecution against himself, any one of antecedents, descendents, spouse or brother/sister, or
b) testifies contrary to the truth although he has the right to abstain from testifying as witness, before he is being acknowledged about this right,
Either reduction is considered in the punishment, or the punishment is fully abated.
(2) Provisions of first subsection may not be applicable for false statements made within the scope of disputes subject to special law.
Sincere repentance
ARTICLE 273-(1) No punishment is imposed in case of declaration of truth before conviction of the person subject to testimony of a witness against him, or the decision limiting or restricting any personal right.
(2) In case of disclosure of truth after declaration of a decision limiting or restricting a personal right, but prior to conviction of the person subject to testimony of a witness against him, the punishment to be imposed for this offense may be reduced from two thirds up to one half.
(3) In case of disclosure of truth before the decision stipulation conviction of the person subject to testimony of the witness against him, the punishment to be imposed for this offense may be reduced from one half to one thirds.
False swearing
ARTICLE 274-(1) Plaintiff or defendant who swears falsely during the course of a legal action is punished with imprisonment from one year to five years.
(2) No punishment is imposed inn case the truth is told before the court declares its decision on the case.
(3) Half of the punishment is abated in case the truth is told before finalization or execution of the conviction.
Expertise or interpretation contrary to truth
ARTICLE 275-(1) In case of declaration of opinion contrary to the truth by the expert(s) who is appointed by the judicial bodies or person (s) or a committee authorized to carry out legal investigation or hear witnesses under oath, the offender is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) The provisions of first subsection are applied in case of false interpretation of statements or documents by a interpreter who is appointed by the person (s) or committee mentioned in the first subsection,
Influencing judicial bodies
ARTICLE 276-(1) Any person who unlawfully attempts to influence judicial bodies, or forces them to give instructions in favor or against any one of or all the parties present in the trial before the court, or the offenders, or those participating in the action, or the victim, is punished with imprisonment from two years to four years. The punishment to be imposed shall be from six months to two years if the attempt is no more than favoritism.
Failure in notification of an offense
ARTICLE 277-(1) Any person who fails to notify the authorized bodies about an offense at the very instant is punished with imprisonment up to one year.
(2) Any person who fails to notify the authorized bodies about commission of an offense where it is still possible to limit its consequences, is punished with imprisonment according to the provisions of above subsection.
(3) In case the victim happens to be a child not yet attained the age of fifteen, or a person lack of capacity to protect himself/herself due to corporal or spiritual disability or pregnancy, the punishment to be imposed according to above subsections are increased by one half.
Failure of public officer in notification of an offense
ARTICLE 278-(1) Any public officer who neglects or delays in notification of an offense to the authorized bodies being aware of commission of an offense which requires investigation or prosecution, is punished with imprisonment from six months to two years.
(2) In case of commission of this offense by an officer undertaking duty in judicial department, the punishment to be imposed according to above subsection is increases by one half.
Failure of the health personnel in notification of an offense
ARTICLE 279-(1) Any health personnel who notices commission of an offense while performing his/her duty, but neglects to notify this to the authorized bodies, is punished with imprisonment up to one year.
(2) The term “health personnel” covers the medical doctors, pharmacists, midwifes, nurses and other persons rendering health services.
Destruction, concealing or changing of evidences
ARTICLE 280-(1) Any person who destroys, deletes, conceals, changes or corrupts the evidences produced to prove commission of offense in order to hide the truth is punished with imprisonment from six months to five years. A person may not be punished according to the provisions of this article due to an offense personally committed or involved in its commission.
(2) In case of commission of this offense by a public officer in connection with his duty, the punishment to be imposed is increased by one half.
(3) Four fifth of the punishments to be imposed for the offenses defined in this section is abated if the person involved in the offense delivers the concealed evidences to the court before declaration of conviction decision.
Laundering of assets acquired as a result of offense
ARTICLE 281-(1) Any person who takes away the assets acquired as a result of an offense which requires minimum one year or more punishment of imprisonment, or carries the same to a foreign country to be subject to various transactions in order to hide illegal source of these assets and to give the impression that they are acquired in the lawful manner, is punished with imprisonment from two years to five years, and also imposed punitive fine up to twenty thousand days.
(2) In case of commission of this offense by a public officer while performing his duty or a person with profession, the punishment to be imposed is increased by one half.
(3) In case of commission of this offense within the frame of activities of an organized criminal group, the punishment to be imposed is increased by one fold.
(4) Legal entities involving in commission of this offense are subject to special security precautions.
(5) No punishment is imposed for the offense defined in this section on a person who renders assistance or facilitates finding of assets acquired illegally as a result of offense by notifying the authorized bodies.
Supporting offender
ARTICLE 282- (1) Any person who provides facility for an offender in order to avoid his search, arrest or conviction is punished with imprisonment from six years to five years.
(2) The punishment to be imposed is increased by one half in case of commission of this offense by a public officer while performing duty.
(3) No punishment if imposed in case of commission of this offense by any one of the antecedents, descendents, spouse or other accomplices.
Failure to notify the accused, arrested or convicted person or the evidences of offense
ARTICLE 283-(1) Any person who fails to notify the authorized bodies about the known place of a person, against whom decision is obtained for his arrest or conviction, is sentenced to imprisonment up to one year.
(2) Any person who knowingly fails to notify the place where all the evidences or indications of offense are concealed by others is punished according to the provisions of above subsection.
(3) The punishment to be imposed is increased by one half in case of commission of this offense by a public officer while performing duty.
(4) If the accused are publicized during the investigation or prosecution stages in order to give the impression that he is the offender prior to the judgment, the persons who involve in such act is punished with imprisonment from six months to two years.
Recording of sound or vision
ARTICLE 284-(1) Any person who records or transfers sound or vision during the investigation or prosecution without obtaining permission is sentenced to imprisonment up to six months.
Genital controls
ARTICLE 285-(1) The offender who sends a person to a genital control or personally undertakes such control without obtaining the decision of the judge and prosecutor, is punished with imprisonment from three months to one years.
(2) The provisions of above subsection may not be applicable with regard to controls to be accomplished pursuant to the laws and by-laws for protection of public health against infectious disease.
Attempt to influence a just trial
ARTICLE 286-(1) Any person who makes oral or written declaration until finalization of the investigation or prosecution proceeded on an event in order to influence the prosecutor, judge, court, experts and witnesses, is punished with imprisonment from six months to three years.
(2) In case of commission of this offense through press and publication organs, the punishment to be imposed is increased by one half.
Misconduct in custody of a property
ARTICLE 287-(1) Any person who exercises power on an attached or mortgaged or seized property entrusted to him for custody other than the prescribed purpose, is sentenced to imprisonment from three months to two years, and also, imposed punitive fine up to three thousand days. The punishment to be imposed is reduced by one half in case the person happens to be the owner of the property.
(2) Four fifth of the punishment is abated in case the offender returns the property subject to offense defined in the first subsection before commencement of prosecution, or pays its value, if otherwise is not possible.
(3) Any person who cause loss or destruction of an attached or mortgaged or seized property officially entrusted to him for custody due to failure to take proper care and precautions is imposed punitive fine.
(4) Any person who uses the property confiscated during the investigation and prosecution proceeded relating to an offense beyond its purpose, is punished with imprisonment up to one year.
Confiscation and destruction of an officially delivered property
ARTICLE 288- (1) Any person who re-confiscates an immovable property which is already delivered to the owner under court’s decision, is punished with imprisonment from three months to one year.
(2) The provisions relating to offense of larceny in case of retention of an attached, or pledged, or seized movable property officially entrusted to a person for custody without obtaining the consent of that person; the provisions relating to offense of plunder is applied in case the immovable property is acquired by using force; where there is fraud during execution of such act, the offense is considered as swindling; in case of destruction of property, the provisions relating to damage of property are applied.
The punishment to be imposed is reduced from one half to three fourths in case the person happens to be the owner of the said property.
Entry into a prison or penitentiary in place of another person
ARTICLE 289-(1) Any person who enters a criminal execution institution or a prison putting himself in place of convict is sentenced with imprisonment from six months to one year.
Breach of prison
ARTICLE 290-(1) The detainee or convict who escapes from the criminal execution institution, or prison or the place where he is kept under observation is punished with imprisonment from six months to one year.
(2) In case of commission of this offense by using force or threat, the offender is subject to imprisonment from one year to three years.
(3) In case of commission of this offense jointly by an armed group formed by detainees or convicts, the punishment to be imposed according to above subsection is increased by one fold.
(4) Where the consequences of aggravated from of offense of felonious injury or felonious homicide are created during commission of this offense, or damage is given to the property, the offender is additionally punished according to the provisions relating to the said offenses.
(5) The provisions prescribed in this article are applied also for the convicts working outside the criminal execution institution and those whose punishment of imprisonment is commuted to punitive fine.
(6) The convict who does not comply with special execution requirements of short-term imprisonment is punished with imprisonment from one month to two months; the remaining portion of the punishment is additionally executed.
Sincere repentance
ARTICLE 291-(1) In case the detainee or convict gives himself up after escaping from the prison by showing sincere repentance, the punishment to be imposed is reduced from five sixth to one sixth imposed in consideration of the time lapsed between the date of escape and re-admittance to the institution. However, no reduction is made in the punishment if the escape period exceeds six months.
Facilitating escape
ARTCLE 292-(1) Any person who facilitates escape of a person under observation or arrest is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) Any person who helps a convict to escape from prison is sentenced to imprisonment from two years up to five years according to period of imprisonment which is executed. However, if the convict is sentenced to:
a) Life imprisonment, he is punished with imprisonment from five years to eight years,
b) Heavy life imprisonment, he is punished with imprisonment from eight years to twelve years.
(3) In case of commission of these offenses by using force or threat, the punishment to be imposed is increased by one third.
(4) In case a person(s) helps escape of more than one person, the punishment to be imposed is increased from one third up to one fold in consideration of the number of fugitives.
(5) In case of commission of these offenses by the persons assigned to guard or transport of the detainees or convict under arrest or observation, the punishment to be imposed is increased by one third.
(6) In case of commission of these offenses by any one of the antecedents, descendents, spouses and brother/sister, one third of the punishment to be imposed is abated.
(7) Where the consequences of aggravated from of offense of felonious injury or felonious homicide are created during commission of these offenses, or damage is given to the property, the offender is additionally punished according to the provisions relating to the said offenses.
(8) In case the detainee or convict under arrest or observation escapes due to failure of the person assigned to guard or transport prisoners to take proper care and precautions, the person responsible is punished with imprisonment from six months to three years.
Misconduct in office by the Guardian
ARTICLE 293-(1) The provisions relating to misconduct in office are applied in case the persons assigned to guard or transport detainees or convicts under arrest or observation act contrary to the requirements of their duties.
(2) If the person undertaking the duty of guardian or assigned to transport detainees or convicts under arrest or observation allows them to leave the place where they are kept for a temporary period, then he is punished with imprisonment from six months to two years.
(3) The provisions relating to voluntary occasioning of escape are applied in case the detainees or convict under arrest or observation escapes on this occasion.
Revolt of Offenders or Convicts
ARTICLE 294-(1) In case the detainees or convicts rise in rebellion, each one is punished with imprisonment from six months to three years. No punishment is imposed unless the number of revolting detainees or convicts is more than three.
(2) In case of commission of other offenses during revolt, the offenders are additionally punished according to the provisions relating to these offenses.
Illegal transfer of property to the Execution Institution or Detention House
Article 295-(1) Any person who illegally transfers arms, drugs or exciting substances or electronic communication devices to the execution institution or detention house, or carries such material with him, is punished with imprisonment from two years to five years. In case the supply or preservation of such property constitutes another offense, the punishment to be determined according to provisions relating to joinder of ideas is increased by one half.
(2) Any person who transfers a property to the execution institution or detention house, other than those listed in the first subsection, being fully aware of restrictions, or keeps or uses such property, is punished with imprisonment from six months to two years.
(3) In case of commission of the offenses mentioned in fist and second subsections by the persons assigned to guard and transport the detainees or convicts, the punishment to be imposed is increased by one fold.
(4) If detainee or convict who carries or uses the property subject to offenses defined in the first and second subsections furnishes information about its supplier or the means of delivery, one half of the punishment to be imposed is abated.
Restricting use of rights and supply of food
ARTICLE 296-(1) Those who restrict communication of the detainees and convicts in the execution institutions or detention houses, or their meetings with the visitors, participation in education, sporting, professional, social or cultural activities within the frame of rehabilitation or education programs, or avoids their control or treatment by the physician of the institution, or appointment of a defender or attorney, or restrict their contact with these persons or the officers of the institution, or transport to the courts or Public Prosecution Offices, or prevent release of the persons who are set free from confinement, and the persons who encourage execution of such acts by the detainees or convicts by giving instructions, and finally, who restrict the rights conferred upon the e detainees or convicts by the laws, are punished with imprisonment from lone year to three years.
(2) Restriction of supply of food to the detainees or convicts is subject to punishment of imprisonment from two years to four years. Encouragement or convincement of the detainees or convicts to hunger strike or fasting to death by giving instructions is considered as restriction of supply of food.
(3) Where the consequences of aggravated from of offense of felonious injury or felonious homicide are created by restricting supply of food, the offender is additionally punished according to the provisions relating to the said offenses.
THIRTEENTH SECTION
Offenses against Signs Of Sovereignty
and Supreme Political Organs of the State
Aspersion against the President
ARTICLE 297-(1) Any person who casts aspersion upon President is p8nished with imprisonment from one year to four years.
(2) The punishment to be imposed is increased by one sixth in case of commission of this offense publicly; if it is committed through press or broadcast organs, the punishment is increased by one third.
(3) Commencement of prosecution for this offense is subject to consent of the Ministry of Justice.
Humiliating Signs of Sovereignty of State
ARTICLE 298 - (1) Any person who publicly humiliates Turkish Flag by destroying, burning it, or in any other manner, is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) Any person who publicly humiliates Turkish National Hymn is punished with imprisonment from six months to two years.
(3) In case of commission of an offense in a foreign country by a Turkish citizen through humiliation of Turkish citizenship, punishment to be imposed is increased by one third.
(4) Declaration of opinion with the aim of criticism may not constitute an offense.
Insulting Turkishness, the Republic, the organs and institutions of the State
Article 299
1. Any person who publicly denigrates Turkishness, the Republic or the Grand National Assembly of Turkey shall be sentenced to 6 months to 3 years of imprisonment.
2. Any person who publicly denigrates the Government of Republic of Turkey, the judicial institutions of the State, the military or security organizations shall be sentenced to 6 months to 2 years imprisonment.
3. Where denigration of Turkishness is committed by a Turkish citizen in another country, the sentence shall be increased by one third.
4. Expression of thoughts intended to criticize shall not constitute a crime.
FOURTEENTH SECTION
Offenses Against National Security
Breach of National Unity and Territorial Integrity
ARTICLE 300-(1) Any person who causes partition of the country by allowing another country to rule part or whole of Territorial land, or breaches National Unity, or shows consent to separation of certain portion of the territory under the sovereignty and administration of the State and executes acts aimed to weaken the independence of the State, is punished with heavy life imprisonment.
(2) In case of commission of another office along with this offense, the offender is additionally punished according to the provisions relating to this offense.
(3) Security precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of the offenses defined in this article by corporation.
Cooperation with the Enemy
ARTICLE 301-(1) Any person who agrees to serve in the army of a country which is at war with Turkish Republic, or Turkish citizen who participates in an armed attack against Turkish Republic, is punished with life imprisonment.
(2) Any citizen who undertakes commanding duty in the army of a foreign country is punished with heavy life imprisonment.
(3) In case of commission of another offense along with the offenses defined in first and second subsection, the offender is additionally punished according to the provisions relating to this offense.
(4) No punishment is imposed for the citizen who is obliged to serve in the army of a foreign country due to his presence in the territory of the enemy at the time of the war.
Provocation of war against the State
ARTICLE 302-(1) Any person who provokes authorities of a foreign country to start war or to take hostile action against Turkish Republic, or cooperates with the authorities of a foreign country to serve this purpose, is punished with imprisonment from ten years to twenty years. The punishment to be imposed is increased by one third in case of execution of provocation act through press or broadcast organs.
(2) In practice of this article, direct and indirect encouragement or support of the organizations that are formed to commit crime against the security of Turkish Republic, is considered as a hostile action.
(3) Precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of the offenses defined in this article by corporation.
Movements against basic national interests
ARTICLE 303-(1) Any citizen who directly or indirectly secures tangible benefit for himself or others from foreigners or foreign institutions with the aim of taking action against the basic national interests, or any other similar reason, is punished with imprisonment from three years to ten years, and also imposed punitive fine up to ten thousand days.
(2) If such act is executed during war, or through press or broadcast for propaganda purposes, or based on a promise, the punishment to be imposed is increased by one half.
(3) If the offense is committed when the country is not in the state of war, commencement of prosecution for this reason is subject to consent of the Minister of Justice.
(4) The term basic national interests means; independence, territorial integrity, national security and other essential requirements of State, being a Republic, as defined in the Constitution.
Recruitment of soldiers against a foreign country
ARTICLE 304-(1) Any person who recruits soldiers against a foreign country or involves in hostile actions where Turkish State will eventually appear on the break of a war, is punished with imprisonment from five years to ten years.
(2) If war is caused as result of this action, the offender is punished with life imprisonment.
(3) If deterioration of political relations with the foreign country is in question, or there is risk of reprisal against the Turkish Republic or Turkish citizens, the offender is punished with imprisonment from two years to eight years.
(4) If the political relations are ceased or attempt is made for reprisal, the offender is punished with imprisonment from three years to ten years.
(5) Commencement of prosecution for the offense mentioned in this article is subject to the consent of the Minister of Justice.
(6) Provisions of this article may not be applicable to the actions in the nature of self-defense where the part or whole of territorial land is occupied by a foreign country in physical war.
Destruction of military plants and treaties in favor of enemy’s military actions
ARTICLE 305-(1) Any persons who partially or entirely destroys land, sea and air transport vehicles, roads, facilities, warehouses and or other military plants belonging to or under the service of State armed forces, or damages the same as to be out of use even for a definite period, is punished with imprisonment from six months to twelve years.
(2) In case of commission of this offense;
a) To serve the interests of a country at the state of war with Turkey, or
b) To hinder war preparations of the State by risking power of the country to enter a fight,
The offender is punished with heavy life imprisonment.
(3) If the destruction or damage of the buildings, facilities or property listed in the first subsection is due to negligence of the person responsible from custody, protection or observation of the same or commission of the offense is occasioned for this reason, the negligent person is punished with imprisonment from one year to five years.
(4) Any person who reaches agreement with the foreigners in order to support the military actions of the enemy during war in such a way to give injury to Turkish State, or military actions of Turkish State, or executes acts creating same consequence, is punished with imprisonment from ten years to fifteen years.
(5) If the military actions of the enemy are physically facilitated, or Turkish State suffers injury during military action as a result of the offense defined in fourth subsection, the person executing such act is punished with heavy life imprisonment.
(6) Same punishment is imposed on the foreigner who makes deal with the person committing the offenses defined in fourth and fifth subsections.
(7) Similarly, the provisions of this article are applied in case of commission of the offenses mentioned in the above subsections in Turkey to give injury to the states in alliance with Turkish State by a treaty for war.
Physical and financial assistance to hostile country
ARTICLE 306-(1) Any citizen who gratuitously or non-gratuitously, directly or indirectly delivers property to a country in the state of war with Turkish Republic, which can be used against Turkish Republic, is punished with imprisonment from five years to fifteen years. This provision is applicable also to the foreigners residing in Turkey.
(2) The same punishment is imposed to a foreigner residing in Turkey or citizen who contributes to payments or shares the expenses madder in favor of the hostile company during war, or facilitates the transactions relating to these payments.
(3) Even if started before the war, any foreigner residing in Turkey or citizen of Turkish Republic who engages, directly or indirectly, in trading activity with the citizens of the hostile country or other persons living on the territory of the hostile country in such a way to give injury to the Turkish Republic or to have positive affect on war power of hostile country, is punished with imprisonment from two years to five years and also imposed punitive fine up to ten thousand days.
(4) Similarly, the provisions of this article are applied in case of commission of the offenses listed in the above subsections in favor of a country in alliance with the hostile country by a treaty for war.
FIFTEENTH SECTION
Offenses against Constitutional Order And Operation of Constitutional Rules
ARTICLE 307-(1) Those who attempt to abandon the rules stipulated by the Constitution of Turkish Republic, or try to bring constitutional order different than the one in force, or avoid implementation of the rules physically by use of force or threat, is punished with heavy life imprisonment.
(2) In case of commission of other offenses along with this offense, the offender is additionally punished according to the provisions relating to these offenses.
(3) Precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of the offenses defined in this article by corporation.
Assault or physical attack upon the President
ARTICLE 38-(1) Any person who attempts to assault the President is punished with heavy life imprisonment. Even the attempt is considered as completion of the offense and the offender is punished accordingly.
(2) The punishment determined for this offense is applied with an increase by one half if a person involves in other physical attacks upon the President.
Offenses against Legislative Organs
ARTICLE 309-(1) Any person who attempts to dissolve Turkish Grand National Assembly, or partially or entirely avoids performance of the legislative organs by using force or threat, is punished with heavy life imprisonment.
(2) Precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of the offenses defined in this article by corporation.
Offenses against Government
ARTICLE 310-(1) Any person who attempts to dissolve Government of Turkish Republic, or partially or entirely avoids its performance by using force or threat, is punished with heavy life imprisonment.
(2) Precautions specific to legal entities are imposed in case of commission of the offenses defined in this article by corporation.
Armed revolt against the Government of Turkish Republic
ARTICLE 311-(1) Any person who provokes the citizens to rise an armed revolt against Government of Turkish Republic, is punished with imprisonment from fifteen years to twenty years. If succeeded in rising of a revolt, the provoker is punished with imprisonment from twenty years to twenty-five years.
(2) Any person who commands an armed revolt against the Government of Turkish Republic is punished with heavy life imprisonment. Other persons who participate in the revolt are sentenced to imprisonment from six years to ten years.
(3) In case of commission of these offenses mentioned in the first and second subsection at the time of the war by taking advantage of the its negative affects on the State, the offender is punished with heavy life imprisonment.
(4) In case of commission of other offenses along with this offenses mentioned in the first and seconds subsection, the offender is additionally punished according to the provisions relating to these offenses.
Armed organized criminal groups
ARTICLE 312-(1) Any person(s) who forms organized criminal groups to commit the offenses listed in fourth and fifth sections of this chapter, and commands these groups, is punished with imprisonment from ten years to fifteen years.
(2) Those who enlist to the organized criminal group defined in the firs subsection is sentenced to imprisonment from five years to ten years.
(3) Other provisions relating to the offense committed by forming organized criminal groups are applied exactly the same for this offense.
Supply of arms
ARTICLE 313-(1) Any person who knowingly manufactures, purchases, transports, stores, or illegally transfers arms to the country for use in the activities of the organizations defined in the above articles, is punished with imprisonment fro ten years to fifteen-years.
Alliance for offense
ARTICLE 314-(1) If two or more persons make a deal to commit any one of the offenses listed in fourth and fifth sections of this chapter by using suitable means, the offenders are sentenced to imprisonment from three years up to twelve years, depending on the quality of offense.
(2) No punishment is imposed on the persons who break up the alliance b before commission of the offense or commencement of investigation.
Confiscation of Army Commanding Quarters
ARTICLE 315-(1) Any person who undertakes the command of a army quarter or fleet or a war ship, or air fighter-fleet or a fortress, or a fortified zone, or a military base or plant, or a port or city, although he is not legally authorized or assigned to carry out such duty by the State, is sentenced to life imprisonment.
(2) The same punishment is imposed on the officers who are assigned to undertake commanding duty by the State, or legally authorized to hold such office, but do not obey the orders given by the authorized to leave the quarters.
Discouraging people from enlisting in armed forces
Article 316- (1) Those who try to persuade or instigate people not to enlist armed forces or making propaganda with this intention , are punished with imprisonment from six months to two years.
(2) The punishment to be imposed is increased by one half in case of commission of this offense through press and broadcast organs.
Instigating soldiers to disobey orders
ARTICLE 317-(1) Those who persuade or provoke others serving in the army or undertaking duty for armed forces to act contrary to the laws or to break their oath or breach of military discipline or obligations arising out of this service, or praising or supporting such behavior before the soldiers breaching rules, discipline and breaking oath are punished with imprisonment from one year to three years.
(2) If this offense is committed before the public, the offender is sentenced to imprisonment from two years to five years.
(3) If this offense is committed at the time of the war, the punishment to be imposed is increased by one fold.
Enlistment in foreigner’s service
ARTICLE 318 - (1) Any person who recruits citizens to serve for a foreigner or foreign country or encourages them to enlist in a military service in a foreign country or attempts to arm these persons with weapons without permission of the Government is sentenced to imprisonment from three years to six years.
(2) The punishment to be imposed is increased by one third if there are soldiers or persons attained the military stage among those enlisted or armed in this manner.
(3) Any person who accepts the service mentioned in first subsection is punished with imprisonment from one year to three years.
Disobeying orders at the time of war
ARTICLE 319-(1) Any person who intentionally disobeys the orders or acts contrary to the decisions of the authorized bodies of the Government during war, is punished with imprisonment from one year to six years.
Obligations at the time of war
ARTICLE 32o- (1) Any person who fails to fulfill his obligations while undertaking public service to meet the requirements of the public or armed forces of the Government during war, or partially or entirely breaches obligations arising out of contracts concluded with an institution to meet public demand by performing a work or supply of needs, is punished with imprisonment from three years to ten years and also imposed punitive fine up to ten thousand days.
(2) If the breach of obligations, partially or entirely, is bound to negligence of that person, three fourths of the punishment may be abated.
(3) If the failure in fulfillment of obligations, partially or entirely, results from the negligence of the intermediary agents having contract relation with the principal obligator or their representative, then the same punishment is applied to these real persons or legal entities
(4) The above mentioned persons who execute fraudulent acts during fulfillment of obligations at the time of war, is sentenced to imprisonment from then years to fifteen years and also imposed punitive fine up to ten thousand days.
Spread of untrue rumors during war
ARTICLE 321-(1) Any person who makes untrue and exaggerated statements or spreads news for personal reasons in such a way to demoralize public causing anxiety and excitement during war time, also breaking resistance of the country against enemy, or executes acts that will cause injury of basic national interests, is sentenced to imprisonment from five years to ten years.
(2) If this offense is committed;
a) By propaganda
b) Against the armed forces
c) Based on a treaty with a foreign country
The punishment to be imposed is imprisonment from ten years to twenty years.
(3) If the offense is committed based on a treaty with the enemy, the offender is punished with life imprisonment.
(4) Any person who tries to devaluate the foreign currency during war by risking the resistance of the nation against the enemy, or adopts acts with the intention to have influence on valuable public papers, is punished with imprisonment from five years to ten years and also imposed punitive fine up to three thousand days.
(5) The punishment is increased by one half is the offenses mentioned in forth subsection is committed as a result of a treaty with the foreigner; if it is bound to a treaty with the enemy, then the punishment is increased by one fold.
Negligence in performance of a duty during Mobilization
ARTICLE 322- (1) Any public officer who neglects or delays performance of undertaken duty during mobilization is sentenced to imprisonment from six months to three years.
Acceptance of title and similar awards from enemy
ARTICLE 323-(1) A citizen who accepts an academic degree or honor, title, medal and other honorary ranks from a country at war with Turkey, or secures other benefits including any sort of pay, is punished with imprisonment from one year to three years.
Documents relating to Public Security
ARTICLE 324-(1) Any person who partially or entirely destroys documents and certificates relating to Public security or domestic and foreign political relations, or counterfeits the same, or illegally acquires or steals or uses these documents beyond its purpose, is punished with imprisonment from eight years to ten years.
(2) If the offense is committed during war, or puts the war preparations, or fighting power, or military movements of the Government in jeopardy, the offender is punished with life imprisonment.
Political or military spying
ARTICLE 325- (1) Any person who tries to get secret information, especially about the Public security or domestic and foreign political interest of the State with the intention of spying on political and military affairs, is sentenced to imprisonment from fifteen years to twenty years.
(2) In the offense is committed:
a) To serve the interest of a country at war with Turkey, or
b) During war by putting the war preparations of the Government, or fighting power, or military movements in jeopardy,
The offender is sentenced to heavy life imprisonment.
Disclosure of information relating to Public Security and political interests of the State
ARTICLE 326-(1) Any person who discloses secret information, especially about the Public security or domestic and foreign political interest of the State, is sentenced to imprisonment from five years to ten years.
(2) If the offense is committed during war time, or puts the war preparations, or fighting power, or military movements of the Government in jeopardy, the offender is punished with imprisonment from ten years to fifteen years.
(3) If the commission of offense is bound to negligence of the offender, offense by risking the war preparations, or fighting power, or military movements of Government, the offender is sentenced to heavy life imprisonment.
Disclosure of confidential information
ARTICLE 327-(1) Any person who discloses confidential, especially about the Public security or domestic and foreign political interest of the State with the intention of spying on political and military affairs, is sentenced to life imprisonment.
(2) If this offense is committed during war time, or puts the war preparations, or fighting power, or military movements of the Government in jeopardy, the offender is punished with heavy life imprisonment.
International spying
Article 328-(1) Any citizen who gets information which is to be kept secret from the view point of national security, or domestic or foreign political relations of a foreign country to serve the interests of another foreign country with the intention of spying on political and military affairs, is punished with imprisonment from one years to three years. Any foreigner who illegally gets confidential information in Turkey is subject to same punishment.
Trespass upon Military Zones
ARTICLE 329- (1) Any person who secretly or by deceptions trespasses upon a land of which entry is restricted by the Government for military purposes, is punished with imprisonment from two years to five years.
(2) In case of commission of this offense during war time, the offender is sentenced to imprisonment from three years to eight years.
Exploitation of Governmental secrets and Disloyalty in Government services
ARTICLE 330-(1) Any person who uses scientific explorations, new discoveries or industrial innovations that are known to him by virtue of office, for his or other’s benefit although such information is required to be kept confidential for Public security, is punished with imprisonment from five years to ten years and also imposed punitive fine up to three thousand days.
(2) If the offense is committed to serve the interest of a country at war with Turkey, or puts the war preparations, or fighting power, or military movements of the Government in jeopardy, the offender is sentenced to life imprisonment
(3) If a person who is assigned to an official duty in a foreign country by the Turkish State fails to perform this duty faithfully, or causes injury to the country by such disloyalty, is punished with imprisonment from five years to ten years.
(4) Those who become aware of the offenses defined in this article before they are being committed, but fail to notify the authorities in time, are punished with imprisonment from six months to two years even if the offense is not completed.
Access to restricted information
ARTICLE 331- (1) Any person who gets secret information of which the disclosure is restricted pursuant to the laws and regulations of the competent authorities, is punished with imprisonment from one year to three years.
(2) If this offense puts the war preparations, or fighting power, or military movements of the Government in jeopardy, the offender is sentenced to imprisonment from five years to ten years.
Access to restricted information for spying purposes
Article 332-(1) Any person who gets secret information of which disclosure is restricted pursuant to the laws and regulations of the legislative authorities due to confidentiality, with the purpose of spying on political and military affairs, is punished with imprisonment from eight years to ten years.
(2) If the offense is committed to serve the interest of a country at war with Turkey, or puts the war activities, or fighting power or military movements of the Government in jeopardy, the offender is sentenced to heavy life imprisonment.
Disclosure of restricted information
ARTICLE 333- (1) Any person who publicizes information of which disclosure is restricted pursuant to the laws and regulations of the legislative authorities due to confidentiality , is punished with imprisonment from three years to five years.
(2) If the offense is bound to negligence of the offender, the offender is punished with imprisonment from six month to two years in the event mentioned in first subsection: As for the case mentioned in the second subsection, punishment of imprisonment from three years to eight years is to be imposed on the offender.
Disclosure of restricted information for political or military spying purposes
Article 334-(1) Any person who publicizes information of which disclosure is restricted pursuant to the laws and regulations of the legislative authorities due to confidentiality, with the purpose of spying on political and military affairs, is punished with imprisonment from ten years to fifteen years.
(2) If the offense is committed during war time, or puts the war activities, or fighting power or military movements of the Government in jeopardy, the offender is sentenced to heavy life imprisonment.
Offense of Spying committed by negligence
ARTICLE 335- (1) If the commission of the offenses defined in this section is occasioned from failure of the concerned persons to take proper care and precautions, or results from acts facilitating commission of the offense, the negligent is punished with imprisonment from six months to three years.
(2) If the offense is committed during war time, or puts the war activities, or fighting power or military movements of the Government in jeopardy, the offender acting in negligence is sentenced to imprisonment from three years to eight years.
Holding documents relating to Public security
ARTICLE 336-(1) Any person who keeps information of which disclosure is restricted pursuant to the laws and regulations of the legislative authorities due to confidentiality, or is caught with documents containing such information where no acceptable reason could be shown for such hold, is punished with imprisonment from one year to five years.
(2) If the offense is committed during war time, the offender is punished with imprisonment from three years to eight years.
SIXTEENTH SECTION
Offenses Against the Relations With Foreign Countries
Offenses against the President of a foreign country
ARTICLE 337-(1) Punishment to be imposed on a person committing an offense against President of a foreign country is increased by one eighth. In case the offense requires punishment of life imprisonment, the offender is sentenced to heavy life imprisonment.
(2) If the felony creates the consequences of an offense of which investigation or prosecution is bound to complaint, the complaint of the foreign country is sought for commencement of investigation and prosecution.
Aspersion against the flag of a foreign country
ARTICLE 338-(1) Any person who publicly humiliates the officially flown flag of a foreign country or other signs of sovereignty, is punished with imprisonment from three months to one year.
(2) Commencement of investigation and prosecution for this offense is bound to complaint of that country.
Offences against the representative of foreign countries
ARTICLE 339-(1) The persons committing offense against the temporary or permanent representatives of foreign countries in Turkey, or the foreign personnel with diplomatic immunity, or agencies of international institutions subject to certain exceptions, are punished according to the provisions of this Law relating to the offenses committed against the public officers.
(2) If the offense committed is in the nature aspiration or insult, commencement of investigation and prosecution is bound to complaint of the aggrieved party.
Reciprocity condition
ARTICLE 340- (1) Application of the provisions stated in this section is based on reciprocity condition.
SEVENTEENTH SECTION
Final Provisions
Effectiveness
ARTICLE 341- (1) a) Article 184 of this Law under the heading “Pollution caused by the construction” comes into force on the date of publication,
b) First subsection of Article 181 under the heading “Intentional pollution of environment” and first subsection of Article 182 under the heading “Pollution of environment by negligence” comes into force after two years as of the date of publications,
c) Other provisions come into force on 1 April 2005.
Enforcement
ARTICLE 342-(1) Provisions of this Law are enforced by the Ministers’ Council.